Luigi’s Mansion 3 inceleme

Luigi’s Mansion 3 inceleme

Luigi'nin cesareti yine gözlerimi yaşarttı.

Yine, yeni bir inceleme ile buraya çıkmanın keyfini yaşamaktayım. Şaka maka, bu inceleme mevzusundan zevk almaya başladım, yalan olmasın. Bu Luigi’s Mansion 3 inceleme yazısında da, tıpkı daha öncekilerde olduğu gibi oyunun bizlere neler sunduğundan bahsetmeye çalışacağım. Açıkçasını sorarsanız, bu serinin daha önceki oyunlarını hep oynamak istedim ama hiç oynama fırsatı elde edememiştim. O büyük an geldi ve çattı. Keşke özellikle zaman ayırsaymış ve oynasaymışım diye düşündüm, yalan olmasın. Eğlenceli animasyonları, oynanış mekanikleri gibi şeylerle beni mest etmeyi başardı Nintendo ve ben hepsinden Luigi’s Mansion 3 inceleme yazım boyunca bol bol bahsedeceğim.

Luigi's Mansion 3 inceleme

Luigi’s Mansion 3 nasıl bir hikaye sunuyor?

Bu oyundaki hikayeye göre, Princess Toadstool ya da Peach adı ile bilinen prensesimiz, abimiz olan Mario ve biz, Luigi ile birlikte 3 adet Toad kardeş bir otele davet ediliyoruz. Bir hayli de büyük bir otel. İçeri girdiğimizde güzel karşılanıyoruz. Bizi VIP odalarımıza götürüyorlar. VIP odalarımıza geldikten sonra güzel bir uyku çekmek istiyoruz. Fakat gecenin bir saati Peach’in çığlık sesine uyanıyoruz. Ürkek ve ponçik bir ruha sahip olan Luigi ile kontrol etmeye gittiğimizde fark ediyoruz ki, bütün bunlar aslında tuzakmış. Otelin sahibi, King Boo ile işbirliği yaparak bizi tuzağa düşürmüş. Maceramız da burada başlıyor zaten.

Polterpup, bizi garaja götürüyor bu mevzulardan kaçtıktan sonra ve bir arabanın bagajına gidiyoruz. Orada, serinin daha önceki oyunlarında olanlara benzer bir süpürge ile karşılaşıyoruz. Bu süpürge ile, oyundaki hayaletleri ortaya çıkarıp süpürerek yok edebiliyoruz. Hayaletleri standart olarak süpürgenin ışığı ile ürkütüyoruz, sonrasında ise çekerek süpürgeye hapsediyoruz. Oyunun oynanış mekanikleri gerçekten çok eğlenceli ve Nintendo, çok basit mekanikleri olan bu oyunun oynanış mekaniklerini bile dolu dolu kullanmayı başarmış. Daha Luigi’s Mansion 3 inceleme girişindeyiz fakat bir anda bahsedesim geldi uzun uzun.

Mesela hayaleti süpürgeye çekmeye başladınız diyelim. Biraz çektikten sonra yerden yere vurabiliyorsunuz bu hayaletleri. 3-4 kez vuruyorsunuz ama zevkli oluyor. Bu hayaletleri isterseniz diğer hayaletlere de vurabiliyorsunuz. Her ne kadar oynanış konusunda biraz zorlasa da oyuncuyu, hemen alışabiliyorsunuz ve rahat rahat hayaletlerin kafalarını birbirlerine tokuşturabiliyorsunuz. Bu da, hem yakaladığınız hayaletin, hem de çarpıştırdığınız hayaletin canının azalmasına sebep oluyor.

Luigi's Mansion 3 inceleme

Luigi’s Mansion 3 oynanış olarak nasıl mekaniklerine sahip?

Luigi’s Mansion 3, ilk başta alışması zor bir oyun. Çünkü, hayaletleri kovalamak için süpürgeyi yönlendirmeniz gerekiyor ve bu da eğer Luigi size dönükse, bir tık zor olabiliyor. Yerden yere vururken de arkaya vurmak gerekiyor. Bu da nişan almayı zorlaştırıyor. Fakat, daha önceden de 1-2 kere dediğim gibi, alışabiliyorsunuz buna. Etraftaki nesneleri süpürgeniz ile çekerek içinden paralar çıkarabiliyorsunuz. Başlarda bu paraların ne işe yarayacağını kestiremeyebilirsiniz fakat siz yine de bol bol toplamaya bakın. Oyunun ilk 1-2 saatinden sonra ne işe yaradıklarını göreceksiniz çünkü.

Oyun içerisinde birçok çeşit hayalet yer alıyor ve bunlar ya farklı karakteristik yapılara sahip oluyor, ya da farklı alt etme mekaniklerine sahip oluyor. Kızgın hayaletler de var, kalkanlılar da var. Tamamen anlık olarak taktik geliştirip, öyle hayaleti süpürgeye çektirmeniz gerekiyor. Bu da, insanı kafa kullanmaya iten bir şey. Özellikle de boss kapışmalarına bayıldım diyebilirim. Bossların karakter dizaynları olsun, saldırıları ve onları alt etme yolları olsun, gerçekten çok hoş düşünülmüş.

Otelin her katında farklı farklı temalarla karşılaşıyorsunuz. Gerçekten imkansız gibi görünen temalarla dizayn etmişler. Bu da, tıpkı Super Mario oyunlarında farklı farklı dünyalarda takıldığımız gibi, Luigi’nin de kattan kata farklı dünyalarda takılmasını sağlıyor. Çeşitlilik olması insanı sevindiriyor. Her ne kadar korku oyunu olmasa da, ürkek bedenim birkaç kere zıplamış olabilir. Fakat konumuz bu değil, bu ayırıntıya çok da takılmaya gerek yok bence.

Luigi's Mansion 3 inceleme

Luigi’s Mansion 3 oynarken neler yapabiliyoruz?

Geliştirici ekip gerçekten üzerinde güzel çalışmış diyebilirim. Öyle ki, bulmaca çözmek bazen akıl işi olabiliyor. Elinizde olan belli başlı ekstra özellikler var. Gooigi, ipli tuvalet pompası, üfleme, anlık zıplama vesaire özellikleriniz var. Size düşen, oyunun sunduğu bulmacaları, elinizde bulunan bu özelliklerle çözmek. Bazıları gerçekten çok zorken bazıları da bir tık daha basit. Çok orta bir şey göremedim demek de yanlış olur çünkü güzel ayarlanmış olduğunu düşünüyorum. Zor dediğim de, saatlerinizi alacak zorluklar değil elbette.

Daha önceden biriktirmiş olduğunuz paralarınızla oyunun ilerleyen aşamalarında alışveriş yapabiliyorsunuz. Oyundaki toplanabilirlerle alakalı veya Luigi’nin hayatta kalması ile alakalı şeyler satın alabiliyorsunuz. Bunları da kullanarak oyunu %100 olarak tamamlama şansı sunuluyor oyunculara. Toplanabilir eşyaları toplamak da biraz zor ama alışınca hallediyorsunuz, sorun olmuyor. Sadece, anahtar noktaları görmeye bağlı bunlar.

Luigi’s Mansion 3’nin bizlere sunduğu oyun haritası gerçekten çok büyük. Çünkü, birçok kat var ve her katta en azından 30-40 dakika kadar işiniz oluyor ortalama olarak. Toplanabilirleri toplamak, bulmacaları çözmek vesaire derken zaman hızlıca geçiyor. Ayrıca, bütün katlara hemen erişiminiz olmuyor ne yazık ki. Bunun için, oyunun sizlerin karşısına koyduğu bossları devirmeniz gerekiyor. Bazen peş peşe bosslarla kapışırken, bazen de gidene kadar canınız çıkabiliyor.

Luigi's Mansion 3 inceleme

Görsel olarak nasıl bir oyun olmuş?

Öncelikle, Nintendo ekibinin gerçekçilikten uzak oyunlar yapmayı sevdiği konusunda hemfikir olduğumuzdan emin olalım. Nintendo, oyunun oyun olduğunu hissettirmeyi seven bir şirket ve Luigi’s Mansion 3 de bu konuda hoş bir örnek. The Legend of Zelda serisinde bile gerçekçiliğe en yakınlaştıkları oyun The Legend of Zelda Twilight Princess olmuştu. Daha sonrasında öyle gerçekçi görselliğe abandıkları bir oyun hatırlamıyorum dürüst olmak gerekirse. Sadece demolarda biraz gösteri yapmışlardı, o kadar.

Luigi’s Mansion 3 de tam olarak bu tarz bir oyun. Yani, gerçekçilikten uzak ve bir oyun olduğunu buram buram hissettiriyor insana. Görselliği olsun, animasyonları olsun, karakter dizaynları olsun, atmosferi olsun, her ne kadar korku dolu bir otel olsa da, bir komedi havası var havada. Bu da, insanın kendini tetikte tutmasını engelleyen bir özellik. Kesinlikle sevdiğim, hoş bulduğum ve asla sıkılmayacağıma inandığım bir sanat bu.

Luigi's Mansion 3 inceleme

Luigi’s Mansion 3 inceleme sonucu nedir?

Luigi’s Mansion 3 inceleme sonucu kısmına gelecek olursak, yine öncelikle fiyat etiketinden bahsetmek isterim. Oyunun Amerika’daki fiyat etiketi 59,99 dolar. Avrupa fiyatları ise, İngiltere’de 49,99 sterlinken, Almanya’da, 59,99 euro olarak karşımıza çıkıyor. Yani, TL olarak biraz tuzlu. Zaten Nintendo oyunlarının bizi üzen yanı da tam olarak bu nokta. Fiyatları oyuncuların gönüllerine ateş düşürüyor. Hakkını veriyor mu? Kesinlikle! Fakat yine de gönlümüzde minik bir sancı…

Açıkçasını sorarsanız, oyunu oynarken gerçekten çok eğlendim diyebilirim. Bayılarak oynadım kesinlikle. Oyunculara sunmuş oldukları tema, Luigi’nin karakteristik yapısı, oyunun hikayesi ve oynanışı tam anlamıyla muhteşem. Eğer bir puan verecek olsaydım kafadan 90’ı vardı bende. Bu yüzden de, verebileceğimiz en iyi notu alıyor benden Luigi’s Mansion 3 inceleme sonucu olarak. Umarım ki serinin gelecek oyunları da en az bu kadar eğlenceli olur!


Luigi's Mansion 3
Luigi's Mansion 3 inceleme    Haber  |  İnceleme  |  Öne Çıkanlar 


Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın