Röportaj: All That Matters’ın Yapımcısıyla Konuştuk

Röportaj: All That Matters’ın Yapımcısıyla Konuştuk

All That Matters, Ali Batı’nın en çok oynanan oyunu.”

Özellikle All That Matters adlı oyunu ile son zamanlarda adından oldukça söz ettiren bağımsız yapımcı Ali Batı ile sizler için konuştuk. Oyunların yapımından, gelecek projelerinden ve Türk oyun sektöründen bahseden Ali Batı’ya röportaj için teşekkür ederiz.

1)Merhaba. Bize biraz kendinizden bahsedebilirmisiniz?

Ankara Atatürk Anadolu Lisesi mezunuyum. Üniversiteyi İTÜ Kontrol ve Otomasyon Mühendisliğinde okudum, bir buçuk sene önce mezun oldum. 23 yaşındayım, 6-7 senedir yazılımla, 2-3 senedir de oyun yazılımı ile uğraşıyorum. Mart 2011’den bu yana bağımsız oyun geliştiriyorum.

2)Oyunları tek başınıza mı geliştiriyorsunuz. Yoksa bir takımınız mı var?

Tabi, bugüne kadar geliştirdiğim bütün oyunlarda bir ekip çalışması vardı. Tasarım becerisi olmayan birisiyim. Bu yüzden tasarım konusunda hep birileriyle birlikte çalıştım. Uzun bir süre yakın dostum Abdullah Taha Müslümanoğlu ile birlikte oyun geliştirdik. Aynı şirkette 1 sene boyunca beraber çalıştık. Ayrıca neredeyse bütün oyunlarda seslendirme, müzik, hikaye alanlarında yardım aldım. Benim asıl katkıda bulunmaktan keyif aldığım alanlar programlama ve oyun tasarımı.

3)Oyunlarınıza baktığımızda normal tarzın çok dışında yapımlar. Bu tarz fikirleri aranızdan biri mi buluyor? Yoksa hepinizin ortak fikirleri mi uygulanıyor?

Bağımsız yapımlarda aradan sıyrılabilmek için oyun tasarımında değişik birşeyler yapmanız şart. Bütün örnek aldığım yapımlarda bunu görebiliyorum: (Limbo, Braid, World of Goo vb.)
Büyük firmalarda ve genelde yurtdışında oyun tasarımı (görsel tasarımdan bahsetmiyorum, oyun mekaniklerinin tasarlanması) için ayrı bir meslek bulunuyor. Hatta bunun üzerine odaklanmış okullar bile var. Benim içinde bulunduğum projelerimde ise genelde ana bir tema üzerine herkes katkıda bulunuyor. All That Matters ve Jack in the Box’ın oyun fikirleri ve tasarımları bana ait (her ne kadar pek çok oyundan esinlenmiş olsalar da), öncesinde ise hep bir takım çalışmasıyla ortaya çıktılar.

4)Peki geliştirirken en çok keyif aldığınız ve çok sevilen oyun hangisi?
En az sevilen oyunum, geliştirmekten en çok keyif aldığımdı: (Legend of Kupapa)
En çok sevilen oyunum ise geliştirmesi en uzun süren son oyun: (All That Matters)

5)All That Matters demişken, oyunda yapı itibariyle trine ve braid esinlenmeleri mevcut ancak yine de apayrı bir tarz. okuduğuma göre oyunu yabancı yapımcılardan da beğenenler olmuş. Sizce bu kadar ilginini nedeni nedir? Ayrıca herkesce merak edilen bir diğer soru da, All That Matters 2 görme şansımız var mı?
Evet, All That Matters hikaye anlatım tarzı olarak her ne kadar eline su dökemese de Braid’e, oynanış mekanikleri açısından da Trine, home sheep home ve aslında bunların atası olan lost vikings gibi pek çok yapıma benziyor. Açıkçası beklediğimden çok daha büyük bir ilgi gördü oyun, o yüzden bende bunun sebeplerini sonradan düşünme fırsatı bulabildim. Sanırım en büyük sebep, oynayan kişilerin büyük bir kısmının hikaye içerisinde kendilerinden bir parça bulması. Pek çok flash oyunda görmediğimiz birşey. Açıkçası oyunun başındaki uzun giriş kısmının hiç beğenilmeyeceğini tahmin ediyordum, o konuda bayağı bir yanıldım. Ama oyunun neyi başardığını görmenin yanında, yanlışlarını da görmek hiç zor değil. Örneğin hikayenin oynanıştan kopuk olması (bu konuda braid’den alınacak çok ders var aslında), kontrollerin tepkisiz kalması, bazı bölüm tasarımlarının anlamsız zor olması gibi.

All That Matters 2 gelir mi bilemiyorum, açıkçası bulmaca oyunu geliştirmekten biraz sıkıldım, araya zaman koymayı isterim. Belki Greer ailesinin geçmiş hayatını konu alan bir oyun yapılabilir diye düşünüyorum.

6)Sitenizi ziyaret ettiğimizde The Lord adlı bir oyunun geliştirilmekte olduğunu görüyoruz. Şu anda üzerinde çalıştığınız proje bu mu? Oyun hakkında bize biraz bilgi vermeniz mümkün mü?

Tabi, o oyunun ismini Dominition olarak değiştirdik , playdomination.com sitesini de aldık hatta ama şu anda birşey yok içerisinde. Bu projede daha önce de birlikte çalışmalar yaptığım ancak hiçbir projeyi tamamlayamadığımız çizgi roman çizeri Devrim Kunter ile birlikte çalışıyoruz.
Domination, civilization oyunundan ve Taht Oyunları kitaplarından esinlendiğimiz, strateji & simülasyon karışımı bir projemiz. Oyunu her oynayışınızda rastgele bir Dünya yaratılıyor. Sizde bu Dünya’da birkaç toprak parçasına sahip bir lord olarak başlıyorsunuz oyuna.
Oyundaki temel amaç en çok toprak parçasına sahip olmak. Bu amaçta ilerlerken geliştireceğiniz teknolojileri seçecek, oynayış tarzınızı ortaya koyacak (saldırgan ya da savunmacı bir lord olabileceksiniz), halkınızın mutluluğunu korumaya gayret gösterecek ve diğer lordlarla diplomasi yaparak ilişkilerinizi dengede tutmaya çalışacaksınız.
Karmaşık gibi gözüken bu oyun tasarımını olabildiğince basit bir arayüzle sunmayı ve oyunu her oynadığınızda sizi sıkmayacak farklı bir 15-20 dakikalık tecrübe sunmayı planlıyoruz.

7)Oyun yapısını görünce direkt olarak aklımıza çoklu oyuncu geldi. Böyle bir oyunda multiplayer desteği sunulması mümkün mü?

Evet, kesinlikle, bu beni çok heyecanlandıran birşey. Ancak çoklu oyuncu versiyonunu geliştirmek çok zaman alacağından önce tek oyunculu versiyonunu yayınlayıp, ilgi gördüğü takdirde çoklu oyuncuya geçmeyi düşünüyoruz. Ayrıca kısmet olursa böyle bir oyunun tabletlerde de keyifle oynanabileceğini düşündüğümüz için flash versiyonu ile birlikte tablet versiyonunu da geliştirmeyi düşünüyoruz.

8)Peki indirilebilir oyunlara başlayacakmısınız? Yoksa flash oyunlara bir süre daha devam etmeyi düşünüyormusunuz? İleride Steam vb. platformlarda sizi görme şansımız var mı?

Steam platformuna kabul edilmek oldukça zor bir iş, bu amaç doğrultusunda aylar boyunca çalışıp, ortaya koyduğumuz ürün kabul edilmediği takdirde büyük bir hüsran yaşayabileceğimizi düşünüyorum. Tabi flash platformu sadece daha büyük projeler için gördüğüm bir basamak. Daha uzun bir süre burada kalmaya niyetim yok. Ama neden olmasın? Belki Domination tamamlandığında Steam platformuna da başvuru olarak gönderebiliriz. Denemekten zarar çıkmaz

9)Indie yapımlar türk oyun sektörünü biraz da olsa hareketlendirmeyi başardı. Peki sizce türk oyun sektörünün geleceği nasıl şekillenecek?

Sektörün hareketlenmesinde bağımsız oyunların elbette etkisi olacaktır. Dilerim bu oyunların sayıları da gün geçtikçe artar. Bazı eksiklerimiz olsa da Türk oyun sektörü olarak çok doğru bir yolda olduğumuzu düşünüyorum. Bence gelecekte Türk bağımsız yapımların sayısı daha çok artacak, mobil ve sosyal oyunlarda başarı sağlayan firmalar da Dünya çapında rekabet edebilecek oyunlar geliştirmeye başlayacak.
10)Oyun geliştirmeye yeni başlayacaklar için tavsiyeniz nedir?

Yeni oyun geliştirecek arkadaşların zaten kaynak bulmada sıkıntı çekeceklerini zannetmiyorum. Verebileceğim en önemli tavsiye küçük projelerle ve küçük ekiplerle işe başlamaları. Geliştirme süreci uzadıkça motivasyon kaybı yaşamak ve projeden soğumak en büyük problemlerden birisi.

Ayrıca En yeni haberler için Facebook, Twitter ve Google Haberler üzerinden Leadergamer'ı takip edebilirsiniz.