Hunt: Showdown İnceleme

Hunt: Showdown İnceleme

Potansiyeli yüksek.

Crysis serisinin geliştiricisi Crytek firması, 22 Şubat 2018 tarihinde, Hunt: Showdown adlı aksiyon oyununu Steam üzerinden erken erişime açtı. Hayatta kalma, PvE, avcılık, zombi temalarını içeren oyun 69 liradan satışa sunuldu.  Oyunun yaklaşık 1 sene boyunca erken erişimde kalması planlanıyor. Kağıt üzerinde oyunculara, korkutucu ve karanlık bir atmosferde, hem hayatta kalma heyecanı hem de canavar avlama mekaniklerini  vadeden Hunt Showdown, gerçekte bunun ne kadarını oyuncularına sunuyor? Gelin yaptığımız inceleme ile bunlara bir göz atalım.

Hunt Showdown

Simsiyah gecenin koynundayım, yapayalnız.

Oyunu açtıktan sonra, klasik birer Crytek ve CryEngine logolarını gördükten sonra ana menüye geliyoruz. Herhangi bir açılış videosu yok. Bizi ana menüde, Soy, Avcılar, Mağaza ve Kütüphane sekmeleri karşılıyor. Bu sekmelerin dışında, ayarlar, oyun, geri bildirim ve videolu öğretim kısımları bulunuyor. Soy sekmesi, sizin istatiklerinizi, rütbenizi ve bir sonraki rütbede hangi eşyanın kilidini açabildiğinizi gördüğünüz bölüm. Bu istatistiklerin arasında neler var? Ölüm ve öldürme sayınız, öldürdüğünüz canavarların, avcıların sayıları ve benzeri rakamlar var. Her oyunun sonunda belli bir tecrübe puanı kazanıyorsunuz ve bu puanlar sayesinde rütbeniz artıyor. Rütbenizin artması ile birlikte, farklı eşyaları satın alabilir hale geliyorsunuz.

Avcılar sekmesi ne ola ki? Bu kısımda, kiralayabildiğimiz avcıları görüyoruz. Evet, yanlış okumadınız: Kiralayabildiğimiz. Avcıları oyun içi paramızla kiralıyoruz. Oyunları bu kiraladığımız avcı ile oynuyoruz. Fakat eğer oyun içinde ölürseniz, yeni bir avcı kiralamanız gerek. Avcıların birbirinden farklı özellikleri var ve kiralama değerleri de farklı. Kimisi birincil silah olarak pompalı tüfek kullanırken, kimisi orta mesafede daha kuvvetli olan bir silah kullanıyor. Fakat kiraladığınız avcının kullandığı ekipmanları, mağazadan satın aldığınız eşyalar ile değiştirebiliyorsunuz ve özelliklerini yükseltebiliyorsunuz.

Size kötü bir haberim var. Eğer mağazadan aldığınız ekipmanları kullandığınız avcınız ile ölürseniz, satın aldığınız eşyalarda da avcınız ile birlikte mezarın yolunu tutuyor. Olur da ölmezseniz, oyun sonu avcınız da tecrübe puanı kazanıyor ve seviye atlıyor. Mağaza sekmesi ise adı üstünde satın alma işlemlerimizi yaptığımız kısım. Satın alma dediysem, aklınıza gerçek para ödeyerek kazanma tarzı bir sistem gelmesin. Oynadığımız oyunlarda kazandığımız oyun içi para ile silah, dinamit,  ilk yardım kiti gibi eşyalar alabiliyoruz. Oyunda, gerçek para ile alabildiğiniz hiçbir şey yok.

Kütüphane sekmesinde şu anlık 4 adet farklı kitap bulunuyor. Bunların içinde, oyunun yapımcılarının yazdığı bir kitap ve lisans sözleşmesi bulunuyor. Yani oyuna etki eden bir kısım değil. Gelelim ayarlara. Bu kısımdan oyun, ses, grafik ve tuş atama ayarlarını yapabiliyoruz. Grafik ayarlama kısmı çok teferruatlı değil şu anlık. Her şeyi tek tek ayarlayamıyorsunuz. Gerçi ayarlasanız bile, bunun oyuna yansıdığı konusunda şüphelerim var.

Hunt: Showdown, erken erişim incelemesi

Zombi kardeşim seninle bir alıp veremediğim yok. Çekil önümden.

Oyuna girip şöyle bir sekmeleri dolaştım. Ne işe yaradıklarını anladıktan sonra ayarlar kısmına girdim. Grafik ayarlarında, oyun kendini otomatik olarak yüksek özelliklere ayarlamıştı, ben de bir değişiklik yapmadım ve oyna tuşuna bastım. Oyna tuşundan sonra, eğer bir avcı kiralamadıysanız, sizden bir avcı kiralamanızı istiyor. Avcınızı kiraladıktan sonra gelen ekranda, istediğimiz bir kontratı ve oynamak istediğimiz sunucuyu seçiyoruz. Oyunda şu an, hedefin farklı olduğu sadece 2 kontrat var. Birinde hedefimiz dev bir örümcek iken, diğerinde korkutucu bir kasap canavar. Bunlar gece ve gündüz olarak da ayrıldıktan sonra toplam da 4 adet farklı kontrat seçebilme şansımız var.

Oyunda şu anda sadece tek bir harita bulunuyor. Yani her kontrat aynı harita üzerinde oynanıyor. Her oyunda en fazla 2 kişiden oluşan maksimum 5 takım bulunuyor. Dilerseniz oyun içinden rastgele biriyle takım arkadaşı olabilir yada tek başınıza da oyuna dahil olabilirsiniz. Ben kesinlikle tanıdığınız bir arkadaşınızla oynamanızı öneririm. Öncelikle şunu da belirteyim. Oyundaki asıl hedefimiz, ipuçlarını kullanarak ana yaratığı bulmak, onu öldürmek ve diğer avcılara yem olmadan sağ salim çıkışa gitmek. Hedefimizi de söylediğimize göre oyunun içine geçebiliriz.

Arkadaşımı odaya davet edip, kontratımı seçtikten sonra, ilk olarak gündüz olan kontratlardan birini seçtim tabii, oyna butonuna bastım ve yükleme ekranına geçtim. Ben yükleme ekranına geçtim de, yükleme ekranı benden geçemedi sanırım. Maalesef yükleme ekranları biraz uzun. Hatta bir ara bilgisayarım dondu sandım. Uzun sayılan bir bekleyişten sonra nihayet oyuna girebildim. Oyun sizi haritanın rastgele bir yerinde başlatıyor. İlk izlenim olarak oyunun görüntülerinin hoşuma gittiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Ağaç çizimleri, silahların görünümü, yaratıklar yani kısaca çevre güzel görünüyor.

Hunt: Showdown oyununun atmosferi, oyundaki en iyi şey olabilir. Özellikle sesler konusunda gerçekten başarılı bir iş çıkarmış Crytek ekibi. Kutluyorum. Gündüz oynadığınız zaman, terk edilmiş bir şehirde, lanetlenmiş yaratıklarla iç içe olduğunuz hissini gerçekten hissediyorsunuz. Her zaman diken üstündesiniz. Eğer kontratı oyun içinde gece yaparsanız, paranoyaya bağlamanız olası. Karanlık ortam, zombilerin, uçan kargaların, kümesteki tavukların, üstünde bastığınız cam kırıklarının, sallanan zincirlerin ve diğer avcıların silah sesleri, sizi gerçekten korkutuyor. Crytek, atmosfer konusunda vaat ettiğini gerçekten oyuna yansıtmış. Tebrik ederim.

Hunt: Showdown, erken erişim incelemesi

Umut tehlikeli bir şeydir, umut bir insanı delirtebilir.

Kendi kendime, Hunt Showdown görüntülerinin ve atmosferin hoş olduğunu söylerken, gözlerimi korkarak FPS değerlerime çevirdim. Neredeyse her erken erişimdeki oyun gibi, Hunt: Showdown oyunu da beni şaşırtmadı. Oyunda büyük bir optimizasyon sorunu var. Gerçekten bu kadar olacağını beklemiyordum. Oyunu en düşük grafiklere çekmeme ve bütün grafik özelliklerini kapatmama rağmen bile sorun devam ediyor. En yüksek ayarlar ile en düşük ayarlar arasında 4-5 FPS belki fark ediyordur. Oyunu, önerilen sistem gereksinimlerinin bir tık üstünde ekipmanlara sahip bir sistemde oynadığımı belirteyim. Buna rağmen, oyunun içinde sabit olarak 60 FPS aldığım 10 saniye yoktur.

FPS değerleri sürekli oynuyor. Genelde 40-60 arası gidip geldi. Nadiren de olsa anlık  60 FPS‘in üzerine çıktığı bir kaç an oldu o kadar. Bu optimizasyon sorunu ve sabit FPS alamama durumu doğal olarak oyunun akışkanlığını da bozuyor. Doğası gereği zaten çok hızlı bir oyun olmadığından, bu durum biraz canınızı sıkabilir. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, çok çok iyi bir sisteminiz yoksa, oyunu şu an satın almayın. Gelecek güncellemeleri bekleyin ve oyunun geldiği noktayı takip edin.

