Açık dünya oyunları gerçekten de bir ev ödevi gibi

Açık dünya oyunları gerçekten de bir ev ödevi gibi

Boğuluyoruz.

Sanırım geçtiğimiz haftalardan bir tanesi idi, sizlere bir haber sunmuştum ve o haberde Sony Santa Monica ekibinin yazarlarından olan, ayrıca şu an yeni God of War oyunu üzerinde çalışan Cory Barlog, açık dünya oyunları için ev ödevi benzetmesini yapmıştı. Bu açıklamayı sizlere sunduktan sonra, hayatımda resmen yepyeni bir seviye açıldı. Hayatım daha fazla derinlik kazandı. Çünkü ben de Cory Barlog gibi düşünüyordum, hem de senelerdir. Bu düşüncemin de hiç farkında değildim.

Açık dünya oyunları gerçekten de bir ev ödevi gibi

Son birkaç senedir, açık dünya oyunlarını oynamak benim için gerçekten bir eziyet haline dönüştü. Bu açık dünya oyunları en başta iyi, güzel ama oyunda 10. saatinize geldiğiniz zaman bir anda karşınızda onlarca, belki de yüzlerce yapılacak şey çıkıyor. Tabii bol içerik güzeldir ama bu yapılacak şeylerin hepsi aynı olunca, gerçekten bir eziyete dönüşüyor benim için oyun. Çünkü takıntılıyım arkadaş, bir video oyununda yapılacak her şeyi, düzenli bir şekilde yapmak istiyorum. Hiçbir şeyi atlamak istemiyorum.

Mesela iyi bir açık dünya oyununa örnek olarak Horizon: Zero Dawn oyununu verebilirim. Dediğim gibi, sürekli açık dünya oyunları oynamıyorum son birkaç senedir ama bu oyunu çıktığı gibi satın aldım. Çünkü oyunun kaliteli olduğunu, özenli geliştirildiğini görebiliyorum. Horizon: Zero Dawn yapıtına 100 saatimi harcadım, her gün büyük bir zevkle, büyük bir istekle açtım ve oynadım oyunu. Bu yapıtı bitirme ortalamam da %99.6 civarı bir şey idi.

Açık dünya oyunları gerçekten de bir ev ödevi gibi

Horizon: Zero Dawn güzel bir açık dünya oyunu idi ama kötü örnekler de var hayatta. Mesela Horizon: Zero Dawn oyunu için çıkan ek paket, The Frozen Wilds. Kötü dedim ama The Frozen Wilds, benim için kötünün iyisi idi. Horizon: Zero Dawn kusursuz bir oyun, eğer ana oyunu sevdiyseniz The Frozen Wilds daha da kusursuz bir ek paket ama bu ek paketin açık bölgesi beni zorladı, ek paketi de %100 bitirme gibi bir hedefim vardı ama dayanamadım, yapılabilecek mantıklı görevleri ve aktiviteleri bitirdim, geri kalanları bıraktım.

Dediğim gibi, The Frozen Wilds size verebileceğim kötünün en iyisi örneği. Asıl kötü örnek Assassin’s Creed Origins. Bu oyuna geçen hafta başladım, şu an 15. saatimde filanım ve oyun artık beni boğmaya başladı. Oyunu açıyorum, karşıma onlarca yapacak aynı şey çıkıyor. Kendimi oyun oynuyor değil de, ev ödevi yapıyor gibi hissediyorum. Oyun açılır açılmaz, karşıma görevler, basılacak kamplar, keşfedilecek noktalar çıkıyor. İşin en kötü yanı ise tüm bunların, daha önce yaptığım şeyler ile tamamen aynı olması.

Açık dünya oyunları gerçekten de bir ev ödevi gibi

Bu probleme de güzel bir çözüm bulmak gerekiyordu tabii. Şu an konsolumda aktif olarak oynadığım 3 video oyunu bulunuyor: WWE 2K18, Monster Hunter World ve Assassin’s Creed Origins. Bu 3 oyunu da her gün sırayla oynuyorum. Mesela Pazartesi günü WWE 2K18, Salı günü Monster Hunter World, Çarşamba günü de Assassin’s Creed Origins oynuyorum. Perşembe günü başa geri dönüyorum. Bu arada da bilgisayarımda her gün en azından 1 kez Rust ve Black Desert Online oynamaya başlıyorum.

Black Desert Online demişken, bu oyun da bir açık dünya oyunu ve Assassin’s Creed Origins yapıtından daha büyük, daha detaylı bir oyun. Fakat Black Desert Online, beni Assassin’s Creed Origins kadar sıkmıyor. Bunun sebebi de belki kalite farkıdır. Tabii kalite dediysem, grafiksel şeylerden filan bahsetmiyorum. İçeriklerin kalitesinden bahsediyorum. Bana soracak olursanız, Assassin’s Creed Origins, içerikleri hariç başarılı bir oyun. Black Desert Online ise sadece içerikleri üzerinden başarılı bir oyun.

Açık dünya oyunları gerçekten de bir ev ödevi gibi

Yani söylemek istediğim şey şu, günümüzde çıkan açık dünya oyunlarının çoğu gerçekten birer ev ödevi gibi ve birçok insanı sıkabiliyor. Bunun sebebi, bu oyunlardaki içerik kalitesinin ciddi anlamda yerlerde olması. Ubisoft, EA veya Activision gibi ekipler için bu kaliteyi arttırmanın zor olduğunu biliyorum, çünkü işin o tarafını da anlayabiliyorum. Her sene düzenli olarak çıkan bir oyunun içeriklerini daha kaliteli bir hale getirmek, ciddi anlamda para ve emek ister. Büyük dağıtımcı ekipler de ne yazık ki bunu yapabilecek kadar cesaretli değil.

Tüm bunlar yüzünden, ben en iyisi Sony, Microsoft ve Nintendo gibi ekiplerin açık dünya oyunlarını oynamaya devam edeyim. Mesela Sony’den Horizon: Zero Dawn, Microsoft’dan da Forza Horizon 3 beni çok eğlendirmişti. Nintendo’nun da The Legend of Zelda: Breath of the Wild oyununu kesinlikle oynamak istiyorum. Ben pek zannetmiyorum ama umuyorum ki bu büyük ve kaliteli geliştiriciler, bu tip kaliteli açık dünya oyunları yapmaya devam eder. Diğer yandan da umarım bağımsız ekipler güzel yapımlar ile karşıma çıkar. Ubisoft gibi ekipler de, açık dünya denince benden uzak dursun lütfen.

Açık dünya oyunları gerçekten de bir ev ödevi gibi

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın