Menü
https://leadergamer.com.tr/strangers-in-a-strange-land-steam/

Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake

Yapımcı Deck Nine Games
Dağıtımcı Square Enix
Tür
Çıkış Tarihi 31 Ağustos 2017

Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake İnceleme

Eğer oyunu oynayabilseydik, aslında çok güzel bir inceleme yazısı olacaktı bu. Fakat durumlar biraz farklı.


Eğer sitemizi uzun zamandır takip ediyorsanız, benim çok sıkı bir Life is Strange fanı olduğumu, hatta kısa bir süre önce de tüm Telltale Games oyunlarına aşık olduğumu biliyorsunuzdur. Bilmiyorsanız da tesadüfe bakın ki şimdi öğrendiniz. Bu tür senaryo temelli oyunları çok sevdiğim için ve tabii ki Life is Strange serisini de çok yakından takip ettiğim için, Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake oyununu da büyük bir merakla bekliyordum. PlayStation Store üzerinde Life is Strange: Before the Storm ön siparişe açıldığı zaman, direkt olarak Deluxe Edition için ön sipariş vermiştim. Amacım, oyunun çıktığı gece hemen güzelce oynayıp, incelemesini aynı güne yetiştirebilmekti. Fakat bunu beceremedim, oyun izin vermedi.

Life is Strange: Before the Storm - Episode 1: Awake İnceleme

Öncelikle, Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake çıkışının bayrama denk gelmesi biraz canımı sıkmıştı. Aynı zamanda Call of Duty: WWII özel kapalı betası da vardı. Yine de ön indirmeler açılır açılmaz, Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake indirme işlemini başlattım. Oyun indi, oyun başladı, oyun devam etmedi. Çok fazla oyun hakkında detay bilgi vermek istemiyorum ama oyun açıldıktan sonra kısa bir yürüyüş ardından, eski bir binanın önüne geliyoruz. Kapıdaki bir arkadaşı ikna edip, konsere girmemiz gerekiyor. Konser de eski binada işte. Fakat bu bölümde, kapıdaki arkadaşı ikna etmek imkansız. Çünkü oyun tamamen bozuk.

Öncelikle, bu kapıda duran arkadaşla etkileşime geçiyoruz, kendisine sahte bir kimlik verip, 18 yaşında olduğumuzu ve konsere girebileceğimizi söylüyoruz. Tabii kapıdaki arkadaş bu kimliğin sahte olduğunu anlıyor ve bizi geri püskürtüyor. Bu noktadaki diyaloğa hiçbir şekilde müdahale edemiyorsunuz, bu normal. Ardından, etrafı biraz araştırıp, kapıdaki arkadaş ile tekrar konuşmamız gerekiyor. Çünkü içeriği gireceğiz. Normal bir oyuncu bunu yaparsa, karşısına 4 farklı diyalog seçeneği çıkıyor, bir tanesi ile içeri girebiliyor. Oyun devam ediyor. Fakat biz o 4 diyalog seçeneğini kesinlikle göremiyoruz. Etrafı araştırıyoruz, ipucu buluyoruz, ekranın sol üst köşesinde, “Yeni bir diyalog açıldı.” diyor oyun fakat kapıdaki arkadaş ile konuşmak istediğimizde, o en baştaki kimlik sahnesi başlıyor. Sürekli. Bir noktadan sonra sinirim bozuldu ve psikopat gibi sürekli adamla konuşmaya çalıştım. En az 20 kez o kimlik kısmı çıktı. Sinirlendim, oyunu sildim.

Oyunu silmeden önce fark ettiğim birkaç şeyden daha bahsetmek istiyorum. Oyunun bozuk olduğunu anladığım bu sıralarda, etraftaki bazı şeylerle etkileşime geçemediğimi de fark ettim. Mesela yerde bir kağıt duruyordu, incelemek istiyorum, üçgene basıyorum ama hiçbir şey olmuyor. Karavana grafiti yapabiliyoruz, yapmak istiyorum. Hangi grafitiyi yapmak istediğimi seçiyorum, Chloe bir şeyler çiziyor, “Oh çok da güzel oldu.” diyor fakat karavanda grafiti filan yok. Ayrıca sistem bana o grafiti için kupa/başarım da vermiyor. Bu noktada, “Deluxe Edition ile gelen ek içerikler belki sorun yapıyordur, sileyim de öyle oynayayım.” şeklinde düşündüm. Bunu yapmadan önce klasik yöntem olan, sil ve tekrar yükle yöntemini denedim. Oyunun en küçük kayıt dosyasını bile sistemimden sildim, tüm ek paketler ile tekrar yükledim. Sonuç aynı.

Life is Strange: Before the Storm - Episode 1: Awake İnceleme

Pembe arabalar kesinlikle normal. Normal olmayan bir şey kesinlikle yok.

Bu başarısız atılım sonrasında ciddi anlamda sinirlendim. Konsolu kapattım ve buraya geldim, haberler yazdım ettim. Gece yatmadan önce tekrar indirme yapayım dedim, bu sefer de ek paketler olmadan sadece oyunu kurdum.  Bu arada oyunu PlayStation 4 Pro üzerinde oynuyorum. Her neyse, oyunu ek paketler olmadan yüklediğim zaman da sonuç değişmedi. Sonunda da oyunun ana dosyaları hariç her şeyi sildim ve Call of Duty: WWII betası ile eğlenceme baktım. Betayı oynarken aklıma, “Yahu bu adamların bir destek sistemi yok mu?” şeklinde bir cümle geldi. PC başında yaptığım 2 dakikalık bir araştırma sonrasında, bu destek ile Square Enix ekibinin ilgilendiğini gördüm, normal bir oyuncu profilim ile kendileri ile iletişime geçtim. Sonra neler mi oldu?

Square Enix ile iletişime geçtim ve durumu anlattım. Kendilerinden cevap beklerken, Life is Strange: Before the Storm oyununun Steam sayfasını ziyaret etmek istedim. Çünkü Steam üzerindeki Tartışmalar kısmı sayesinde belki benimle aynı sorunu yaşayan birini görebilirdim. Oyun hakkında hiçbir sorun olmadığını ve benim nadir bir durumla karşı karşıya olduğumu düşünürken, Steam Tartışmalar kısmındaki başlıklar bende bir anda şok etkisi yarattı. Çünkü herkes çılgınlar gibi hata var diyordu oyunda. Karakterlerin yarı saydam olması mı dersiniz, oyunda ses olmaması mı dersiniz, hareket edememe sorunu mu dersiniz, sürekli aynı yerde kendini kapatan oyun sorunu mu dersiniz… Ne ararsanız var. Fakat benim problemim yok. Yine de yüzlerce insanın ciddi problemler yaşadığını görmek, ilginç de olsa beni rahatlattı. Belli ki bir sorun var oyunun çıkışında ve benimki de bu sorunlara dahil olabilirdi.

Şu an bu satırları 1 Eylül 2017 tarihinde, saat 21:30 civarında yazıyorum. Square Enix ekibinden sorunuma cevap geldi. Kendileri, tamamen kopyala-yapıştır bir cevap verdiler ve oyun hakkında ipucu veremeyeceklerini belirttiler. Çünkü ben ipucu istiyordum, değil mi? Oyunun kesinlikle ileriye gitmiyor olması, YouTube’da oyunu oynayan adamların oyunu ile benimkinin farklı olması kesinlikle bir hata olamaz. Ben malım, en azından YouTube’da oyunu oynayan bir kişinin hareketlerini taklit ederek o açılış bölümünü geçemiyorum. Square Enix ekibinden gelen bu mail beni ciddi anlamda sinirlendirdi, oyunun PC sürümünün de ciddi, “Game Breaking” diye tabir edilen hatalara sahip olduğunu hatırladım ve bu inceleme yazımı yazmaya karar verdim. Square Enix ekibinin bana yardım etmeye niyeti yok. Tekrar 80 TL verip oyunu bir de PC üzerinde satın almayacağım. Bu yüzden oyunun sadece bana sunulan kadarını inceleyeceğim. Buyurunuz efendim.

Life is Strange: Before the Storm - Episode 1: Awake İnceleme

Oyunun PC sürümünden gerçek bir görüntü. Benden daha ileri bir bölüme gidebilmişler en azından.

Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake İnceleme

Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake gerçekten çok hoş bir şekilde başlıyor. Chloe karakterinin, ergenliğini en doruklarında yaşadığını görebiliyoruz. Aynı zamanda müzikler de başarılı sayılır, tabii çok duyamıyoruz müzik. Fakat oyunun oynanış süresi bir hayli kısa, yaklaşık 10 dakika. Bu 10 dakikalık oynanış süresi boyunca birçok hata ile karşılaşabiliyorsunuz. Mesela, etkileşime geçmeniz gereken şeyler ile etkileşime geçemiyorsunuz; grafiti yapıyorsunuz fakat yaptığınız şeyler görünmüyor. Tabii sürekli tekrar eden diyaloglar da var. Açıkçası 80 TL gibi bir bedel ödeyip, içi hata dolu ve sadece 10 dakika süren bir deneyime sahip olmak istemem. Ha tabii, eğer aynı diyalogları sürekli dinlemek isterseniz, 100 metre karelik boş bir alanda sürekli aynı şeyleri yapmak isterseniz, oynanış süresini dilediğiniz kadar uzatabiliyorsunuz.

Life is Strange: Before the Storm gerçekten çok büyük bir heyecan ile beklediğim bir oyundu. Yaşadığım bu tatsızlıklar, oyuna olan tüm heyecanımı öldürdü. Bu saatten sonra oyun düzelse bile umurumda olacağını sanmıyorum. Fakat oyunun düzelmiş halini bir ara oynayıp, bu inceleme yazısını da güncelleyeceğim sanırım. Tabii oyun düzelirse. Her neyse, bir sonraki inceleme yazımda görüşmek üzere. Muhtemelen sonraki yazımda Destiny 2 oyununu ele alacağım.

Güncelleme

Yaşadığımız problem çözüldü. Bu yüzden, tam da dediğimiz gibi asıl incelemeyi yazmaya başlayabiliriz. Eğer yukarıdaki incelemeyi, ciddiye aldıysanız, gerçekten sarkastik şeyler hakkında biraz bilgilenmeniz gerekiyor. Her neyse, girişi çok uzatmadan oyundan kısa bir şekilde bahsedeceğim. Ardından senaryo hakkındaki fikirlerimden bahsedeceğim. Senaryo hakkında bahsederken tabii ki hikaye hakkında keyif kaçırıcı bilgiler verebilirim. Bu yüzden, oyunu henüz oynamadıysanız, inceleme yazımızın senaryo kısmını geçebilirsiniz efendim.

Öncelikle oyunun temelinden bahsedeyim. Dediğim gibi bu noktada hikaye hakkında keyif kaçırıcı bir bilgi vermeyeceğim. Öncelikle söylemem gerekiyor ki, Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake gerçekten olmuş. Oyunun 1. sezonunu incelerken söylemiştim, seçilen müzikler gerçekten efsaneydi. İşte başarılı müzik seçimleri, Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake ile devam ediyor. Oyunda birçok noktada durup, müzik dinlemeniz size opsiyonel olarak sunuluyor. Yani, eğer isterseniz 2 saniye dinleyip, oyuna devam edebiliyorsunuz. Eğer isterseniz de tamamen dinleyebiliyorsunuz. Ben, bu tip bir oyunda ilk defa oturdum ve tamamen dinledim. Çünkü verilen müzikler, yaratılan atmosfer, her şey kusursuz. Dinlemesi kolay, izlemesi kolay, hissetmesi güzel

Müzikler haricinde, bu bölümün gayet uzun olması beni etkiledi. Eğer oyunun dünyasını keşfederek ilerlerseniz, size sunulan oynanış süresini uzatan fırsatları değerlendirirseniz, gerçekten tam 1 gününüzü bu oyuna verebiliyorsunuz. Açıkçası ben birkaç saatlik bir deneyim alırım zannetmiştim fakat öğlen oynamaya başladım ve akşam 8 gibi bitti bölüm. Rachel Amber ile oynadığımız oyunlar, diğer arkadaşlarımız ile geçirdiğimiz zamanlar, diğer birkaç önemli öge… Hepsi eğlenceliydi ve hepsi zamanımızı çok güzel bir şekilde aldı elimizden. Pişman değiliz. Bu oyunun en büyük artısı bizce uzun olmasıydı.

Tabii bu uzun oynanış süresinde, karakter seslendirmelerinin de müthiş olduğunu söylememiz gerekiyor. Özellikle ana karakterlerimiz olan Chloe ve Rachel gerçekten efsanevi bir şekilde seslendirilmiş. İlk oyunda Chloe karakterini seslendiren isim, bazı sebeplerden ötürü bu oyunda seslendirme yapmıyordu. Fakat Chloe karakterini yeni seslendiren kişi de gerçekten çok güzel bir performans sergilemiş. Özellikle Rachel’ın seslendirmesi beni benden aldı. Anladığım kadarıyla Rachel şu an biraz gizemli bir arkadaş ve bu gizemi, karakteri seslendiren kişi gerçekten dibine kadar veriyor. Rachel’ın tüm konuşmalarında bunu hissettim. Seslendirme konusunda tek bir şey beni rahatsız etti, babamızın seslendirmesinin çok robotik olması. Belki rüya gördüğümüz içindi, bilerek yapıldı. Bilemiyoruz.

Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake, grafik ve performans olarak da oldukça başarılıydı. Oyunu dediğimiz gibi PlayStation 4 Pro üzerinde denedik ve kusursuz bir performans aldık. Grafikler ise ilk oyuna göre çok daha şık bir hale getirilmişti. Evet, yine basit ve çizgi filmsi bir grafik var oyunda fakat bu oyunun tasarımını kesinlikle kötü yapmıyor. Aksine, ilk oyunun üzerine yapılan grafik geliştirmeleri, Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake bölümünü kusursuz yapıyor grafik açısından. Biz bayıldık.

Tabii bir de oyun mekaniklerimiz ve ona bağlı olarak diyaloglarımız var. Serinin ilk oyununda, oyunu ilginç kılan bir zamanı kontrol etme mekaniği vardı. Evet, bu oyunu benzersiz yaptı ama daha önce de demiştim, bu tip senaryo temelli bir oyunda, ekstra hiçbir mekaniğe ihtiyacımız yok. Dönün ve Telltale Games oyunlarına bakın. Buna rağmen geliştirici ekip bizlere yeni bir diyalog mekaniği sundu Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake ile. Bu mekanik, tam bir ergen kafasında. Çünkü bu mekanikte yaptığımız şey Backtalk. Bunun ne olduğundan bahsetmiştim zaten. Bana soracak olursanız, Backtalk mekaniği Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake bölümünü gerçekten güzel bir hale soktu. Fakat bana çok basit geldi. Yani mekanik içerisinde oyuncuyu zorlayacak hiçbir şey yok, İngilizce biliyorsanız tabii. Biraz zorluk fena olmazdı sanki veya zorluk yerine biraz daha kompleks bir hal.

Bu noktadan sonra hikayeden bahsedeceğiz.

Geldik Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake bölümünün en önemli ögesine: Hikaye. Bu oyun bizi direkt olarak 1. sezonun öncesine götürüyor. Yani Max’in Chloe’yi bıraktığı yere. Oyun başladığı andan itibaren sürekli olarak Max ile alakalı şeyler görüyoruz. Diyaloglarda ona yapılan göndermeler, telefonumuzdaki mesajlar ve tabii ki günlüğümüz. Chloe günlüğünün her sayfasında, “Max” başlığını kullanıyor. Tabii bir de genel olarak Chloe karakteri, ilk sezondaki gibi tek yönlü değil. Yani, ilk sezonda tam bir anarşi kafasına sahipti bu karakter. Fakat bu oyunda henüz her şey yeni yeni oturuyor. Anarşi ile eski Chloe arasında gidip gelebiliyoruz. Bu da bizce karakteri en iyi yapan şeylerden bir tanesi.

Bir de Rachel var. İlk sezonda kendisinden çok bahsedilmişti. Kusursuzdu. Şimdi ise canlı bir şekilde karşımıza çıktı ve gerçekten kusursuz bir karakter. Aslında kendisini çok düz birisi olarak bekliyordum ama tam tersi, çok farklı, çok gizemli birisi olarak çıktı. Kendisine yapılan seslendirme de bunu %100 bir şekilde destekliyor. Bana soracak olursanız, Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake içerisindeki en iyi karakter Rachel idi. Her neyse, oyun anladığımız kadarıyla Rachel üzerinde sürekli dönecek. Zaten Chloe kendisine aşık. Aşık olunmayacak biri de değil zaten.

Yine de bu noktada bir sorun var. Eğer ilk sezonu oynamadıysanız problem değil ama ilk sezonu oynadıysanız, Rachel karakterinin gideceğini, sonra da öleceğini biliyorsunuz demektir. İşte bu durum, bence oyunun senaryosunu öldüren tek nokta. Çünkü biliyorsunuz. En sonda ne olacağını hepimiz biliyoruz. Yine de senaryoda aynı anda birçok şey dönüyor ve bu, 1. sezonu bize unutturuyor. Mesela bana soracak olursanız, Rachel kesinlikle Max’i biliyor. Çünkü oyunun içerisinde en az 2 kez Max’e gönderme yapıyor ve Chloe anlamıyor. Tabii bir de özel güç var. Şimdi gelip bana, “Rachel’ın özel gücü yok.” demeyin. Var. Yangın sahnesinde Rachel tam çığlık attığı anda çıkan veya artan rüzgar bence tesadüf değil. Rachel zaten gizli bir psikopat. Yangını bilerek çıkarttı, büyütmek için de rüzgarı kontrol etme gücünü kullandı.

Tüm bunların haricinde, Rachel karakterinin sürekli olarak yalan söylüyor olabileceğini vurguluyor oyun. Fakat gözümüze sokuyor bu vurguları. Yani, oyunda verilen ipuçlarını alamamak için geri zekalı olmamız gerekiyor. Tabii tüm bunlar oyuncunun kafasını karıştırmak için de yapılıyor olabilir. Eğer böyleyse de sorun yok. Çünkü olması gereken bu. Sonuç olarak, Chloe gerçekten bu oyunda çok güzel bir şekilde karşımıza çıkıyor. Fakat Rachel… Rachel kesinlikle… Tarif edilemez bir karakter.

Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake kesinlikle kusursuz bir bölüm. İlk sezonda gördüğümüz karakterleri, yerleri şimdi bu şekilde görmek gerçekten çok güzel bir his veriyor. Chloe ve Rachel karakterlerinin kusursuzluğu, doğa üstü güçler, sevgi… Her şey gerçekten çok hoş. Özellikle Chloe’nin rüya bölümleri bizim ağzımızı açık bırakıyor. Tabii oyundaki her şey karanlık ve duygusal da değil. Yeri geldiği zaman gülüyoruz, eğleniyoruz. Gerçekten çok hoş bir deneyim.

Life is Strange: Before the Storm – Episode 1: Awake

PUAN: 9 /10
Yapımcı

Deck Nine Games

Dağıtımcı

Square Enix

Tür

, ,

Platform

PC, PlayStation 4 ve Xbox One

  • Müzikler ve karakterler kusursuz.
  • Grafikler ilk oyuna göre daha hoş.
  • Senaryo beklediğimizden daha ilgi çekici.
  • Backtalk mekaniği ve diyalogların eğlenceli oluşu.
  • Uzun bir bölüm.
  • Çıkışta yaşadığımız sorunlar.

Kesinlikle oynanmalı.

Kaan GEZER Editör