Video oyunları ile hatıra defteri: Bozulan bilgisayarın işkencesi (Bölüm 8)

Video oyunları ile hatıra defteri: Bozulan bilgisayarın işkencesi (Bölüm 8)

Peki, sizin bu hafta sonu planlarınız nedir?

Haftalar geçti son hatıra defteri yazımın üzerinden. Şimdi de, bir başkası ile karşınızdayım. Fakat, öncekiler gibi uzun bir yazı olamayacak sanırım. Ne yazık ki, sahip olduğum PC üzerinde birtakım problemler çıktı ve çözeyim derken bayağı zaman kaybettim. Hatta, PC daha dün kendine geldi diyebilirim. Önceki video oyunları ile hatıra defteri yazılarımda sürekli olarak The Legend of Zelda: Breath of the Wild’dan bahsettiğim için, artık sizi boğabileceğini düşünüyorum, ama söz de vermeyeyim, dayanamayabilirim. PC bozukken zamanımın büyük çoğunluğunu yine Nintendo Switch ile geçirdim, evet.

Video oyunları ile hatıra defteri: Bozulan bilgisayarın işkencesi (Bölüm 8)

Video oyunları ile hatıra defteri: Bozulan bilgisayarın azabı

PC bozulmadan önce oynamış olduğum oyunlardan söz edebilirim sanırım. Nedense, durduk yere Tekken 7’ye sardım. Önceden, oyunun PC sürümünde, konsol sürümlerinde bulunan karakterlerin bir kısmının bulunmadığını düşünüyordum. Sanırım, bir yerden yanlış bilgi almıştım. Üzerinde de fazla durmayıp, yeterince araştırmayıp, hazır bilgiyi öylece kabul etmiştim. Fakat, neyse ki durum hiç de öyle değilmiş. Yani, aslında oyunun PC sürümünde de her karakter bulunuyormuş. Bunu öğrendiğim anda, ilk fırsatta bir Tekken 7 edinip, oyunu oynamaya başladım.

Ben en son Tekken serisinden bir oyunu, PlayStation 2 üzerinde oynamıştım. Üzerinden kim bilir kaç yıl geçti yani. O aralar favorim Steve Fox’tu. Hala bazı kombinasyonlarını hatırlıyor olmam, beni bir hayli mutlu etti açıkçası. Zira, girdiğim ilk çevrim içi kapışmada, karşımdaki King’in ağzını burnunu rahatça dağıtabildim. Hoş, bunun sebebi aslında King’in Steve Fox’a göre daha yavaş olması da olabilir, emin olamadım şimdi.

Kombolara alışmaya başlayayım derken, PC’yi sakata çıkardım ne yazık ki. Fakat, hemen öncesinde, oyunun hikaye moduna da göz atma fırsatım olmuştu. Şimdi, sürprizi kaçırmak gibi olsun istemediğimden, nerede kaldığıma dair bir bilgi vermek istemiyorum, ama yalan olmasın, içim içimi yiyor söylemem için. Sakinim, tamam. Bana kızmazsanız, tekrar The Legend of Zelda: Breath of the Wild’dan bahsetmek istiyorum. Kendimi tam bir The Legend of Zelda misyoneri gibi hissediyorum istemsizce… Fakat elimde değil, elimden düşmüyor oyun, ne yapayım?

Video oyunları ile hatıra defteri: Bozulan bilgisayarın işkencesi (Bölüm 8)

Dayanamadım… Çok direndim, ama olmadı. Özür dilerim.

Video oyunları ile hatıra defteri yazımın bu bölümündeki The Legend of Zelda: Breath of the Wild kısmına hoş geldiniz diyeyim hemen. Dayanamadım, başladım yine, yapacak bir şey yok. PC sakata çıkmadan önce, Twitch üzerinden kendi kanalımda, yeni almış olduğum Elgato HD60 S ile yayın denemeleri yapmıştım. Oyunu, 1080p ve 60 FPS kalitede oynamak bir başka güzelmiş harbiden. Ha, hazır canlı yayın demişken, bakarsınız Leadergamer’da 1080p/60 FPS yayınlar yapmaya başlarız, ne dersiniz?

Oyunu ne kadar uzun süredir oynuyorum, cidden hatırlamıyorum. Fakat %100 yapmadan bitirmek istemiyordum hiç. Sonra, nedenini bilmediğim bir merak sardı içimi ve %100 bir şekilde bitirmeden Ganon’u yenmeye daldım. Tabii ki de ağzıma ağzıma patlattı önce. Yanımda yeterli kalkanım olmadığı için ve başka taktik çözemediğim için devirdi tabii. Peki, Alper durur mu? Hemen kaptım fıstık gibi kalkanları ve tekrar karşısına çıktım. Yahu, Ganon’un ilk halini devirmesi çok zorken, bir de oyuna 2. bir aşama getirmişler… Hoş, bunca yıllık The Legend of Zelda oyuncusu olarak buna neden şaşırdım, inanın hiç bilmiyorum.

Soğuk terler döke döke o halini de indirmeyi başardım tabii ki. İlk hali kadar zor değildi yenmesi, ama vurursa da güzel vuruyordu, hakkını yiyemem şimdi. Yendikten sonra kendimi kötü hissettim. Çünkü, ortaya yeni bir kayıt dosyası çıktı ve üzerinde yıldız simgesi vardı. Ben, bir şeylerin değişmiş olmasını istemediğimden, yenmeden önceki bir kayıt dosyasını yükleyerek, kaldığım yerden devam ettim tabii. Önce, %100 yapmam gerekli.

Bu seferki video oyunları ile hatıra defteri yazısının da sonuna geldik yine. Ne yazık ki, önceki yazılarım kadar fazla bir maceram olmadı. Sağ olsun, bilgisayarım sebebini anlayamadığım bir şeylerden dolayı, beni bir süre ortada bıraktı. Bu hafta sonu da, artık yine Tekken 7’ye kaldığım yerden devam ederim muhtemelen. Biraz kombo öğrenmem şart Steve Fox için. Bayağı zor komboları var. Peki, siz bu hafta sonu ne oynamayı planlıyorsunuz? Bu hafta sonu oynayacağınız oyunları ve neler yapacağınızı, bu yazımızın yorum kısmında belirtebilirsiniz.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın