Şimdiki oyuncu nesillerin göremediği geçmişteki 16 ayrıntı!

Şimdiki oyuncu nesillerin göremediği geçmişteki 16 ayrıntı!

Bakalım kimler hatırlayacak?

Bugün oyun dediğimiz zaman bilgisayarlardan, konsollara, tabletlerden akıllı telefonlara kadar geniş bir alan mevcut ve artık oyun kavramı turnuvalara kadar konu olmuş durumda. Yeni nesiller bir iki tuşa basarak oyuna giriş yapıyor ve maceraya hazır hale geliyor. Ancak geçmiş yıllarda oyun kavramı şimdikinden çok farklıydı. İşte 25 yıl öncesinin oyun kavramı:

1 – Isınan adaptörler

atari

Atarili yıllar için adaptörün ısınması büyük önem arz ediyordu. Oyun keyfine bir süre ara vererek soğumaya bırakmanız gereken bu adaptör, bazen istemediğiniz komşu çocuğunu başınızdan savmak için de iyi bir koz olabiliyordu.

2- Bir kasette 9999999 oyun

hqdefault

Şimdilerde bilgisayarın veya mobil cihazın hafızası kadar oyun indirip kurabiliyor ve oynayabiliyoruz. Ancak Atari döneminde kasetlere muhtaç olduğumuz için o ne kadar alabiliyorsa biz de o kadar oynayabiliyorduk.

Uyanık girişimcilerin bir Atari kasedine 9999999 oyun sığdırdığını görmek o zamanlar bir rüya gibi gelmişti. Ancak hepi topu 25 oyunun farklı renk ve temalarla 10 milyon oyuna çıkarılmış olması yine de moralimizi bozmadı ve 25 oyunu yine büyük bir iştahla oynadık.

3- Kablolu tabanca

nintendo-zapper_7

Bugünün dokunmatik ekranlarında nişan almak ve atış yapmak bir hayli kolay. Ancak geçmişte efsane olan ve sırrı (!) hala çözülemeyen kablolu tabancalar vardı. Herkesin erişemediği bir unsur olan bu tabancalar hedef aldığınız noktayı vurması ile ünlüydü. Bunu yapabilen o dönem başka bir aksesuar da yoktu.

4- Game Over kavramı

Wai_Wai_World_2_(NES)_12

Atari bir dönem hem kaybetmeyi hem de kaybettikten sonra yeniden denemeyi öğretmişti bir nesle. Bu neslin en çok karşılaştığı kavram Game Over olmuştu. Okyanusları aşıp derede boğulmanın verdiği hayal kırıklığıyla kaseti yeniden taktık ve herşeye en baştan başladık. Şimdi ise oyunlar kaydediliyor, kaldığınız yerden devam ediliyor. Artık kolaycılığa alıştık yani…

5- Super Mario

31708-super-mario-bros-2-nes-screenshot-starting-as-a-princess

Bir neslin hayatında yer eden Super Mario, sevdiğiniz insanın peşinden nereye kadar koşabileceğimizi göstermişti bize. Tesisatçı olmasına rağmen Prenses’i sevecek kadar cesur yürekli olan Mario ile türlü tehlikelerden kaçtık ancak aldığımız bir kuru teşekkür olmuştu. Bugün Super Mario halen bir efsane ancak onun ne tür zorluklara göğüs gerdiğini çok az kişi biliyor.

6- Street Fighter

5522f574c966717f30a97378

Dünya ülkelerinin savaşçılarının neye benzediğini ilk Street Fighter ile öğrenmiştik. Atari salonlarında veya evde joystick kırdıracak kadar hırçın ve mücadeleci bir oyun olan Street Fighter oynarken muhabbet de had safhada olurdu. Sokakta Ryu’nun aduketini veya Chun-Lee’nin dönüşünü çok taklit etmişizdir. Street Fighter zaman zaman çeşitli platformlarda boy göstermeye devam ediyor. Ancak eski heyecanının kaldığı pek söylenemez.

7- F1

5522f7d5fa3c7f71340982a3

İnsanları araba yarışı ile tanıştıran F1 belki de en zor oyunlardan birisidir. Çalıya çarptığında bile patlayan arabalara sahip olan oyunda virajları almak da her babayiğidin harcı değildi. Birkaç bölüm geçenin ehliyet alacak kadar kendini geliştirdiği F1’in yerine şimdi ekranı döndürerek oynadığımız ve araba hasar görünce parasıyla tamir ettirdiğimiz oyunlar var.

8 – Baloonfight

5522f962e2cf19764dc89725

Balonla uçup yine balonla uçmaya çalışan kuşları patlattığımız oyunda kendimiz de patlamamaya çalışıyorduk. Ara sıra yıldırım yiyip yere düşsek de yine yılmadan uçmayı biliyorduk. Şimdinin zorlayıcı sonsuz koşu oyunları Baloonfight’ın yanında kolay kalır.

9 – Nintendo Tenis

5522fc01c510e7be4cdea073

Çoğumuzun tenisle tanışmasını sağlayan Nintendo Tenis, nedense sayı alınamayacak bir yapıda tasarlanmıştı. Hakemlerin hep aleyhte düdük çaldığı oyunda set kazanan kendisini şanslı hissederdi.

10 – Tsubasa

hqdefault

Attığı şutların dünyayı dolaşmasıyla ünlü Tsubasa televizyonlardan sonra Atari’de de boy göstermişti bir dönem. Zaten atağa kalkması ölüm olan oyunda belirli noktalardan oyuna başlamak için Japonca kodları yazmak gerekiyordu. Bu kodlar da bazen çalışıyor bazen çalışmıyordu.

11 – Goal 3

55240c9f127950ed63d94079

Pata küte top çalmanın resmi olduğu sürreal futbol oyunu Goal 3, Japonların oyun sektörüne armağanıydı. Gol atmanın top sürmeden zor olduğu oyunda gol sevincini seyretmek de ayrı bir zevkti. Yağmurun yıldırımın eksik olmadığı oyuna insanlar ruhlarını koyarlardı. Şimdiki FIFA, PES serilerine baktığımızda bunu pek de göremiyoruz.

12 – Temel Reis

552301221a23a6b44eb1b74c

O dönemde Temel Reis’siz bir oyun olması düşünülemezdi. Safinaz’ın yukarıdan attığı kalpleri yakalarken Kabasakal’dan da kaçmaya çalışan Temel Reis için kendimizi feda edip saatlerimizi harcadığımız çok olmuştur.

Zaman zaman Safinaz’ı beğenmeyip Temel Reis’e yakıştıramasak da kahramanımıza yapamadık bunu, mecbur yardım ettik. Şimdilerde böyle yardımlaşmayı bulabilmek çok zor. Artık nesiller bencil yetişiyor ne yazık ki.

13- Tank 1990

55230316676478e371cf9f16

Tankları sadece kuşu korumak için kullandığımız oyunda kah denizleri aştık, kah çimenlerin arasına saklandık. Ancak kuşu da bir türlü koruyamadık. Bağımlılık yapan oyunlar listesinin en üst sıralarında yer alan Tank 1990’da tuğlalardan adını yazdıranlar bile vardı.

14- Contra

552304e9676478e371cf9f95

Platform ve aksiyonu biraraya getiren Contra, gerek senaryosu olsun, gerek müziği olsun gerekse grafikleri olsun o dönemde yapılabilecek en iyi oyunlardan birisiydi. Oyun kolunu terletecek kadar heyecan yaptıran Contra şimdiki Call of Duty gibi oyunları ezip geçecek kalitedeydi. Mobil platformlarda yeni versiyonları olsa da o kol olmadan o heyecan da olmuyor tabi ki.

15- Mortal Kombat

55230751aeda48b74f872c9c

Mortal Kombat halen var ve olmaya da devam edecek. Ancak atari salonlarındaki kollara yüklendiğimiz dönemdeki heyecanı ve tadı hiç bir zaman veremeyecek.

16- Double Dragon 2

552308fbbfb267b948b80b35

Atari’nin adam pataklama temalı efsane oyunlarından birisi de Double Dragon 2 idi. Her pikseline emek harcanan oyun Arcade tarzında ilerliyordu ve her bölümün sonunda birbirinden güçlü düşmanlar karşımıza çıkıyordu. Çocukluğunda bu oyunu oynamamış olan varsa çok şey kaçırmış sayılır.

Yorumlar (1)

Bir Cevap Yazın

  1. Mert Beyaz dedi ki:

    Candır can <3