Oyundaki FPS problemini kabullendikten sonra oyuna devam ettim. Söylediğim gibi, oyunda ipuçlarını kullanarak ana canavara ulaşmaya çalışıyoruz. Peki bu ipuçlarını nasıl buluyoruz? Oyunda E tuşuna basılı tuttuğunuzda etraf kararıyor sanki başka bir forma geçer gibi. Etraf karardıktan sonra, ipuçlarının bulunduğu yerler mavi baloncuklarla belli oluyor ve ona göre rotanızı belirliyorsunuz. İpuçlarını bulmak mekanik olarak gayet kolay. Herhangi bir zorluğu yok ama bence bu durumu biraz zorlaştırmaları gerek.

Yolunuzun her yerinde neredeyse zombiler ve farklı yaratıklar var. Bu yüzden oyunda çok hızlı hareket etmemek gerekiyor çünkü yaratıkların nereden çıkacağı belli olmuyor. Bazen yerde yatarken bir anda size doğru yürümeye başlayabiliyor. Elimizde silah yok mu gelen yaratığı vururuz, diye düşünüyorsanız, yanlış düşünüyorsunuz. Oyunda merminiz oldukça kısıtlı. Her gördüğünüz yaratığı silahla öldürmeye kalkarsanız, baya bir mermi sıkıntısı çekiyorsunuz. Bunun yanı sıra, ateş ettiğiniz zaman çıkardığınız ses haritanın büyük bölümünde  yankı şeklinde duyuluyor ki bu da diğer avcıların, yerinizi tespit etmesine neden oluyor.

Hunt: Showdown, erken erişim incelemesi

Kurşunun kilosu 30 lira.

Mermi, can yenileme gibi ihtiyaçlarımızı, harita üzerinde bulunan yerleşkelerdeki evleri, odaları araştırarak karşılayabilme şansımız var. Şansımız var diyorum çünkü, her zaman sizin ihtiyaç duyduğunuz mermi türünü bulamıyoruz yada bulsanız bile çok az bir miktarda buluyoruz ki bu da işimizi pek görmüyor. Oyun içindeki nişan alma mekaniği biraz farklı. Eğer elinizde silah varken, sadece farenizin sol tuşuna basarsanız, silahı yakın dövüş olarak kullanıyor. Yani silahın dipçiğiyle yaratıkların kafalarını yarabiliyorsunuz.

Farenin sol tuşuna ne kadar basılı tutarsanız da yaptığınız saldırı o kadar güçlü oluyor fakat bu, daha fazla dayanıklılığın gitmesine neden oluyor. Yalnız bu noktada bunu belirtmem gerek, oyundaki yakın dövüşlerde bir gecikme problemi var. Yaptığınız animasyonun oyuna geç işlediğini rahatlıkla fark edebiliyorsunuz. Gerçi bu sorunun, oyuna çok büyük bir etki ettiğini görmedim ama yine de bu durumun çözülmesi gerek.

Oyundaki vuruş hissiyatı da bana biraz zayıf geldi. Özellikle de avcıların birbirleriyle yaptığı mücadelelerde. Ateş ettiğiniz zaman hedefe isabet ettirirseniz, nişangahta bir simge çıkıyor. Eğer bu simge çıkmıyor olsa, büyük ihtimalle rakibimi vurup vurmadığımı anlayamazdım. Yakın mesafede, hedefi tutturduğunuz zaman çıkan kanı görebiliyorsunuz fakat orta ve uzak mesafelerde bu mümkün değil. Oyunda, başka bir avcıyı öldürdüğünüz zaman size hiçbir şekilde bir bildirim gelmiyor. Benim açımdan bu bir eksiklik.

Eğer ateş ettiğiniz avcının öldüğünü görmezseniz, ölüp ölmediğini anlayamıyorsunuz. Aynı şekilde, oyunda kaç avcının canlı olarak kaldığını gösteren de bir özellik yok. Bu durum biraz handikap yaratıyor. Çünkü, oyundaki diğer avcılar hakkında bir bilgiye sahip olmadığınız için, gönül rahatlığı ile ana yaratığı avlamaya gidemiyorsunuz. Oyundaki diğer avcıları öldürmenin, size oyun sonunda tecrübe puanından başka bir getirisi yok. Ölen avcıların üstünden, mermi, ilk yardım kiti, dinamit gibi eşyaları alamıyoruz. Kendini hayatta kalma oyunu olarak da adlandıran bir yapım için, bu büyük bir eksiklik.

Hunt: Showdown, erken erişim incelemesi

Kurduğun tuzağı hayvan fark etmeyecek.

İpuçlarını buldukça, haritada aramanız gereken yerler daralıyor. 3 ipucunu da bulduktan sonra, ana yaratığın yeri haritada belli oluyor. İşte burada izleyeceğiniz taktik tamamen size bırakılmış durumda. İsterseniz, ana yaratığın bulunduğu yere gidip, diğer avcıların gelmesini bekleyip, onları avladıktan sonra rahat rahat ana canavarla savaşmaya başlayabilirsiniz. Yada direk ana yaratıkla savaşmaya başlayıp, onu öldürdükten sonra çıkışa gitmeye çalışabilirsiniz. Herhangi bir takım, ana yaratıkla savaşmaya başlarsa, diğer takımlar bunun haberini alıyor ve haritada savaşmaya başlayan takımın yerini görebiliyor. Bu da, ana yaratıkla savaşmaya başlayan takım için büyük bir dezavantaj.

Oyuncular genelde beklemeyi, tuzak kurmayı tercih ediyor. Ben genelde hızlı oynamayı ve savaşa girmeyi seven bir oyuncu olduğum için, ilk oyunlarımda yem oldum diyebilirim. Girdiğim bir oyunda, ana yaratığın bulunduğu yere gittikten sonra, oturdum çalılara diğer oyuncuların gelmesini bekledim. 10 dakikalık bir beklemenin ardından fark ettim ki, oyunda benden başka avcı kalmamış. Bunu fark ettikten sonra, ana yaratığı öldürmeye gittim. Zorlu bir mücadelenin ardından yaratığı alt etmeyi başardım fakat sunucu hata verdi(atma Ziya!). Bu da böyle bir anımdı, ders çıkarmak isteyen çıkarabilir.

Ana yaratıkları öldürmek çok kolay değil. Hele yalnızsanız gerçekten çok uğraştırıyor. Çok dikkatli olmanız gerek çünkü bir anlık dikkatsizlik ölümünüze neden olabilir. Bu da oyun içinde uğraştığınız her şeyin boşa gitmesine, avcınızın ölmesine ve eşyalarınızı kaybetmenize neden olabilir. Bunları söyleyince iki defa düşündünüz değil mi? Ben düşünmedim. Çünkü sonunu düşünen kahraman olamaz.

Olur da ana yaratığı öldürürseniz, oyun bununla sona ermiyor. Yaratığı öldürdükten sonra, ruhunun bedenden belli bir süre çıkmasını bekliyorsunuz. Daha sonra ana yaratığın kalıntılarını alıp, harita üzerinde bulunan çıkışlardan birine ulaşmanız gerekiyor. Tabii bunların hepsini yaparken, diğer avcılar tarafından avlanma ihtimaliniz çok yüksek. O yüzden sürekli dikkatli hareket etmelisiniz. Oyun bittikten sonra, oyun içinde yaptıklarınıza göre tecrübe puanı ve oyun içi para kazanıyorsunuz. Bu puanlar hem sizin hem de ölmediyseniz avcınızın seviye atlamasını sağlıyor.

Hunt: Showdown, erken erişim incelemesi

Şimdi ben buraya neden çıktım, niçin çıktım, nasıl çıktım?

Hunt: Showdown, oyun içi bazı problemlere sahip. Bunların yanına bir de sunucu problemleri ekleniyor. Oyun içinde bazen uzun süreli donmalar yaşanıyor. Nedenini bilmiyorum. Bu donmalar bazen geçse de bazen oyunu kapatıp tekrar açmanız gerekiyor. Tabii oyundan çıkış yaptığınız zaman tekrar aynı oyuna giriş yapamıyorsunuz. Bu donmaları hiç yaşamayan arkadaşlarım da var fakat aynı şekilde yaşayan arkadaşlarım da mevcut. Bu yüzden sabit bir durum söz konusu değil.

Bir kaç defa oyun içinde sunucu hatası da yaşadım ve oyundan bağlantım koptu. Hatta bir tanesi, ana yaratığın kalıntısını toplarken başıma geldi. Her oyun sonunda, takımınıza davet ettiğiniz kişiyi takımdan düşüren ve tekrar davet etmenizi gerektiren bir sorun da var. Bu sorun 2.gün başıma geldi sadece, daha sonra çözdüler mi bilemiyorum. Oyunun gidişatına etki eden bir problem değil tabi ki bu fakat yine de söylemem gerek.

Bunların dışında, geçilmeyen yerlerden, duvarlardan geçtiğim bir kaç an da olmadı değil. Oyunda ara sıra da gecikme problemi yaşanıyor. Dediğim gibi bu problemler sabit problemler değil. Arada sırada başıma geldi. Oyunda öldüğünüz zaman takım arkadaşınız sizi tekrar canlandırabiliyor. Bunun için herhangi bir zaman sınırlaması yok. Bu güzel bir şey. Fakat öldüğünüz zaman hiçbir şekilde kamerayı oynatamıyorsunuz. Yani arkadaşınızın verdiği mücadeleyi izleyemiyorsunuz. Bu durum aslında gerçekçi fakat insan beklerken sıkılıyor.

Silahların bir stabilite sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. Hedef konusundaki problem çok büyük olmasa da, hasar konusunda bir problem var ortada. Karşınızdaki avcı, sizi bazen 1 mermi ile öldürebilirken bazen 3 mermiye çıkıyor bu durum. Kullanılan silahların farklılığını göz önüne alarak söylüyorum bunu tabii ki. Oyundaki eşleştirme sisteminin nasıl çalıştığını bilmiyorum. Umarım karma bir sistem yoktur. Çünkü seviyesi yüksek bir oyuncunun kullandığı silahlar ile, yeni başlayan bir oyuncunun kullandığı silahlar bir değil.

Hunt: Showdown, erken erişim incelemesi

Neden bu puanı verdim?

Hunt Showdown, hali hazırla bulunun oyun mekaniklerini bünyesinde toplayıp karma yapan, ortaya yeni bir şey koymaya çalışan bir oyun aslında. Ne piyasada bulunan diğer hayatta kalma oyunları gibi herkesi öldürmeyi hedefliyor, ne de diğer zombi oyunları gibi yaratık katliamı yapmanıza izin veriyor. Oyun içinde oyuncuları bir şeye zorlamıyor. Oyuncuların, kendi taktiklerini oluşturmasına izin veriyor ki bu da gayet takdir edilesi bir durum.

Fakat oyunun büyük bir optimizasyon sorunu var. Gerçekten oyundan alacağınız keyfi gözle görülür bir şekilde azaltıyor. Hiç bir tereddüt yaşamadan söyleyebilirim ki, üst düzey bir bilgisayar sistemine sahip olmayanların, oyunu şu an satın almasını önermiyorum. Oyuna, kapalı alfa döneminde de, oyunun kalitesini ve stabilitesini arttıran bir çok güncelleme gelmişti. Erken erişim döneminde de oyunu geliştirecek bir çok güncellemenin geleceğine eminim. Benim önerim, iyi bir sisteme sahip olmayan oyuncular, gelecek olan güncellemeleri iyi takip etsin ve kararını bunlara göre versin.

Hunt: Showdown, dediğim gibi, bir çok mekaniği bünyesinde bulunduruyor. Fakat hepsinde eksikleri var. Öldürdüğünüz avcıların üzerindeki eşyaları alamamanız yada diğer avcıları öldürmenizin, size büyük bir getirisinin olmaması, oyunun hayatta kalma mekaniğini biraz zayıflatıyor. Oyunda bulunan görevlerin, çeşitliliği de şu anda kısıtlı durumda. Hunt Showdown oyununda, oyun içi problemler ve sunucu problemleri de bulunuyor. Bu problemlerin gün geçtikçe düzeleceğine inanıyorum, inanmak istiyorum. Fakat şu anda durum bu şekildeyken, oyunun 69 lirayı hak ettiğini düşünmüyorum. Keşke oyunu piyasaya biraz daha geç sürselerdi.

Oyunun atmosferi gerçekten çok güzel. Geliştirici firmanın hedeflediği, karanlık, korkutucu, tüyleri diken diken eden ortam, gerçekten oyuna yansıtılmış. Sesler üzerindeki başarılarını bir kez daha kutluyorum. Bunun yanı sıra, oyundaki seviye atlama sistemini de mantıklı buldum. Oyunda bulunan ekipmanların farklılığı, bazı ekipmanları açmak için seviye atlama ihtiyacı gibi mekanikler oyuna genişlik katmış. Kiraladığınız avcının ekipmanlarını, istediğiniz gibi değiştirebilmeniz de, oyuncuya bir özgürlük tanıyorHunt Showdown, her ne kadar erken erişimde de olsa, içinde barındırdığı problemleri göz ardı edemem. Bu yüzden oyuna şimdilik. 6 puan veriyorum.

[inceleme]


Hunt Showdown
Hunt: Showdown İnceleme Haberler


Yorumlar (2)

Bir Cevap Yazın

  1. uğur dedi ki:

    güzel detaylı inceleme yazısı olmuş eline sağlık

  2. tanerikp dedi ki:

    elinize sağlık