Menü
https://leadergamer.com.tr/firefoxun-48-surumu-indirmeye-acildi/

LGM Özel: Gelmiş geçmiş en iyi 7 DC animasyon filmi!

Sizin için en iyi DC animasyonu hangisi?


Hazır Justice League fragmanıyla deli ihya olmuşken, ”Nedir bu Justice League?” diyene de, ”Biliyorum da çok hakim değilim.” diyene de güzel bir sevabımız olsun diyerek şöyle bir liste hazırlayayım dedik. DC, animasyon dünyasında bayağı kaliteli işler koymasıyla ünlü bildiğiniz gibi. Sinemadaki o geri kalmışlığı biraz da olsun bu köşeden kapatarak yoluna devam ediyor. Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde de şahane animasyon filmler çıkardılar. Bende en güzel  7 tanesini aldım ve olabildiğince subjektif kalarak kötüsünden iyisine sıraladım. Keyifli okumalar şimdiden.

DC

7- Justice League: War / Adalet Birliği: Savaş (2014)

Listenin taze işlerinden. DC, çizgi roman evrenine format attıktan sonra animasyon evrenini de güzel bir sıfırlayıp, yepyeni işler koymaya başladı. Bunu da ilk olarak Justice League: War ile yaptı. Standart bir tanışma hikayesi. İlk Avengers filmini hatırlayın. Şakalar, komiklikler arasında toplama süper kahraman aksiyonu. Seyirlik olarak hoş elbet ancak DC’nin o karakter derinliğinden biraz yoksun. Justice League tarafından kronolojik olarak izlemeniz gereken ilk animasyon ayrıca.

6- Justice League: Crisis on Two Earths / Adalet Takımı: İki Dünyada Kriz (2010)

Şahane bir paralel evren hikayesi. Bizim dünyamızda Justice League kötülükle mücadelesine devam ederken, başka bir paralel evrende Justice League’in bütün üyeleri güçlerini kötülük adına kullanıyor. O evrenin Lex Luthor’u da gelip bizim dünyamızdan yardım istiyor. Kişisel olarak ilk 3’üme girmez listenin efsaneliğinden ancak Batman ve Owlman arasında bir diyalog vardır ki hikayenin sonlarına doğru, birazcık çizgi roman ve özellikle Batman hayranlığı varsa bünyede, dev yükseltir. Sırf o diyalog hatırına izlenmesi farz.

maxresdefault (1)

5- Justice League: Gods and Monsters (2015)

Yine Justice League: Crisis on Two Earths misali bir paralel evren hikayesi. Son çıkan animasyonlardan ayrıca. Değişik bir hikayesi var ve sadece Batman, Superman, Wonder Woman üçlüsünü ele alıyor. Farklı bir perspektiften daha acımasız bir Justice League izliyoruz. Epey keyifli ve cidden listedeki bütün animasyonlardan baya farklı tarzıyla kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım. Spoiler yemeden, hiçbir şey bilmeden izlerseniz çok daha fazla keyif alabilirsiniz.

4- Justice League: Doom / Adalet Takımı: Kıyamet (2012)

Hikaye bazında kişisel olarak favorim. Kökeni Tower of Babel çizgi romanı olan hikayede, Batman bütün Justice League ekibinin zayıf noktalarını bulup, hepsini teker teker etkisiz hale getirebilecek bir plan yapıyor. Neden böyle bir şey yapıyor? Çünkü o Batman. Her duruma karşı hazırlıklı olmasıyla ünlü, paranoyak süper kahramanımız. Eğer ki bir gün herhangi bir Justice League üyesi gücünü kötüye kullanmaya kalkarsa diye böyle bir şeye kalkışıyor kısaca. Sonrası daha şahane ancak ben anlatmayayım, izleyin görün. Hem iyi bir Justice League hikayesi, hem de bol bol Batman var. Daha ne olsun?

justice-league-the-flashpoint-paradox-screen-invasion-620x339

3- Justice League: The Flashpoint Paradox / Adalet Takımı: Patlama Noktası Paradoks (2013)

Geldik listenin büyük üçlüsüne. Justice League: The Flashpoint Paradox’u izlemiş olanlar bu listeyi okurken muhtemel olarak kendisini ilk sırada bekliyorlardı zira gerçekten mükemmel bir animasyondur, yapı taşıdır kendisi. Benim için ilk iki sıra kesinlikle değişmeyeceği için Justice League: The Flashpoint Paradox kendisine 3. sıradan yer buldu.

Flash odaklı bir hikaye var karşımızda ve hikayenin kendi içinde, cidden çizgi roman dünyasında bir yapı taşı olabilecek kadar kaliteli olmasının yanında, DC’nin animasyon evrenine format attığı hikaye görevini görüyor Justice League: The Flashpoint Paradox. Hikayenin başlangıç sorusu çok net; dramaların adamı sevgili Flash’ımız Barry Allen, bir gün canına tak edip geçmişe dönerek annesini kurtarırsa ne olur? İşte bu sorunun cevabını o denli güzel veriyor ki Justice League: The Flashpoint Paradox, bir gün sinemada bu hikayeyi Jeffrey Dean Morgan’ın Thomas Wayne yorumu ile izlemek DC sineması adına en büyük beklentim. Sonunda Flash’ın Batman’e yaptığı büyük kıyak da ekran başında Batman’le beraber çocuklar gibi ağlatacak sizi bu arada, kaçarınız yok.

2- Batman: Under the Red Hood (2010)

Ben Affleck benim kişisel olarak çok sevdiğim bir sinema adamı. Yetenekli bir yönetmen, senarist ve artık pişmiş bir oyuncu. Batman rolüne de kendisini inanılmaz yakıştırıyorum. Peki, bunların Batman: Under the Red Hood ile alakası ne? Bildiğiniz gibi yeni Batman filmlerinin yönetmeni ve senaristi Ben Affleck. Kendisinden sinemada bir Batman: Under the Red Hood hikayesi bekliyorum ve gerçekten böyle bir şeye kalkışırlarsa, Christopher Nolan’ın The Dark Knight’ı ayarında bir şeyler izleyebiliriz. Batman v Superman: Dawn of Justice’de, Batman: Under the Red Hood hikayesine sağlam referanslar da vardı. Hikaye inanılmaz güzel ve Batman’in psikolojik olarak en sallantılı olduğu dönemlerden birinde geçiyor. Joker var, Ra’s al ghul var, araya giren başka sağlam düşmanlar var ancak en çok da Batman’in belki de koca hayatındaki tek başarısızlığı var. Roman misali, ilmik ilmik karanlık bir hikaye. Kesinlikle izleyin.

PVuS4tr

1- Batman: The Dark Knight Returns / Batman: Kara Şövalye Dönüyor (2012)

E ne olacaktı. Elbette ilk sırada Batman: The Dark Knight Returns olacaktı. ”Batman hazırlıklıysa alır aga.” geyiğinin doruk noktası olan ve Frank Miller’ın meşhur hikayesi Batman: The Dark Knight Returns, konu başlığı Batman olunca en önde gelen hikayelerdendir. Çizgi romandan animasyona da, belki şu tüm liste içerisinde hakkıyla aktarılan ilk animasyon olabilir Batman: The Dark Knight Returns. Part 1 iyidir hoştur ancak Part 2’de önce Joker ve Batman ilişkisinin artık patlama noktasına gelmesi ve bunu kusursuz görselliklerle işlemesi bir yana, Batman’in Superman’le efsane kapışması falan hepsini üst üste ekleyince cidden bambaşka bir iş olduğunu kanıtlıyor Batman: The Dark Knight Returns. Böyle bir listede de sonuna kadar birinci sırada olmayı hak ediyor.

Can Dikiş Editör