Video oyunları ile hatıra defteri: Alper ile ilk siftah (Bölüm 2)

Video oyunları ile hatıra defteri: Alper ile ilk siftah (Bölüm 2)

Peki, sizler bu hafta içi neler oynadınız? Hafta sonu neler oynamayı planlıyorsunuz? Yorumlarınızı mutlaka bekliyoruz.

Leadergamer ekibinin en büyük parçası olan Kaan, zaten geçtiğimiz hafta bu yazı serisini tanıtmıştı. Hatırlamayanlar için, bu yazılarımızda sizlerle son 2 hafta içerisinde oynamış olduğumuz video oyunları ile ilgili anılarımızı ve fikirlerimizi paylaşacak, ardından da aynısını sizden bekleyeceğiz. Sıra sıra mevzusu yani. Biz, böyle uzun uzun neler yapıp ettiğimizi anlattıktan sonra, sizlerin de anılarını yorumlarda görmek istiyoruz. İşte. 2 oyuncu yan yana gelince, oyunlar hakkında ne konuşuyorsa, o tarz bir şey işte. Sadece, yazı serisinin adı video oyunları ile hatıra defteri işte. Daha uygun bir şey bulamadık, ne yapalım?

Video oyunları ile hatıra defteri: Alper ile ilk siftah (Bölüm 2)

Video oyunları ile hatıra defteri: Alper ile ilk siftah

Şimdi, bu yazıda son 2 haftadan bahsedeceğim. Neler yaptım, neler oynadım vesaire. 2 hafta öncesini düşününce de, aklıma ilk önce indirim geliyor. Yılbaşı indirimleri vardı ya hani? Hah! Ondan bahsediyorum işte. Her ne kadar çok aşırı faydalanamamış olsam da, birkaç bir şey alarak kendime küçük sürprizler yapmış olduğum bir indirimdi. Ayakkabı veya tatlı kıyafetler alınca morali düzelen kızların, erkek ve oyunlu sürümü gibi düşünebilirsiniz yani beni.

Bu indirimler esnasında bayağı bir şey almışım, listeye bakınca fark ettim. Steam‘deki hesap detaylarında gözüküyor. İlk önce, Watch_Dogs 2 Gold Edition, Dark Souls III Deluxe Edition, Age of Mythology EX plus Tale of the Dragon ve Plague Inc: Evolved‘a el atmışım. %80-%90 civarı indirimler varken, bunları bırakıp da %50‘li olanlara önce saldırmış olmam da ilginç tabii. O an ne yaşıyordum acaba? Herhalde büyük parçaları önce devirmek falan istedim, başka açıklaması olamaz. Video oyunları ile hatıra defteri serisindeki ilk yazımda paylaşmış olduğum ilk anım, resmen cüzdan düşmanı çıktı.

Video oyunları ile hatıra defteri: Alper ile ilk siftah (Bölüm 2)

Aslında, bayağı da bir şey almışım.

Neyse ki, birkaç gün sonra aldığım oyunlar daha insaflı. Listenin başında Sherlock Holmes: The Devil’s Daughter yer alıyor. Hemen ardından da, Caravan ve Yet Another Zombie Defense HD takip ediyor satın alma geçmişimde. Crysis Maximum Edition Bundle, Pathologic Classic HD de hemen peşinden geliyor. Pandemonium‘u görüyorum listenin devamında. Muhtemelen, 1 TL veya daha ucuz bir fiyata bulmuşken, tamamen saygıdan satın almış olduğum bir oyun. Zira, Pandemonium denildiğinde, kalın kasa ilk PlayStation konsolu ile ilgili olan anılarım gözümün önüne geliyor.

Submerged ve bütün içerikleri ile Cossacks 3 de, yine aynı liste içerisinde bulunuyor. O kadar oyun olmasına rağmen, ilk seferde aldığım oyunların 3’te 1 civarında fiyata gelmiş sadece. En son da, ne zamandır oynamak istediğim bir oyun olan World of Final Fantasy ile almış olduğum oyunlar var. İndirime girmemesi üzdü tabii, fakat daha fazla dayanamadığım için de, yürek yiyerek tam fiyatını ödedim. Yanında ise Astroneer ve bütün içerikleri ile Darkest Dungeon‘ı aldım.

Video oyunları ile hatıra defteri: Alper ile ilk siftah (Bölüm 2)

Sadece indirimlerden mi bahsedeceğim sandınız?

Video oyunları ile hatıra defteri yazı serisinde, sadece satın almış olduğum oyunlardan bahsetmeyeceğim elbette. Bir de, bu oyunları oynama kısmı var. Zaten asıl derin olan kısım orası. Buraya kadar sıktıysam, bundan sonrasını düşünemiyorum yani. İndirimler esnasında almış olduğum oyunlar arasından Watch_Dogs 2, Dark Souls III, World of Final Fantasy, Plague Inc: Evolved ve Astroneer, PC üzerinde oynadığım oyunlar arasında yer alıyor.

Zaten, bilgisayarımda hiç kapanmayan bir Black Desert Online bulunuyor. Ben, cidden bir MMORPG oyununun bende bağımlılık yapacağını hiç düşünmemiştim. Sonuçta, Elder Scrolls Online bile bağımlılık yapmadı bir türlü bende. Zaten kara borsacı falan geldi bir de Black Desert Online‘a, enerjiyi harcamaya kıyamıyorum onun yüzünden. Ninja çıktı, ninjayı 56 yaptım. Kunoichi çıktı, onu 55’e dayadım. Zaten, hemen ninjadaki eşyalarımı depo aracılığıyla kunoichiye aktardım, rahat rahat seviye kastım hep. Oyunda zaten bu aralar yaşam becerilerine abanıyorum. İlginç bir şekilde çok zevkli geliyor. Kimyaya sardım hatta. Ot toplayıp garip garip şeyler yapıyorum.

Video oyunları ile hatıra defteri: Alper ile ilk siftah (Bölüm 2)

Hadi, bir itirafta bulunayım.

Watch_Dogs 2, her ne kadar çıkışı üzerinden uzun süre geçmiş olsa da, bir türlü oynama fırsatı bulamadığım bir yapımdı. İşin ilginç kısmı, her ne kadar topluluk tarafından beklentiyi karşılayamadığından dolayı sevilmemiş olsa da, ben Watch_Dogs‘u çok sevmiştim. O yüzden de, serinin 2. oyunu için bayağı sabırsızlanıyordum. Gider ayak, video oyunları ile hatıra defteri yazısında da itirafta bulunmuş oldum, geçmiş olsun. Kafama yumurta, domates vesaire atacaksanız, bir poşete falan koyun da, menemen falan yapıp bana bana yiyelim. Sanırım, karnım acıktı. Çok alakasız yerlere gidiyor bu paragraf…

Dark Souls III ise, yine oynamak istediğim oyunlar arasındaydı. Çok pahalıydı be, bir türlü alıp oynayamamıştım. Ne yapayım yani? Fakat, beni asıl saran yapım World of Final Fantasy oldu. Çok şirindi be. Pokémon‘un Final Fantasy‘lisi işte. Serinin büyük bir hayranı olduğumu söyleyemem, ama cidden oynarken bayağı bir zevk aldım. İşler güçlerden ve Black Desert Online‘dan kafamı kaldırmayı becerebilirsem eğer, kesinlikle oynamak istiyorum. İçimde bir dürtü gibi oldu oyun resmen. Nereden geldiğini bilmediğim sesler, “Hadi, aç da oynayalım ya.” falan diyor. Sürekli dürtüyor beni içten içten.

Video oyunları ile hatıra defteri: Alper ile ilk siftah (Bölüm 2)

Aman dikkat, bu oyunlar bağımlılık yapıyor.

Konsollar üzerinde oynadığım oyunlar da var tabii. Bu aralar, deli gibi Super Mario Odyssey ve Xenoblade Chronicles 2‘ye sardım ya. Xenoblade Chronicles 2, resmen uzun süredir arayıp da bulamadığım RPG oyunu açlığımı bastırıyor. Oynanış mekanikleri olarak zaten muhteşem olan oyun, ciddi anlamda muhteşem görünen evreni ile de beni benden almayı başarıyor. Yapacak o kadar çok şey oluyor ki, nasıl anlatayım bilmiyorum. Hani, RPG oyunlarında grind diye adlandırdıkları kasılma mevzusu var ya? Normalde inanılmaz derecede sıkıcı geliyor bana. Fakat, garip bir şekilde Xenoblade Chronicles 2 oynarken, bir şeyler beri grind yapmaya itiyor.

Super Mario Odyssey, açıkçası beklemediğim bir gol oldu benim için. Normalde bir Super Mario serisi oyunu bitirdikten sonra, %100 için kesinlikle zorlamam. Çünkü, yapılabilecek şeyler genelde eskisinin aynısı olduğundan, hep sıkıcı gelmiştir. Fakat, Super Mario Odyssey oynarken, asıl zevki oyunu bitirdikten sonra almaya başladım. Uzun uzun şapka fırlatıp atlamalı hareket kombinasyonlarını, oyuna ilk başladığım zamanda bulmuş ve kendimi hacker gibi hissetmiştim. Bir tek ben bulmamışım ne yazık ki. Hani, kral bendim? Üzdün, Super Mario Odyssey. Kendimi çok özel hissetmiştim…

Video oyunları ile hatıra defteri: Alper ile ilk siftah (Bölüm 2)

Hafta sonu için de planlarım var benim!

Bu hafta sonu ne oynayacağımdan da bahsetmeden yazıyı bitirmem olmaz tabii. Planlarım arasında, yine Black Desert Online bulunuyor. Fakat, başımı kaldırabilirsem eğer, kesinlikle World of Final Fantasy oynamak istiyorum. Çok şirin ya. Evet, oyun şirin. Biraz da, Darkest Dungeon oynayasım var, fakat o kadar kasvetli havaya gelebilir miyim, hiç bilmiyorum açıkçası. Ah, olur da Steam üzerinden eklemek ve, “Beraber takılırız ya.” demek isterseniz, buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz Steam sayfası, bana ait. Gönlünüzden koptuğu gibi ekleyebilir, takılabilirsiniz. Çoklu oyuncu modu olan oyunlara da dalasım geliyor arada, beklerim. Sıra geldi, sizin video oyunları ile hatıra defteri karalamalarınıza.

Peki, sizler bu hafta içi neler oynadınız? Hafta sonu neler oynamayı planlıyorsunuz? Yorumlarınızı mutlaka bekliyoruz çünkü asıl amacımız, sizlerle muhabbet.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın