PES 2012

PES 2012

Geçen yılki oyundan sonra büyük bir kesimin merak ettiği bir soru var. “PES serisi nereye gidiyor?”. FIFA 11 o kadar kaliteli bir yapımdı ki PES 11 bu oyunun yanında adeta ezilmişti ve uzun zamandır PES serisine ‘abone’ olmuş kullanıcılar bile oyunun ne kadar kötü olduğundan bahsediyordu.

Peki PES 2012’de böyle mi? Oyun geçen seneden ders almış mı? neleri geliştirmiş? hangi detaylara hiç dokunulmamış? Oynayışta geliştirme var mı? Kontroller nasıl? ve FIFA 12’den daha iyi bir oyun olmuş mu? İşte tüm bu soruların cevabını bu satırların altında bulacaksınız.

Hakem Düdüğü ile İnceleme Başlıyor!

PES 2012’yi ilk açtığımızda bizi detaylı bir giriş kısmı bekliyor. Karakterimizi oluşturuyoruz. Ağzını, burnunu, şeklini şemalini düzeltiyoruz. Takımımızı seçiyoruz ve dalıyoruz oyunun içerisine.

PES 2012’de geçen senede kullanılan menü sistemi yer alıyor. Gayet kullanışlı olan bu menüde, Hazırlık Maçı, Şampiyonlar Ligi, Lig-Kupa Menüleri, Football Life seçeneği, Ayarlar, Online modlar ve Antreman gibi seçenekler bulunuyor. Bu kısımların tümü Türkçe olduğu için neyin ne işe yaradığını bu incelemeyi okuyabilecek kadar Türkçe’si olan herkesin anlayabileceğini düşünüyorum.

Top mu Kale mi Kaptan?

Saha dışı detayları bırakıp sahaya indiğimizde serinin bir önceki oyununa göre inanılmaz derecede geliştiğini görüyoruz. Özellikle kontroller ve paslar bir harika olmuş. PES 11’de ki yanlış paslardan oyunu oynayan herkes dert yanmıştır mutlaka. Ancak PES 2012’de kontroller çok daha güzel olmuş. Seri biraz daha özüne dönmüş diyebiliriz. Kontrol sistemi çok rahat ve paslar ile ortalar tamda istediğiniz yerlere gidiyor.

Paslar ve ortalar istediğiniz yere gidiyor dememize bakmayın. Bazen o kadar istediğiniz bir yere gidiyor ki “Nerede bu defans yahu!” diye bağrışmalar duyuluyor oyunu bir arkadaşınızla oynadığınızda. Özellike LeaderGamer ekibi olarak 3 ortadan birini gol yapamayanı dışlıyorduk aramızdan “Bu oyunda da atamıyorsan bırak sen futbol oynamayı” diyerek. Defans ve defansın yapay zekası hala yeterli seviyede değil. Ancak PES 2011’e göre yine bir nebze iyileştirilmiş durumda diyebiliriz.

Paslar ve ortalarda geçerli olan bu durum şutlar konusunda da aynı.  Ben oyunda hala Sabri ile 30 metreden gol atabiliyorsam bu oyunun şut sistemi bozuktur kardeşim. Şaka bir yana şut ve orta konusunda PES bize biraz yardım ediyor gibi. Çektiğimiz şutların büyük bir kısmı kaleyi buluyor ya da heyecan yaratacak şekilde kalenin yanından geçiyor. Tabi bu kural şutun herhangi bir oyuncuya çarpmaması durumunda geçerli. Eğer çektiğiniz şut bir oyuncuya çarparsa farklı bir şekilde dışarı çıkabiliyor. Özellikle PES’te oyuncuların tüm vücutlarına oyun içerisinde top çarpabiliyor. Bu da PES 12’nin güzel bir yönü.

LeaderGamer.com.tr

Hayatımız Futbol

PES 2012’nin Football Life seçeneği altında Become a Legend (Efsane Olun) ve Menajerlik modları mevcut.

Menajerlik modundan başlayalım. Futbol oyunlarında uzun zamandır yer alan bu emektar mod tabii ki PES 12’de de yerini almış durumda. Teknik direktör koltuğuna oturduğunuz takımın bütçesinden ve oyuncu performanslarından siz sorumlusunuz. Tabii transferlerde sizin işiniz. Eğer başarılı bir yönetim sergilerseniz ve takımınız ligte iyi bir yere gelirse kazandığınız para ve sponsor gelirleri artmaya başlıyor. Eğer kötü bir yönetim segilerseniz  yöneticileriniz sizi ‘şutluyor’ sizde “Ben nerede yanlış yaptım?” diye düşünüyorsunuz.

Efsane olmak için ise herşey sizin elinizde. Tavsiyem bu moda başlamadan önce ‘I Am Legend’ filmini izleyin faydasını göreceksiniz. Bireysel bir oyuncu olarak bu moda başlıyorsunuz ve bir takım ile kontrat imzalıyorsunuz. Oynadığınız pozisyonda ne kadar başarılı olursanız yıldızınızda bir o kadar parlıyor. İlerleyen sezonlarda daha büyük kulüpler sizinle ilgilenmeye başlıyor ve bunların sonucunda adınızı bir efsane yapmaya çalışıyorsunuz.

Grafikler, Sesler ve Lisans

Henüz maça başlamadan sahaya çıkılan tünelde oyuncu yüzlerini inceleme fırsatı yakalıyoruz. Her zaman olduğu gibi büyük takımların büyük oyuncularında ‘kopyala/yapıştır’ tekniği kullanılmış gibi  duruyor. Yıldız oyuncuların tümü inanılmaz derecede gerçeğe benzetilmiş. PES diğer oyuncularda da yüz modellemesinde cömert davranmış ve güzel bir iş ortaya koymuş.

Grafik konusunda eleştireceğim bir konuda var; Derinlik. Konami oyuna derinlik katacağım derken oyun çok derin olmuş önünü alamamışlar yani çok fazla derin olmuş. Konami’nin derinlik diye adlandırdığı konu aslında parlak grafiklerden vazgeçip oyuna daha fazla 3 boyutlu havası kazandırmaktı. Ancak oyun bazı stadyumlarda o kadar karanlık gözüküyorki koyu renkte bir forma giydiğinizde Messi’yi bile zenci zannedebilirsiniz.

Sesler konusuna geldiğimizde hala taraftar veya spiker yeterince başarılı değil. Taraftardan gelen sesi birde FIFA 12’den dinleyin derim arada ki uçurumu görünce bana hak vereceksiniz. Spiker ise hala yanlış zamanda yanlış yorumlar yapabiliyor malesef. Bunların dışında direkten dönen toplarda, kaçan net pozisyonlardaki sesler hala aynı. PES bu konuda bir yeniliğe gitmemiş anlayacağınız.

Lisans konusu ise hala sıkıntılı. Oyunda Fransa, İspanya ve Hollanda ligleri tamamen lisanslı. İngiltere, İtalya ve Portekiz ligindeki takımlardan ise sadece bir kısmı lisanslı durumda. Bu takımların dışında diğer ligler kısmında birçok takım lisanslı durumda bulunuyor. Bunlara Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’da dahil. Lig lisansları ise oyunda yer almıyor. Bunun yerine Şampiyonlar ligi, Avrupa Ligi, Copa Santander Libertadores lisanslı olarak oyunda bulunuyor.

Son Düdük!

PES 2012, serinin bir önceki oyunu olan PES 2011 ile karşılaştırıldığında çok iyi bir oyun. Ayrıca Türkçe dil desteği oyunun Türkiye pazarındaki değerini arttırıyor. Ancak FIFA serisi ile karşılaştırmak gerekirse FIFA 11 ile ancak yarışabilecek bir yapım olduğuda unutulmamalı. Konami biraz daha fazla çalışmalı. Artık EA Sports’un içine ajan sokma vakti gelmiştir. Bu iş böyle yürümeyecek.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın