Avatar
Yazar: Staff, Editör Yazım tarihi: 02.05.2017

Leadergamer’dan tekrar merhabalar. Bize sunulan imkân dâhilinde, dün sabah erken saatlerde Marvel Studios’un en son bombası, Guardians of the Galaxy 2 filmini izleme şansı bulduk. İncelemesi bana düşen film hakkında şunu söyleyip, ardından diyeceklerimi detaylandıracağım; filmi epey beğendim. Sizin beğenip, beğenmeyeceğiniz ise, muhtemelen ilk film hakkındaki hislerinize ve beklentilerinize bağlı. İlk filmi beğendiyseniz ve beklentilerinizin çok devasa boyutlara ulaşmasına izin vermediyseniz çok büyük bir ihtimalle devam filmini de beğeneceksiniz.

Galaksinin Koruyucuları 2 İnceleme

Açılıştan konuya girersek, dünyada geçen kısa bir sahnenin ardından, ilk filmin altı ay kadar sonrasında, ekibimizin Elizabeth Debicki’nin canlandırdığı Ayesha tarafından, devasa bir yaratığı öldürmek üzere görevlendirildiğini görüyoruz. Yaratığın teşrif edişiyle, filmin açılış sekansı devreye giriyor. Groot’un müziği başlatıp, arka planda takım arkadaşları bölüm sonu (ya da film başı?) canavarı ile kapışırken şen şakrak bir şekilde etrafta dolanıyor. Sırf bu kısım bile, izleyicinin filme eğlence dolu bir giriş yapmasını sağlıyor. Açıkçası bu noktada oturduğum yerden kalkıp dans etmemek için kendimi zor tuttum. Bu muhteşem görkemdeki açılış sekansının ardından film aksiyona es veriyor ve seyircisini rahatlatıyor.

Buraya kadarki kısım, zaten çoğunlukla fragmanlarda gördüklerimizin bir bağlama oturmuş hali. Ekibin kendi aralarındaki atışmaları, Groot’un ortada dolanması, yaratığın yenilmesi ve para ödülünün alınması. Buradan sonralarda, son savaş sahnesine kadar gördüğümüz pek bir şey yok. Yani fragmanlarda ağırlıklı olarak ilk ve son sahnelerden parçalar göstermişler, ki bu iyi bir şey. Tanıtım yapılırken film berbat edilmemiş, izleyiciye görecek epey şey bırakılmış. Gösterilmeyen noktalar da pek öyle hafife alınacak yerler değil, güzel kısımları insan çekmek için gösterip dandik olanları filme saklamamışlar yani.

Filmin konu akışına ve farklı parçalarına bakacak olursak, bir kere baştan söyleyelim ki müzikler yine harika. İlk filmdekini pek de aratmayan parçalar seçilmiş ama bunun yanında, film için bestelenen OST albümü de, ilk filmdekinin aksine çekinik kalmamış, daha baskın ve kaliteli artık. Lisanslı parçaların yanında özellikle filmin tema müziğini bolca mırıldanırken bulabilirsiniz kendinizi çıkışta, demedi demeyin. Bu arada nasıl geçen filmin lider lisanslı parçası “Hooked on a Feeling” ise bu sefer lider parça fragmanlarda da duyduğumuz “The Chain.” The Chain’in çalmaya başladığı yerde, film ciddi anlamda yoğun bir “nerdgasm” yaşatmayı başarıyor filmimiz. Müzik kullanımı yine süper yani.

Espriler, müzik sekansları ve aksiyon da film geneline çok doğal, çok homojen bir şekilde dağılmış. Şimdiye kadarki Marvel filmleri içinde muhtemelen en çok şaka barındıranı muhtemelen bu ama işin güzelliği bunların bir kısmı gayet yerinde kullanılmış durum komedileri olduğu için ve ekibin iç dinamiğine bir Avengers’a kıyasla çok daha iyi yedirildikleri için, espri dozajı çok yüksek olmasına rağmen film cıvımamayı beceriyor.

İlk filmdeki “dans ederek düşman yenme” kısmının bir benzeri de yok bu sefer, yani Gunn’ın hiç cıvıtmaması beni olumlu yönde şaşırttı. Sahne geçişleri çok yumuşak, çok fazla şey olmasına rağmen Galaksinin Koruyucuları 2 de ilk film gibi seyircisini hiç yormadan anlatmak istediği her şeyi aktarmayı başarıyor. Şu noktada da filmi takdir etmek gereken bir nokta daha var, uzayda geçmesi yüzünden çok fazla CGI kullanılmış ama CGI sekanslar çok kaliteli ve hiç göze batmıyor. Özellikle Ego’nun gezegeni ve uzay sektörleri arasında zıplama yaptıkları kısımlar gerçekten muhteşem. Doctor Strange ile yarışıyorlar neredeyse. Bu arada film gerçekten bir Easter Egg sandığı. Esprilerden sahne geçişlerinde göz ucuyla fark edeceğiniz şeylere, gerçekten çok fazla sürpriz var. Gözünüzü açık tutun. Uyarayım, bu noktadan sonra SPOILER vermeye başlayacağım!

Guardians of the Galaxy 2 - Spoiler Başlıyor

İlk filmin zayıf kaldığı nokta, ana karakterlere harcadığı zamanın ve Thanos cameolarının yanında esas kötüsü bellediği Ronan’ı işlemeye pek vakit ayırmamış olması, bunun yanında da çizgi romanlarda şanı alıp yürümüş bu karakteri birazcık harcamasıydı. İkinci filmde senaryonun ilk filme göre avantajı, geçen sefer epey uzun bir süre zarfında ama başarıyla işlediği ana karakterleri,  o başarı yüzünden tekrardan tanıtmaya zaman harcamak zorunda kalmaması. Bu da demek oluyor ki ana kötüyü işlemeye daha çok vakit var, James Gunn da bunu gayet güzel başarmış.

Muhtemelen sizin de bildiğiniz üzere, Marvel filmleri genelde kötü karakterleri harcayan veya çok da düzgün işleyemeyen filmler. Burada o sorun yok, artık kahramanlara odaklanmak zorunda kalmayan film hem kötülerini, hem de “gri” karakterlerini çok daha güzel anlatıyor bizlere. Özellikle Kurt Russell’ın canlandırdığı ve film içinde genelde Marvel Evreni’ndeki devasa uzay tanrılarına verilen isimle, yani bir Celestial olarak tanımlanan Ego, muhteşem bir kötü olmuş. Filmin epey büyük bir kısmını iyi adam görünümünde geçirdiği için kendi motivasyonunu bizzat kendisi anlatıyor bizlere.

Kahramanlarımızla arasının bozulması da, aynı şekilde karşımızda farklı bir yaşam formu olduğu gerçeği yüzümüze vurularak işlenmiş. Film içinde yaptığı şeyler de epey görkemli, hele iskeletine kadar yok edildikten sonra tekrardan kaslarını oluşturduğu bir sahne var ki, gerçekten çok bomba duruyor. Tüm bunların yanında James GunnEgo’yu, “yüzü olan bir gezegen” şeklinde göstermeyi de ihmal etmemiş, o yüzden benden artı puanı kaptı.

Filmin diğer kötüsü olan Ayesha da gayet hoş ama aslında pek de kötü diyemeyeceğimiz bir karakter. Çünkü kendisi gayet karikatürize işlenmiş ve ekibin peşinden gelme sebebi aslında bizimkilerin yediği haltlar yüzünden. Lakin tahminler doğru, Ayesha filmin senaryosu içinde hiç eğreti durmamasına rağmen, çizgi romanlarda kozmik hikayelerin gediklisi Adam Warlock’un MCU’ya gelişinin bir habercisi konumunda aynı zamanda.

Karakterlerin yanında, filmin MCU’nun geleceği içindeki konumuna bakarsak, aslında pek çok şey yaptığını görüyoruz. Öncelikle yine Marvel Evreni içerisinde çok önemli bir yere sahip olan The Watchers ırkını sonunda filmlerde görebilme şansını bize bahşediyor. Bir ikincisi, kozmik hikayelerde yeni ekip kadar önemli olmasa bile kendilerini önceden tanıyıp da görenlerin içini nostalji duygusu ile dolduracak olan, eski Guardians of the Galaxy ekibini topluyor ve bu ekibi uygun olduğu üzere Michael Rooker’ın canlandırdığı Yondu’nun geçmişi ile hikayeye bağlıyor. Slyvester Stallone da bu ekibin lideri Stakar Ogord’u yani Starhawk’u canlandırıyor.

Guardians of the Galaxy 2 - Spoiler Bitti

Uzun lafın kısası, Galaksinin Koruyucuları 2, gittiğinize pişman olmayacağınız, paranızın hakkını kesinlikle verecek bir film olmuş. Şimdi gözlerimizi Temmuz ayına çevirdik ve Dünya’ya, bir gariban Peter Parker’ın hayatına geri dönmeyi bekliyoruz. Sağlıcakla kalın.

[inceleme-film]

Ayrıca En yeni haberler için Facebook, Twitter ve Google Haberler üzerinden Leadergamer'ı takip edebilirsiniz.