Menü
https://leadergamer.com.tr/hitman-sniper-assassin-oyun/
FIFA 18 , NBA 2K18 , Super Mario Odyssey 10 Şubat 2018 20:18

Video oyunları ile hatıra defteri: Neden kral oldu bu oyunlar? (Bölüm 6)

Siz de deneyimlerinizi ve görüşlerinizi, yorumlar kısmına yazabilirsiniz.


Bu haftaki yazının ana konusu, Nintendo Switch konsolunda büyük beğeni alan The Legend of Zelda: Breath of the Wild ve diğer özel Nintendo Switch oyunlarının, beğenilen AAA video oyunlarına göre farkının ne olduğuna kafa yormam olacak ama çok daha önemli bir gelişme oldu hayatımda. Hani bir oyunu beklersiniz, çıkış tarihi için gün sayarsınız, günler geçmek bilmez ya, hayatımın en önemli ikinci bekleyişinin son dönemini yaşadım bu üç haftalık sürede. Oyun oynamayı çok seven 6,5 yaşında bir oğlum vardı, şimdi de kızım doğdu. Dünyanın en güzel beklentisi, en çok seveceğiniz insanın doğuşunun verdiği hissi tam manasıyla tarif edemem. Çocuk sahibi olan okurlarımız bilecek, olmayanlar sonrasında anlayacaktır ama harika bir his, kalbinizi sızlatan bir duygu olduğunu söyleyebilirim.

Video oyunları ile hatıra defteri: Neden kral oldu bu oyunlar? (Bölüm 6)

Video oyunları ile hatıra defteri: Neden kral oldu bu oyunlar?

Bu haftaki deneyimlerim, ev konsolundan ziyade, el konsoluna yönelmem gereken bir döneme denk geldi. Doğum ve sonrasında kendi evimde bulunamadığımdan ötürü uzun süredir amaçladığım denemeleri yaptım. Her an yanınızda götürebileceğimiz Nintendo Switch ve başta The Legend of Zelda: Breath of the Wild olmak üzere, rekor puanlar alan oyunların farkını ne olduğu konusuna kafa yoruyordum. Açıkçası Nintendo Switch oyunlarının puanlarının aşırı derecede abartıldığını düşünüyordum. Oyunları deneyimleyince, hem haklı hem de haksız olduğum görüşü oluştu zihnimde.

Doğum süreci öncesinde, oğlumun çok istediği Nintendo Switch konsolunda, The Legend of Zelda: Breath of the Wild oyununu denemeye başlamıştım. Daha fazla vakit geçirebildim oyunla bu dönemde. İtiraf edeyim, daha önceden Zelda serisine ait bir oyunu, tam manasıyla oynamamıştım. Ufak denemeler, kısa süreli oyunlar dışında, uzak kaldığım bir seriydi. Oyunun aldığı rekor seviyedeki puanlar, herkes gibi benim de aklımda soru işaretleri oluşturmuştu. Açık dünyada etrafta dolaşılan, çocuksu grafikli bir oyuna, tarihin gelmiş geçmiş en iyi oyunu denmesinin sebeplerini bulmalıydım.

Oyuna başladığımda ilk hissettiğim duygu boşluk oldu. Alıştırma bölümleri ve ilk yetenekleri aldıktan sonra derinliği hissettim. Size, diğer açık dünya, rol yapma oyunlarından, belki biraz daha fazla özellik veriyordu ve istediğiniz gibi ilerlemeniz isteniyordu. Birkaç ufak görev sonrasında, bana gösterdikleri noktayı görünce şaşırdım. Oyun haritasının en son noktasına gitmem istenmişti. Daha önceki açık dünya, aksiyon ve rol yapma oyunlarında yavaş yavaş açılan harita ile bölgeler öğrenilir ve ilerlenirdi. Oysa The Legend of Zelda: Breath of the Wild, oyunun hemen başlarında, haritadaki son noktayı işaret ediyordu.

Video oyunları ile hatıra defteri: Neden kral oldu bu oyunlar? (Bölüm 6)

Bir açık dünya oyununu oynuyorsanız üşenmeyeceksiniz. Çıktım yola, karşıma çıkan yaratıkları öldürdüm, eşyalar aldım, bazı zindanlara girip bulmacaları çözdüm ve varacağım yere ulaştım. Fazla uzatmayacağım, sohbet, muhabbetten, hatırlayamadığımız geçmişimize dair bilgilerden sonra yeni görev noktam açıldı. Yine haritanın sonunu işaret ediyordu ama hayır, geriye dönmem gerekmiyor, daha da ilerlemem gerekiyordu. Fark ediyordum ki geldiğim nokta, haritanın sadece açılan kısmıydı. Aşağı yukarı hesaplamak gerekirse haritanın tamamı dediğim alanın on katından fazla bir büyüklükte harita var tüm oyunda.

Bu oyunla ilgili tanıtımlarda gösterilen resimlerde sürekli olarak, çimenlerin içerisinde gezildiği, dağlık bir arazide ilerlendiğini görüyorduk da öyle değildi işin aslı. Tahminimden çok daha fazla büyüklükte ve derinlikte bir harita vardı The Legend of Zelda: Breath of the Wild oyununda. Peki, bu oyunun haritası büyük diye mi çok beğenilmişti, hayır. Oyunun yakaladığı başarının püf noktası, verdiği özgürlük hissinde gizliydi. Size bir ana görev ve yan görevler veriliyor ama kendinizi etrafta gezinmek, keşfetmek zorunda hissediyorsunuz.

Benim yukarıda zindan diye bahsettiğim, Zelda serisi fanatikleri belki kızacaktır tabirlerime, asıl adı Shrine olan yapılar, başlı başına bir oyun zaten. Birbirinden farklı bulmacaları var Shrine bölümlerinin. Size verilen bomba atma, mıknatıs, uyumlu nesneleri dondurma ve fırlatma, su olan yerlerde buzdan küp oluşturma gibi yeteneklerimiz sayesinde bu Shrine bulmacalarını geçebiliyoruz. Bulmacaları bitirdiğimizde kazandıklarımız orbitalleri dört taneye tamamladığımızda, bir kalp veya çeyrek güç barı şeklinde geliştirme alıyoruz. Dolayısıyla oyun bizi görevlerden çok Shrine bulmaya itiyor.

Video oyunları ile hatıra defteri: Neden kral oldu bu oyunlar? (Bölüm 6)

Daha fazla uzatıp yazının tamamının The Legend of Zelda: Breath of the Wild incelemesine dönüşmesine ve vaktinizi tamamen tek bir oyuna vermenizi istemem. Oyun dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyunu mu diye sorarsanız, emin değilim. Seriyi sevenler için en iyisi olabilir ama ilk kez oynayacaksanız, yabancılık çekiyorsunuz doğrusu. Oynanış anlamında değil ama hikayeye uzak kalıyorsunuz. Oyuna ödediğiniz paranın karşılığını, zaman cinsinden alabilir miyiz derseniz, ziyadesiyle alacağınızı söyleyebilirim. Uzun zamandır oynamama rağmen, oyunun başlarında sayılırım.

Bazı konulara değinmeden diğer oyunlara geçmek istemiyorum ama. Bir kere oyun, gösterilen çimenlikli araziden ibaret değil. Bu nedenle yazıya farklı gördüğüm resimler ekledim. Bir sonraki video oyunlarıyla hatıra defterinde, The Legend of Zelda: Breath of the Wild oyununda ilgimi çeken mekanlar olursa, yine ekleyebilirim. Oyunda yapılabileceklerin sınırının yüksek tutulduğunu da söylemeden geçmeyeyim. Mesela The Witcher 3: Wild Hunt ve Horizon: Zero Dawn en sevdiğim açı dünya aksiyon oyunların başında gelir ama biri kılıç ve büyülerle, diğeri okçuluk teknikleriyle sınırlanıyordu. Serinin son oyunu The Legend of Zelda: Breath of the Wild ile bu sınırın çok ötesini gördüm. Bana sorarsanız diğer oyunlar, bütün olarak düşünüldüğünde daha iyi oyunlardı ama özgürlük derseniz farklı sonuçlar çıkıyor.

Uzun lafın kısası diye başlayacağım, neden uzattın kısası varsa diye sormayın sakın, The Legend of Zelda: Breath of the Wild özgür bir oyun. Bir de böylesine kapsamlı bir oyunu el konsoluyla oynayabilmek, insanı harika hissettiriyor. Özetle, size pek çok özellik ve güçlendirme seçeneği sunularak, açık dünyada, istediğiniz şekilde ilerlemenizi sağlayan, başarılı bir oyun diyebilirim The Legend of Zelda: Breath of the Wild için. İstediğiniz ürünleri karıştırarak, güç barınızı doldurmanıza yarayan yemekler dahi yaptığınız harika bir yapım. İlerleyen haftalarda da bu oyunu oynamaya devam edeceğim.

Video oyunları ile hatıra defteri: Neden kral oldu bu oyunlar? (Bölüm 6)

Geriye kalan oyunları The Legend of Zelda: Breath of the Wild kadar uzun sıralamayacağım ama deneyimlerimi de paylaşmak istiyorum. İkinci merak ettiğim, neden bu kadar yüksek puanlar aldı dediğim Nintendo Switch oyunu Super Mario Odyssey idi. Merak ediyordum ama bu oyunu oğlum için aldım açıkçası ve aslında o oynadı, ben seyrettim. Bazı kısımlarda denediğim de oldu. Klasik 2 boyutlu Mario oyunlarının çok üstünde ama bir mucize değil. Kötü oyun mu, hayır ama birden bire üretilen bir oyun da değil. Geçmişteki diğer 3 boyutlu Mario oyunlarının üzerine ekleyerek, şapka mekaniğini ön plana çıkartan, başarılı, çok eğlenceli bir oyun.

Eğer Nintendo konsollarına aşinasanız ve Mario serisinin tüm oyunlarını oynadıysanız zaten anlayacaksınız demek istediğimi. Tüm oyunları oynamanıza da gerek yok aslında. Birkaç eski Mario oyunu videosu izlerseniz, illa ki yeni sanılan mekaniklerin daha öncesinde kullanıldığını anlıyorsunuz. Nintendo zaten işin bu kısmını iyi yapıyor. Her oyununda yeni mekanikler ekleyerek, bir sonraki oyunda üzerine koyarak, mükemmeli hedefliyor. Son dönemde özellikle Nintendo Switch konsolunu cazibesi ve belki de büyük çaplı oyun azlığından ötürü seriyi yeniden deneyenlerin çok şaşırması da biraz da uzun süredir hiç Mario oyununu denemediklerinden olabilir.

Oyuncuyu keşfetmeye iten, mekan çeşitliliği bakımından hiç de yabana atılmaması gereken Super Mario Odyssey de aldığı puanlar kadar dev bir yapım değil ama temel anlamda eğlenceli. Biraz daha küçük yaştaki oyuncuları hedeflediğini söyleyebilirim. Oyunun büyük bir artısı da ana oyun bittikten sonra açılan görevler olduğunu söylemeden geçmeyeyim. Ben Zelda serisinin son oyununu bitiremedim ama oğlum, Super Mario Odyssey oyununu bitirdi, ikinci tura çıktı bile.

Video oyunları ile hatıra defteri: Neden kral oldu bu oyunlar? (Bölüm 6)

Eğer bir Nintendo Switch konsolunuz ve bir adet Mario hastası oğlunuz varsa, edineceğiniz diğer bir oyun Mario Kart 8 Deluxe oluyor. Basit araba yarışı işte diye başlanılıp, bağımlılık yapacak derecede eğlenceli bir oyun halini alabiliyor bu oyun. Yine oğlumun benden çok oynadığı ama benim de deneyimleme fırsatı bulduğum bir oyun oldu Mario Kart 8 Deluxe geçtiğimiz hafta. Oyun eğlenceli, araçların motor hacimlerine göre farklı zorluk seviyeleri sayesinde her yaş grubuna hitap edebiliyor. Misal olarak 50 cc’lik araçlarla oğlum birincilikler kazanırken, daha üst düzey motorlarda ben istediğim birincilikleri alamadım.

Başarısız mıydım diye kendime sorduğumda, aslında değildim yanıtını veriyorum. Tam birinci olacakken, bitiş çizgisine metreler kala, arkamdan kaplumbağa kabuğu atmasalardı veya şimşek çarptırmasalardı, birinci olacağım çok yarış oldu. Oyunun çevrim içi bölümlerini oynamadım ama ileride muhakkak deneyeceğim. En fazla gözüme çarpan özelliği karakter ve pist çeşitliliği olduğunu söylemeden geçmeyeyim. Bir sürü Nintendo karakteri ve farklı konseptlerdeki pistler, oyunun eğlencesine eğlence katıyor.

Bir başka oynayabildiğim Nintendo Switch oyunuysa NBA 2K18 oldu. Aslında PlayStation 4 konsolunda sürekli oynadığım bir oyundur, ilk yazımda da bahsetmiştim. Bir de el konsolunda deneyeyim dedim ama aynı tadı vermedi açıkçası. Kötü değildi, menüleri ve oyun modları, oyunun PlayStation 4 sürümüyle tamamen aynıydı ama küçük ekranda, spor oyunları oynamak biraz zor oluyor. Konsolu, gözüme çok yaklaştırdığımda daha başarılı oldum, özellikle şut barlarını seçebilmek adına. Yine de oyun eğlenceliydi ve NBA 2K18 özlemimi aldı. İmkan varsa büyük ekranda oynanması daha iyi ama Nintendo Switch için gayet başarılı bir sürüm olduğunu ekleyeyim. Oyunu, dörtte bir mobil sürüm, dörtte üç PlayStation 4 veya diğer platformlardaki asıl sürümünün karışımı gibi görebilirsiniz.

Video oyunları ile hatıra defteri: Neden kral oldu bu oyunlar? (Bölüm 6)

Geçtiğimiz haftalarda, asıl alanım olan PlayStation 4 konsoluna hiç yaklaşmadığımı da sanmayın. Öyle geniş çaplı, aksiyon ve macera oyunlarına devam edemedim mesela ama spor oyunlarına az da olsa vakit ayırdım. PlayStation 4 konsolunda NBA 2K18 oynadım fırsat buldukça. Historic Dominatin modunun sonuna yaklaştım, takımım gayet iyi oldu. Hatırlatayım, yeni kartların çıkışıyla MyTeam modundaki oyuncu kartlarının düşen fiyatlarını avantaja çevirebilir, bu oyunu sevenler. Bu haftadan itibaren PlayStation 4 konsoluna biraz daha ağırlık vermeye başlarım, tabii bebekten fırsat kalırsa.

Unutmadan geçmeyeyim, uzun süredir ara verdiğim Fifa 18 ile de biraz vakit geçirdim. Aşırı bağımlılık yapan Fifa Ultimate Team modundan ziyade kariyer modunda ilerleyişimi sürdürdüm. İlk sezonumda, efsanevi zorluk seviyesiyle şampiyonluğa ulaştırdığım baba ocağı, Yeni Malatyaspor ile ikinci sezonumda biraz daha ilerledim. Resimde göreceğiniz üzere Şampiyon Yeni Malatyaspor ile oynadığım Şampiyonlar Ligi maçları oldukça heyecan vericiydi. Sonuçları sorarsanız duvara çarptığımı söyleyebilirim. Resimdeki Real Madrid maçı ilk 20 dakikada 3-0 oldu, direndim ama yetmedi ve maç 5-3 yenilgiyle sonuçlandı. Önümüzdeki maçlara bakacağız artık.

Evden uzak ama oyunsuz geçmeyen üç hafta sonucundaki izlenimlerimi paylaştım. Öyle YouTube kanallarında yaptıkları gibi Nintendo Switch oyunlarında, her hamlede, aman çok eğlenceli, wohoheehheyyy, diye bağırmadım ama güzel de vakit geçirdim. El konsoluyla, yüksek kalitede ve büyüklükte oyunları oynayabilmek gerçekten iyi hissettiriyor. En azından, Nintendo Switch konsoluna özel oyunlarındaki farklılıkları görmek güzel oldu. Daha da güzeliyse yeni doğan bebeğimiz ve daha çok vakit geçirmek durumunda kaldığım oğlumla olan paylaşımlarımdı. Siz de deneyimlerinizi ve görüşlerinizi, yorumlar kısmına yazabilirsiniz. Herkese iyi eğlenceler.

Emrah Subaşı Editör