Zafer Algöz: “Arif V 216 filmine kötü diyenlerin ruh sağlığını gözden geçirmesi gerekiyor.”

Zafer Algöz: “Arif V 216 filmine kötü diyenlerin ruh sağlığını gözden geçirmesi gerekiyor.”

Siz Arif V 216 filmini beğenmiş miydiniz?

Arif V 216 projesinde yer almış olan başarılı oyuncu ve yazar Zafer Algöz, bir derginin Mart 2018 sayısı ile gerçekleştirdiği röportaj sırasında Arif V 216 hakkında konuştu. Zafer Algöz, “Arif V 216 ile büyük bir başarıya imza attınız. Nasıl değerlendiriyorsunuz? Eleştirenler de oldu, sosyal medyada da farklı konularla da gündeme geldiniz. Tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna özetle, “Arif V 216 filmine kötü diyenlerin ruh sağlığını gözden geçirmesi gerekiyor.” dedi. Eğer bu sorunun tam cevabını merak ediyorsanız, hemen aşağıdan bu cevaba ulaşabilirsiniz.

Zafer Algöz: "Arif V 216 filmine kötü diyenlerin ruh sağlığını gözden geçirmesi gerekiyor."

“Arif V 216 filmine kötü diyenlerin ruh sağlığını gözden geçirmesi gerekiyor.”

“Ben tepkilerle ilgilenmiyorum. Çünkü neticede filme çok büyük emek verdik. Bir senede hazırlandık. Şu anda beş milyon sınırını geçmek üzere. Onun için de oldukça pahalı bir prodüksiyon. Türkiye şartlarında kolay kolay kimsenin cesaret edemeyeceği bir oyuncu kadrosu var. Dikkat edersiniz ki filmde en küçük rollerde oynayan isimlerin hepsi üzerine proje yapılabilecek çok kıymetli kadın ve erkek oyuncular. Zaten bir sinema filmini hayal edip tasarladıktan sonra onun kostümü, dekoru, oyuncuları ondan sonraki kısmı onu gerçekleştirme aşamasında ortaya çıkıyor. Mesela filmi, insanların tabii ki beğenip beğenmeme hakları vardır ama bu filme yani “Ayy çok kötü bir film.” diyenlerin bence ruh sağlıklarını gözden geçirmeleri gerekiyor. Kolay kolay böyle bir film yapılamaz Türkiye’de.

Ben bizden başka kimsenin cesaret edebileceğini zannetmiyorum. Cem Yılmaz’dan başka. Onun için şöyle de düşünebilirdi: “Ben bu filme bu kadar masraf yapacağıma bunun ile herhangi bir gayrimenkule yatırım yaparım. Bir tane arazi alırım, tarla alırım, bir şey yaparım.” Ama böyle bir hayalin içine bizi de ortak ettiği için ben çok mutluyum. Çünkü Cem’in yaptığı sinema filmlerinin hepsi klasik olan sinema filmleri. Üzerinden yıllar geçse de her seyredişte yeni bir detay, yeni bir derinlik yakalıyorsunuz. “Ya ben bunu beş kere seyrettim, arkadaki arabanın plakası meğer ne komikmiş şimdi görüyorum” duygusu uyandırıyor. Bu da benim sevdiğim bir komedi tarzı.

Charlie Chaplin, Peter Sellers’ın onların tarzında olduğu için hoşuma gidiyor. İzleyicinin de tepkisi çok güzel filme. Mesela bana bir karı koca İnstagram’dan bir fotoğraf gönderdi. Bizim filme otuz kez gitmişler. Biletleri var, tarih atmışlar üzerine. Otuz bilet vardı. Bir filme otuz kere gitmesi bir insanın benim için çok büyük bir mutluluk. Demek ki çok güzel bir iş yapmışız. Onun dışında başkalarının söyledikleri pek beni ilgilendirmiyor. Çünkü neticede bu işi insanlar sinema filmi görsün, mutlu olsunlar hem de Türkiye’deki sinema sektörüne bir katkısı olsun diye yapıyorsunuz. Ortada bir gişe savaşı falan kim kimi geçer derdimiz yok. Sadece biz kaliteli iş yapmaya çalışıyoruz.”

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın