Avengers: Infinity War inceleme (İnceleme bol spoiler içermektedir!)

Avengers: Infinity War inceleme (İnceleme bol spoiler içermektedir!)

Avengers Infinity War inceleme yazımızın spoiler konusunda zengin olduğunu unutmayın.

Avengers Infinity War inceleme yazımda, filmin hak ettiği gibi, kendisi hakkında birçok kelime dökeceğim. Tartışılması farz olan filmler vardır ya hani; iyi ya da kötü olmasından bahsetmiyorum. Sonunda izleyicide bıraktığı tat ve etkinin niteliği belirler bunu. Nolan filmleri bu yüzden çok tartışılır mesela; The Dark Knight ilk çıktığında kopan yaygarayı ve filme gömülen inanılmaz yüksek puanları hatırlayın. Avengers Infinity War’da da buna benzer bir durum var. Konuşmak istiyorum bu film hakkında. Başı, ortası en çok da sonu hakkında konuşmak istiyorum. Milyar dolarlık bir şirket içerisinde, ‘’Kötü karakterin sonunda parmak şıklatarak evrenin yarısını öldürdüğü bir süper kahraman Disney filmi.’’ fikrinin kimden çıktığını çok merak ediyorum.

Avengers Infinity War

Avengers Infinity War inceleme yazımın bol spoiler içerdiğini unutmayın!

Avengers Infinity War birçok bakımdan ele alınması gereken bir film. İlk Iron Man vizyona girdiğinde, yaklaşık 10 sene evvel, 15-16 yaşlarında daha yeni yeni eline Batman çizgi romanları alan sivilceli bir ergendim. Aradan geçen 10 sene sonrası MCU’dan, taşıdığı Disney genlerinden dolayı yavaş yavaş soğumama rağmen bu evrenin benle kurduğu çok derin bir duygusal bağ var. Biz bu 10 sene içerisinde bir çok karakter ve film gördük; bu filmler içerisinde bayrak taşıyan karakterlerin mükemmel karakter gelişimlerine şahit olduk. 3 ana film ve Avengers’larla beraber Captain America’nın karakter gelişimine, bulunduğu noktadan şu anki durumuna gelişine şahit olan biriyle, bu filmde ilk defa Captain America’yı izleyecek birinin yaşayacağı hissiyatlar arasında oluşacak dağlar kadar farktan bahsediyorum.

Avengers Infinity War direkt olarak açılış sekansıyla atladığı aksiyonu, filmin son anına kadar bırakmıyor. Thor Ragnarok’un bıraktığı yerden başlayan film bizleri Thanos ve Black Order ile selamlıyor. Black Order, yani binevi Thanos’un fedaileri de diyebileceğimiz ölüm timi, filmin zayıf olarak nitelendirebileceğim yerlerinin başında geliyor. Herhangi bir karakterizasyon gelişimine elbette sahip değiller zira 20 tane süper kahramanın ve Thanos’un olduğu bir filmde Black Order’la alakalı karakter gelişimi beklemek biraz fazla iyimserlik olurdu ancak bahsetmek istediğim, bu karakterleri figürandan hallice görmek istemememden kaynaklanıyor. Black Order’ın en dikkat çeken ismi olarak Ebony Maw’u söylesem yanılmış olmam sanırım. Kendisi Dr. Strange vari büyücü özellikleri olan Thanos’un en güvendiği isimlerin başında geliyor. Fragmanda Dr. Strange’e yaptığı işkence sahnesini gördüğümde epey etkilenmiştim ancak o etkileyicilik fragmandan ibaret kaldı benim nazarımda. Black Order çok daha iyi işlenebilir ve en azından biraz daha korkutucu olabilirdi.

Filmin en başından sonuna kadar standart MCU filmlerindeki gibi bir kahkaha tufanı alıp başını gidiyor. Ancak bu şakaların %90’ının gerçekten komik olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. MCU ile genel olarak fazla cıvık olduğu konusunda büyük problemleri olan birisi olarak bu cümlelerin ağzımdan dökülüyor olması Avengers Infinity War’la alakalı en büyük mutluluğum adeta. Evet film çok komik. Yer Yer bu komiklikler durum komedisinden öte 40 yıllık sit-com’lara taş çıkartacak-özellikle Drax’ın sahneleri- seviyeye geliyor. Ancak bu Komiklik ve şakalar filmin sahip olduğu o mat tonu asla bozmuyor. Hatta MCU’nun bu aksiyon+ şakalı formülü Avengers Infinity War’un bu denli iyi olmasındaki en büyük etkenlerin başında geliyor. Aksiyon ortası gülüyorsun, sonra sinirleniyorsun, üzülüyorsun, geriliyorsun… Avengers Infinity War sinema sanatının tüm özelliklerini sonuna kadar kullanıyor. Panayır misali ilerliyor film. Ve tüm bunlar, nazarımda şimdiden efsane olmuş o sonuyla da birleşince filmden beyni yanmış bir şekilde ayrılıyorsunuz.

Avengers Infinity War, tam anlamıyla bir Thanos filmi

Film açılış sekansından sonra yavaş yavaş karakterleri parçalara ayırarak ilerliyor. Bu, filmin vermiş olduğu en doğru kararların başında geliyor. Geveze ve ukala karakterleri geveze ve ukala karakterlerle bir araya getirmek film adına çok klas bir hareket olmuş. Dr.Strange, Iron Man, Spider man ve Star-lord’lu bir ekip var ki sanki şampiyonlar ligi. Film boyunca uzayda takılan bu karakterler filmin bir noktasında, Thanos’un gezegeni olan Titan’da buluşuyorlar ve bir plan yapıyorlar. Sonsuzluk eldivenini Thanos’un elinden çıkarmaya dayalı bu plan, bir noktaya kadar kusursuz ilerlese de, filmle alakalı bir türlü kabullenemediğim bir hareketle başarısız oluyor. Şöyle ki; Ekip Thanos’u kıstırıp eldiveni gerçekten çıkarmayı başarabilecekken Star-lord Thanos’a Gamora’nın nerede olduğunu soruyor, aldığı cevabı beğenmedikten sonra sinirlerine hakim olamayarak planın suya düşmesine sebep oluyor. Bunu anlatma nedenim, filmle alakalı her şeyi çok sevip sarmalamama rağmen bunu bir türlü kabullenemiyor oluşum. Star-lord evet fevri ve dengesiz bir karakter. Ancak ne olursa olsun gerçek anlamda evrenin yarısına mal olacak bir sinir krizi geçirip filmin bu denli sert bir viraji böyle dönmesini yediremiyorum.

Thanos. Geldik Avengers Infinity War’un neden bu denli etkileyici olduğuna. Thanos, 10 senelik bir merdivenin en üst noktasında, o noktayı gururla taşıyabilecek bir karakter olmuş arkadaşlar. Film bir noktada Thanos’a acımamızı istiyor. Soul Stone’u almak için sevdiği birini feda etmesi gerekiyor Thanos’un. O feda ve veda sahnesinde, full CGI ve Motion Capture teknolojisi ile oluşturulan Thanos’un suratındaki o acıyı ve kederi tamamiyle hissedebiliyorsunuz. İçindeki kederi, feda ettiği karaktere olan sevgisini… Ve MCU, bizlere daha önce Thanos’u anlatmadı. Birkaç kere gösterdi ancak bu denli bağ kurabilmemiz gerçekten büyük prodüksiyon başarısı. Ben MCU’nun bu denli iyi bir villain yaratabilmiş olmasına inanamadım filmden çıktığım ilk bir saat içerisinde. Avengers Infinity War, tam anlamıyla bir Thanos filmi.

Avengers Infinity War inceleme yazımızdan sonra da, film hakkında konuşmaya devam edeceğiz

Film, bir noktadan sonra vitesi beşe takıyor ve soluksuz bir yarım saat izletiyor. Filmin organik bir şekilde, her şeyiyle doğal ve akıcı bir şekilde ilerliyor oluşu finalin de tatmin seviyesini arttırıyor. Thanos, film boyunca sonsuzluk taşlarını arıyor ve yavaş yavaş bu gayesine doğru emin adımlarla ilerliyor. Bu emin adımları Thanos Vision’a doğru yürürken iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Çünkü evrendeki kontrolsüz nüfus artışı ve kaynakların artık yetersiz olmasından dolayı evrenin yarısını tek parmak şıklatmasıyla yok etmek isteyen bu deli titanla empati kurabiliyorsunuz. Tek derdi evrenin yarısını yok etmek ve köyüne dönüp suratındaki gülümsemeyle emekliliğini geçirmek olan bir kötü adamı var filmin. Avengers Infinity War inceleme yazımın başında da dediğim gibi, film üzerinde birçok kelime dökülmesini hak ediyor.

Avengers Infinity War gerçek anlamda etkileyici bir film. Net bir soru olarak, 10 senelik bekleyişe değebilecek kaç tane bu çaplı film izledik ki şu ana dek? Avengers Infinity War bu 10 senenin her saniyesinin hakkını verebiliyor mu? Benim bu sorulara cevabım net olarak olumlu yönde. Evet, Infinity War iyi bir film. Ancak filmin tam olarak nasıl olduğu, nerede durduğu maalesef Avengers 4 ile belli olacak. Bu da filmin vermiş olduğu o sert kararların direkt olarak Avengers 4 ile bağlantılı olmasından kaynaklı. Biraz karışık, bol bol hissiyat içeren bir inceleme oldu. Asla kaçırılmaması gereken son yılların en ilginç sinema olaylarından bir tanesi hiç şüphesiz. Filmle alakalı konuşmaya, Avengers Infinity War inceleme yazımızdan sonra da devam edeceğiz ancak şimdilik bu kadar. İyi seyirler.

But… It does put a smile on my face.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın