The Technomancer İnceleme

The Technomancer İnceleme

Mars'ta hayatta kalabilecek misiniz?

[buy_game url=”https://voidu.com/game/the-technomancer” baslik=”The Technomancer, 108 liradan Voidu’da satışta!” resim=”https://s3.eu-central-1.amazonaws.com/voidu/cdn/large_AIwLMBpgNZXmB7jHJChXlIN2fgp5DV0f.jpg”]

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

Her yaz olduğu gibi bu yazda diğer aylara göre kısır geçen bir dönem oluyor. Tek tük ortaya çıkan yapımlarla zaman geçirmeye çalıştığımız düşünülürse, bu tek tük yapımların da kalitesini olmasını istiyoruz doğal olarak. İşte bu bahsettiğimiz yapımlardan birisi de incelemesini yapacağımız The Technomancer. Mars atmosferinde geçen bu bilim kurgu, rol yapma oyunu, bir çok oyuncunun heyecanla beklediği bir yapımdı. Size oyunu uzun süredir beklediyseniz gelin beklediğimiz gibi bir rol yapma oyunu olmuş mu hep beraber bakalım.

20160703173302_1

Technomancer olarak silahlarımızı elektrikli hale getirebiliyoruz.


Merhaba kızıl gezegen!

Oyunumuz 2077 yılında Marsta geçiyor ama düşündüğümüzün aksine görkemli şehirler oyunda yer almıyor ve oldukça karanlık bir post-apokaliptik atmosfer oyun boyunca bizleri bekliyor. The Technomancer’da yönetimin elinin altındaki hem büyücü, hem savaşçı örgütü olan Technomancer’ların yeni bir üyesini canlandırıyoruz ve zaten ilk görevimizden sonra eğitimimizi tamamlayıp resmi olarak bir subay oluyoruz. Açıkçası bana fazlasıyla Star Wars evrenindeki Jedi yapılanmasını anımsattı bu örgüt ama tabi ki büyük farkları da var.

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

Bunun dışında oyunun hikayesi bana göre genel anlamda oldukça güzel, Technomancerların geçmişini, Mars’daki hayatın geçmişini ve dünyayla ilgili bir çok bilgiyi öğrendiğimiz hikayede bunun dışında bir de terörist örgütle çatışıyoruz. İşin güzel yanıysa oyunda aldığımız kararların hikayeyi ve gidişatı etkilemesi. Oyunda verdiğimiz kararlara göre şekillenen hikaye oldukça farklı noktalara gidebiliyor ve her kararı aldığınızda durup bir düşünmeniz gerekiyor. Spoiler vermemek için çok da fazla hikayeden bahsetmiyorum ama oyunun en iyi kısmı hikaye desem yanlış olmaz herhalde.

Tabi oyunda bunun dışında bir de yan görev sistemimiz var. Oyunda yeni eşyalar ve para kazanabileceğimiz yan görevler de bulunuyor ve oyunu çeşitlendirmek adına güzel olmuş. Bu arada bu yan görevleri ve ana görevleri birden fazla yolla çözmemiz mümkün oluyor. Örneğin karakterinizin karizmasını geliştirdiyseniz, karşınızdakini ikna ederek ya da tehdit ederek olayı çözebiliyorsunuz. Bazen de karizmanız yetmiyor ve para olarak kullandığımız serumlarla ödeme yapmak durumda kalıyoruz.

20160703173349_1

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

The Technomancer’ın hikayesi oldukça sürükleyici.


Hem büyücü, hem savaşçı!

Oyunun oynanış kısmındaysa oldukça ilginç bir yapı ile karşılaşıyoruz. Oyunda 4 temel savaş sistemi bulunuyor, bunlardan ilki tabi ki elektrik büyüleri. Silahımıza elektrik yükleyebildiğimiz gibi, düşmanlarımızı da yıldırımlar fırlatabiliyoruz. Tekrar tekrar yıldırım fırlatmak için bir süre beklememiz gerekiyor ama bu süreçte de bahsedeceğim diğer 3 opsiyonu kullanmak zorunda kalıyoruz. Oyunda bahsettiğim büyü sisteminin dışında 3 tane de savaşçı özelliğimiz bulunuyor, istediğimiz kısma yönelebiliyoruz.

Bunlardan ilki asa seçeneği. Uzun bir sopa olarak kullandığımız asa ile rakiplerimizin hepsini bir arada dövebilir, diğer silahlara göre bir nebze daha uzak mesafeden hazırladıkları hareketleri bozabiliriz. 2. Savaşçı opsiyonu ise bir elimize bıçak bir elimize tabanca almak, açıkçası benim en eğlenceli bulduğum sistem bu oldu. Diğer savaşçı tiplerine göre bir hayli hareketli olan bu sınıf ile yakına girip düşmanı dövdükten sonra istediğimiz anda uzaklaşıp tabancamız ile rahatsız etmeye devam edebiliyoruz.

Son oynanış tipimiz ise bildiğiniz klasik kılıç kalkan. Kılıcımız ile oldukça güzel hasar verebilirken, kalkanımızı saldırıları engellemek için kullanmak dışında istediğimiz zaman da düşmanlarımızı sersemletmek için kullanabiliyoruz. Bu tipin daha çok savunma ağırlıklı olduğu söylemek için çok da düşünmemek gerek aslında. Açıkçası bu 3 dövüş tipi ve büyücülük arasında geçiş yaparak oynamak, oyuna oldukça güzel hareket katmış.

20160703173435_1

Karakterimizin yeteneklerini geliştirebileceğimiz 4 ana dal bulunuyor.


Deri ceketle komutan olunmaz!

Dövüş mekanikleri ise genel olarak fena değil, genelde gelen saldırıları engellemek, düşmanın yaptığı yeteneği bozmak ve düşman vuruşlarından sıyrılmak üzerine kurulu desem yeterince anlatmış olurum sanırım. Oyunda bahsettiğim bu yetenekleri ve teknikleri karakter geliştirme ekranından çeşitlendirip geliştirebiliyoruz. Ayrıca üretim sisteminden de istediğimiz kısımdaki teçhizatlarımızı geliştirebiliyoruz.

Bu karakter geliştirme ekranı ve üretim seçenekleri kesinlikle daha fazla olabilirmiş.Benim en çok dikkatimi çekense oyundaki hemen hemen her şeyin başka oyunlardan alınmış gibi durması. Özellikle bazı noktalarda fazlasıyla The Elder Scrolls V: Skyrim esintileri bulunuyor. Hayır, madem bu kadar şeyi benzetmişsiniz, bari karakter yeteneklerimiz kullandıkça gelişseydi. Mesela oyuna sırf olması için bir kilit açma özelliği getirmişler ama sadece seviye atladığımız puanlarla yeteneği geliştirebilme şansımız var, herhangi bir kilit mekanizması ya da benzeri bir şey bulunmuyor.

Yeteneğimizin yettiği kutuları ve kapıları sadece bir tuşla açmak bence çok basit kalmış. Genel olarak üzerinde durulmamış gibi görünen bu detayları beğenmediğimi söylemem lazım.Üretim sistemi konusundaysa tek bir artı var o da elimizdeki teçhizatları bir çok şekilde geliştirebiliyor olmamız. Ayrıca oyunda dikkatimi çeken bir diğer konuysa ne giydiğimizin oyunun hikaye kısmını etkilemesi.

Mesela bir deri ceket giyiyorsunuz ve askerlere emir vermeye gidiyorsunuz, askerler de doğal olarak “sen de kimsin be üstünde üniforma bile yok” diyerek bizi tersliyor. Sonra biz olduğumuzu anlayınca pardon ya tanıyamadım diyorlar. Açıkçası güzel bir detay olarak oyuna katılmış ve oyuna etkisi epey olumlu olmuş. Bu tarz detayların bir çok yerde karşımıza çıkması bizi oyunla ilgili mutlu eden etkenlerden biriydi.

20160703173927_1

Üzerimizdeki teçhizatlara ekipman ekleyerek özelliklerini geliştirebiliyoruz.


Mars’ı kurtarmak için destek şart!

The Technomancer’da olan bir diğer husussa yardımcılar. Oyun başında 2 yardımcıyla gezmeye başlıyorsunuz ve diğer oyunlardaki gibi izin verilen sayıda kalmak şartıyla istediğiniz karakterleri yanınıza alabiliyorsunuz. Bu karakterler arasında pompalı tüfekli, kılıçlı kalkanlı askerlerden tutun da, oldukça ilginç özellikleri olan karakterlere kadar bir çok çeşit bulunuyor. Ayrıca bu karakterlerle olan ilişkileriniz o karakterlerin özelliklerini de etkiliyor, yani iyi geçindiğiniz karakter güçleniyor, aranızın kötü olduğu karakter zayıflıyor. Bu takipçilere emir veriliyor olması da hoş bir ayrıntı olarak yer edinmiş kendine.

Oyunda hoşuma gitmeyen bir diğer kısımsa kaydetme sistemi. Bazen otomatik kaydediyor, bazen kaydetmiyor tam kaydetmeye alışıyorsunuz gerek kalmadığını fark ediyorsunuz, sonra bir bakıyorsunuz yarım saat öncesinin kaydına dönüyor. Net bir sistem olsaymış daha güzel olurmuş ya da otomatik sistem olmasaymış çabuk kaydetmeye alışmamız gerekirmiş, öyle olsaydı en azından nerede kaydettiğimizi bilirdik.

The Technomancer’ın teknik kısmına gelirsek yapımcı firmanın fena bir iş çıkarmadığını söylemek mümkün. Grafik ve fizikler oyunu kaldırabilecek kadar kaliteli hazırlanmış. Optimizasyon konusunda problemler de olsa genel olarak grafikleri beğendiğimi ve performansın da iç açıcı olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca oyunun kontrolcü desteğinin olduğunu gayet güzel çalıştığını da belirteyim.

20160703172852_1

Takipçilerimizi etkili kullanmak hayatta kalmak adına büyük önem taşıyor.


Büyük bir potansiyele yazık olmuş!

Benim en beğendiğim kısımsa kesinlikle müzikler oldu. Oyunun müzikleri oldukça kaliteli ve atmosferi yansıtacak şekilde hazırlanmış. Sesler konusunda aynı başarıyı sergilediklerini söyleyemesek de, göze batacak kadar büyük bir sıkıntı da yok. Kısacası sesler olması gerektiği gibi, fazlası değil, ki zaten oyunu oynarken, elektrik sesleri ve seslendirme dışında çok fazla dikkatinizi çekecek bir kısım da olmayacaktır.

Çoklu oyuncu modunun bulunmadığı yapım, türün gerekliliklerini büyük oranda karşılıyor ama bu kadar fazla yapımın bulunduğu bir ortamda, rakiplerden sıyrılmak için piyasada olan şeyleri harmanlamak yetmiyor maalesef. Birçok oyunda gördüğümüz mekaniklerin güzel bir şekilde kullanıldığını söyleyebiliriz ama her kısım çok dar ve yetersiz bir şekilde ele alınmış. Bu da doğal olarak oynanışı baltalayan bir etmen olmuş. Kesinlikle çok büyük bir potansiyele sahip olan yapım bu potansiyelinin büyük kısmını kullanamamış, biraz daha emekle çok daha iyi bir oyun ortaya çıkarılabilirmiş.

Güncellemelerle de çözülmesi mümkün görünmeyen bu yüzeysellik problemini ancak ek paketlerle aşabileceklerini düşünmekteyim. Tabii bundan vazgeçip yeni bir oyun üzerinde çalışmaya başlarlarsa ikinci oyunun bundan çok daha iyi olabileceğini düşünüyorum. Nispeten yeni bir firma sayılabilecek Spider tarafından geliştirilen yapım, Steam üzerinde indirime sahip olmasına rağmen 110 TL gibi bir fiyattan satılıyor. Açıkçası The Technomancer’ın bu parayı kesinlikle hak etmediğini düşünüyorum. Piyasadaki bütün rol yapma oyunlarını oynadıysanız, ille de yeni bir şey arıyorum ve param var diyorsanız, oyunu alabilirsiniz ama bunun dışındaki durumlar için kesinlikle bu paraya çok daha iyi oyunlar bulabilirsiniz.

[buy_game url=”https://voidu.com/game/the-technomancer” baslik=”The Technomancer, 108 liradan Voidu’da satışta!” resim=”https://s3.eu-central-1.amazonaws.com/voidu/cdn/large_Yipbk5dMDMNltuzPMPrzqhg0g5xLD5zE.jpg”]

[inceleme]

Ayrıca En yeni haberler için Facebook, Twitter ve Google Haberler üzerinden Leadergamer'ı takip edebilirsiniz.