Canlı LeadergamerTV PUBG oynuyoruz

Shadow of the Tomb Raider ön inceleme

Shadow of the Tomb Raider ön inceleme

Lara'nın gerçekten kim olduğunu ve arkasındaki hikayeyi anlamaya başlıyoruz.

Shadow of the Tomb Raider ilk gösterildiğinde çevrenin ne kadar etkili olacağından ve vahşi yaşamın Trinity’den bile kötü olacağından bahsedilmişti. Oyunun demo sürümünü deneyimlememizin ardından, geliştiricilerin neden böyle düşündüğünü çok daha rahat anlayabiliyoruz. Oyunun özelliklerine ilk kez bir bakış attığımız Shadow of the Tomb Raider ön inceleme yazımız ile karşınızdayız.

Shadow of the Tomb Raider ön inceleme

Oyunun senaryosu oldukça hızlı başlıyor.

Trinity’i takip ettiği sırada kendini Peruvian ormanı üzerinde uçarken bulan Lara için felaketlerin daha yeni başladığı beklenmedik bir fırtınanın uçağını düşürmesi ile ortaya çıkıyor. Lara’nın, yüzüstü çamura düşerek ormandaki ilk hoş karşılamasını yaşamasının ardından ormanın onu diz çöktürdüğüne tanıklık ediyoruz.  Kaza alanından ekipmanını kurtarmayı başardığı andan itibaren, uçuşta yanında olanları bulmaya sıra geliyor. Pilotun yanı sıra uzun zamandır arkadaşı olan Jonah’ı da bulma görevi Lara’nın oluyor. Ne yazık ki bu son adam, pilot, hayatta kalmayı başaramıyor, çünkü Trinity’den bile daha büyük bir problem pençeleri ve büyük dişleri ile ormanda bekliyor.

Jaguar ile giriştiğimiz etkileyici düello, kameranın etrafında döner gibi panik içerisinde jaguarın bir sonraki hamlesini beklemeye beni zorluyor. Gölgelerin içerisinde yer alan vahşi hayvandan kurtulmaya çalışmanın verdiği hissin neredeyse tüm Shadow of the Tomb Raider oyununu özetlediğini söyleyebilirim. Karanlığın içindeki hedefi zar zor seçerek ok atmak yoluyla vurmaya çalışmak gerçekten de hayatta kalma hislerimin harekete geçmesini gerektiriyordu.

Jaguar ile olan savaşımız sona erdikten sonra hayvandan geriye kalanlar ile yeni bir kıyafet yapmayı başardım. Bu noktada oyunda yeni kıyafetlerin yeteneklerinizin ve özelliklerinizin artmasını sağladığını öğreniyorsunuz. Far Cry serisini andıran bu özelliğin final oyunda daha gelişmiş bir şekilde, daha fazla kıyafet ile sunulacağına inanıyoruz. Oyunun bir çeşit ilerleme mekaniğine sahip olduğunu da söylememiz gerekiyor. Jaguar ile yaptığı savaştan sonra buradan ders çıkaran Lara, öğrendiklerini Trinity’e karşı savaşırken çevreyi kullanmak amacıyla geliştiriyor. Kendini çamurun içinde saklayarak düşmanları daha onlara gözükmeden öldürmek gibi.

Shadow of the Tomb Raider ön inceleme

Çevre, Shadow of the Tomb Raider’daki en önemli faktörlerden birisi.

Bu noktada çamur faktörünün Lara’yı gerçekten ne kadar gizleyebildiğini anlamak mümkün olmadığından, güvendiğiniz gizlenme yöntemlerine başvuruyorsunuz. Düşmanlara bitkilerin arasından yaklaşarak tek hamlede işlerini bitirmek, çamurda saklanarak ateş etmekten daha mantıklı görünüyor. Tabii ki bir grup düşmanı molotof kokteyli ile ateşe vermek gibi ilginç yöntemleri de hala kullanabiliyorsunuz. Hatta Eagle’s Talon adında yeni bir saldırı ile rakiplerinizi ipe bağlayarak ağaçtan aşağıya asmak dahi mümkün.

Bütün bunlara rağmen oyunun demo sürümünde çok fazla ölüm bulunmadığını söyleyebiliriz. Bir noktada, bir çeşit gizemli gücün düşmanlarınızın bir bir hakkından geldiğini fark ediyorsunuz. Üstüne bir de karmaşık bitki alanında askerlerin bir anlığına kaybolduğunu ve orada bir şeyin olduğunu görmek oldukça korkutucu oluyor. Tabii şimdiye kadar karşınıza çıkmadığı için bir şekilde size zarar vermeyeceğine inanmaya devam ediyorsunuz.

Serinin diğer oyunlarından çok daha fazla bulmaca bulunduracağını düşündüğüm Shadow of the Tomb Raider’da senaryonun içerisine yerleştirilmiş oldukça fazla bulmaca bulunuyor. Herhangi bir kapıyı bulmaca çözerek açmanız gerekmesinden tutun da bir yere gerekli adımları atmaya kadar pek çok farklı şekildeki bulmacaların hakkından gelmeniz gerekiyor. Bütün hepsinin senaryoya oldukça yerinde bir şekilde yerleştirilmiş olması, çevrenin de çok daha fazla dikkatinizi çekmesini sağlıyor. Aslına bakarsanız tam anlamıyla bir ölüm makinesi olan Lara’yı bile korkutacak çevre unsurlarının hakkından gelmek de sizin elinizde.

Shadow of the Tomb Raider ön inceleme

Oyun mekanikleri dinamikliğini koruyor.

Rise of the Tomb Raider ile bizlere tanıtılan baltanın yeni oyun ile birlikte geri döndüğünü ve uçurumlardan atlamak konusunda oldukça işe yarar olduğunu söyleyebiliriz. Oyunda birçok tırmanılması gereken nokta ve atlanılması gereken uçurum bulunuyor, eğer zorluk seviyesini düşürürseniz bunlar hakkındaki ipuçlarını da göremiyorsunuz. Shadow of the Tomb Raider ile gördüğümüz yeni yetenekler ise Lara’nın uçurumlardan aşağıya kendini bağlayarak koşmasını bile sağlayabiliyor. Üstelik ilk oyunda gördüğümüz büyük su altı seviyelerinin de bu oyun ile birlikte geri döndüğünü söyleyebiliriz.

Suyun altının da su üstündeki orman kadar tehlikeli olduğunu ve hiçbir şey değilse nefes almak için hava delikleri bulmanız gerektiğini fark ediyorsunuz. Oyunu deneyimlediğimiz sırada Lara’yı sarmaya çalışan yılan balıkları ve gördükleri anda saldıran vahşi balıklar ile karşılaştık. Tabii ki bunlardan genellikle istenen tuşlara basarak anlık olarak kurtulabiliyorsunuz. Unutmadan, oyunda çözemediğiniz zaman sizi yılanlarla dolu çukura bırakan bir bulmaca olduğunu da söyleyelim. Tüm bunlar ortalıktayken Trinity eskisi kadar tehlikeli gelmiyor öyle değil mi?

Oyunun sadece hayatta kalmaktan ibaret olmadığını da söylememiz gerekiyor. Her ne kadar oyunun ilk bölümleri Lara’nın ormandaki maceralarını anlatıyor olsa da, kısa bir süre sonra Jonah ile bir araya gelmesinin ardından bu durum değişiyor. Üstüne bir de oradaki bir köy olan Kuwaq Yaku’da Abby adında dost bir karakter ile tanıştıktan sonra Lara’yı bir ölüm makinesinin daha ötesinde görmeye başlıyorsunuz. Kuwaq Yaku, beklediğiniz kadar büyük olmasa da büyük bir gizli şehir olan Paititi’ye giden yolu oluşturuyor. Yan görevler yapabildiğiniz ve çevreyi izleyebildiğiniz lokasyonun demo sürümünün son noktası olduğunu söyleyebiliriz.

Shadow of the Tomb Raider ön inceleme

Shadow of the Tomb Raider başarılı bir oyun olacak.

Karakterler arasındaki etkileşimlerin oyunu çok daha güçlü hale getirdiğini söylememiz gerekiyor. Uncharted oyunlarında gördüğümüz kadar insancıl hissettirmese de oyun oynarken karakterlerde bir tebessüm ile karşılaşmak her zaman mutluluk verici oluyor. Shadow of the Tomb Raider, Tomb Raider serisinin yalnızca kayıp şehirleri incelemek veya paralı askerleri öldürmekten ibaret olmadığını gösterecek. İnsanlarla ve bu insanların değerleriyle etkileşime geçebildiğiniz bu yeni oyuna dair beklentilerinizi yüksek tutabilirsiniz diyoruz.


Shadow of the Tomb Raider
Shadow of the Tomb Raider inceleme    Haber  |  İnceleme 


Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın