Menü
https://leadergamer.com.tr/call-of-duty-modern-warfare-4-2013de-geliyor-soylenti/
Farcry 3 , ön inceleme 15 Kasım 2012 3:21

Far Cry 3 Ön İnceleme

Muhteşem bir tatil, korkunç bir şekilde ters gitti.


İşte bambu bir kafesin içinde kilitli olduğunuzu farketmeden, tatilin videosunun parçalarını izlediğiniz Far Cry 3 e başlangıç noktanız.Vaas ın tamamen çatlak olduğunu gözler önüne serdiği, Jason, Grand, abiniz ve sizinle alay ettiği ve elleriniz ve ağzınız bağlı olduğu için karşı koyamadığınız süreç.

Şansınız yaver gidiyor, kolay sıkılan biri olan Vaas işkence etmeye daha ilginç insanları bulmak için sizi bırakıyor. Şansın ikinci kez gülmesi de kardeşinizin orduda aldığı eğitim onun kendini çözmesine ve kaçış planlamasına yardımcı oluyor. Gizlice ilerleyerek ve muhafızlara taş atıp dikkatlerini dağıtarak oradan kaçıyorsunuz.Basit olarak bu bölümde size gizlilik hareketlerini öğretiyor.Ayrıca komplo noktasındaki birkaç yakın temaslardan dolayı oyun çok gerçekçi ve gergin. Rahatsız edici patlak gözlü Dennisin sizi kurtarmasından ve Amanki köyüne geri götürmeden önce ip bir köprüden kocaman bir nehire düştüğünüz için sorunsuz bir kaçış hissi uyandırmıyor. Ama işte bu noktada adada neler olup bittiğini biraz daha anlıyorsunuz. Vaas’ın korsan çetesi ve onlardan daha barışçıl ve daha çatlak olan, Vaas’ın kız kardeşi Citra’nın yönettiği Rakiya savaşçıları da savaşta. Vaas’ın kampından kaçmayı başardıktan sonra Rakiya savaşçılarının lehine işleri hızlandırıyor gibi görünüyorsunuz. En sonunda, kız arkadaşınızı ve diğer grup arkadaşlarınızı kurtarmak için yola çıkıyorsunuz. Burda da Rakiyalarla aynı amacı taşıdığınız iyice anlaşılıyor. Epeyce kısa sürede toplamanız gereken çok oyun öğeleri var. Dennis sizin işleri elinize alıp en iyi şekilde nasıl sonladıracağınızı fazla umursamıyor.Aslında olay Dennis den biraz uzakta.Dennis, Vaas kadar çatlak ve sonra tanışacağınız Dr.Earnhardth kadar gezgin olmasa da ize karşı dürüst davranmıyor. Açıkçası, adadaki hiç kimse adamakıllı gibi durmuyor ve bu anlatmayı zor kılıyor.

Görev sırasının ilki olduğunda dost bir Amanki köyündeki bir dükkandan silah alıyorsunuz ve Vaas ın jammer sistemini yok etmek için en yakın radyo istasyonuna gidiyorsunuz.Çatlak bir insana göre, Vaas rakibini nasıl yenilgiye uğratacağını iyi biliyor. Haritayı açıp size en yakın çeşitli silahları stoğunda olan dükkanları bulmanız en iyisi. Bunu önceden öğrenmek işinizi daha çok kolaylaştıracaktır. Tepedeki kaleye doğru çıktığınızda oyununun içindeki muhteşem görselleri görüyorsunuz. Bu gerçekten eski donanım üzerine çalıştırılıyor olsa da baktığınız her yerde bereketli yeşillikleri görüyorsunuz. Yolda hiç düşmanla karşılaşmıyorsunuz ama kalenin üstüne ulaştığınızda okyanusun üzerine doğru batan güneşi görüyorsunuz.
Güzelliklere fazla dalıp gitmeyin, zira yanınızda sabırla bekleyen Dennis in tam sağındaki jammeri durdurmanız ve karıştırcı hattı kesmeniz gerekiyor.Haritada yeni alanları keşfetme bakımından Assasins Creedi andıran oyunda, jammer devre dışı olduğunda gidip oraları keşfedebiliyorsunuz. Ama Dennis sizi ada dışındaki çeşitli kaynaklarla nasıl hayatta kalacağınız öğretmek için yeni bir göreve yolladığından, buna henüz imkanınız olmuyor. Adadaki vahşi hayatın bolluğundan adanın her tarafını gezerek toplayıcılık yapıyorsunuz. Bitkileri avuç dolusu olarak renk katagorilerine göre ekilmiş durumda ve hepsi haritanızda toplamanız için işaretlenmiş. Benzer olarak yaban domuzundan Komodo ejderine kadar bütün hayvanlar da haritada belirlenmiş durumda. Gerektiği anda gidip avlanabiliyorsunuz. Oyun da cephaneden yaşam iksirine kadar hayal edebileceğiniz herşey oldukça basit ve sistematik bir şekilde oluşturulmuş. Bütün parçaları ve aygıtları birleştirerek kombinasyonlar yaratıyorsunuz ve yenetenek ağacı size savaş gücü, extra yaşam barları ve daha derinden yüzme gibi özellikler veriyor. Oyunda Jason’un dövüş yetenekleri gibi yetenekleri alabilmeniz gibi genişleyen olanaklar bulunmakta, ihtiyacınız ne ise onu edinebilmeniz çok kolay.

Kullanabileceğiniz şeyleri topladıktan sonra, kaçırılan arkadaşlarınızın yakın bir köye getirildiği haberini alıyorsunuz.İşte bura Ubisoft’un başlığın içine harmanladığı oyunda uzun aralıklarla ortaya çıkacak şekilde ayarlanmış ve farklı şekillerde gelişen hızlı oyunla karşılaşıyorsunuz. Vaas’ın kundakçılarının işini bitirmek için silahları konuşturarak ya da gizlice ilerlemek size kalıyor. Ben gizlice yaklaşmayı tercih ettim ve alttan girmek ve yenilgiye uğratman için boşuk aramaya gittiğim esnada birkaç köpek beni farketti ve saldırmaya başladı. Ve birden farkedildim ve etrafım fazlaca korsan tarafından çevrildi. Hangi yöntemi seçerseniz seçin, Rakiya dostlarınızın sizin için içeri gireceğiniz alanı meşgul etmesine dikkat edin.Tabandaki tahtalar kırmızıdan maviye döndüğünde cephane ve silah almak için bir geçiş kapısı oluşuyor. Assasins Creed den alınmış bir sahne gibi gözüksede, böyle bir olayın koyulması oldukça mantıklı.Kurulmuş kamplar ve oyun dğzeni dışında, adada devam eden olaylar döngüsü bulunmakta. Bir keresinde bir kamyonette düşman adamlara denk geldim, tam saldırıya geçecekken işaretlediğim yakın köydeki Rakaya lı müttefiklerim yardım etti. Bu baya şaşırtıcı ve iyiydi fakat bazen bu olaylara adadaki hayvanlar da katılabiliyor ve kısa bir süre sonra kuduz köpekler insanlar arasında olan bir savaşa da denk geldim. Yakın yaban hayatının içinde sayısız olanaklar bulunuyor.

Burası bir sürü girip çıkanı olan çok büyük bir ada ben sadece temel olanları keşfedebildim.Burda olan kesinlikle sinir bozucu karakterlerden, inanılmaz halisinasyonlardan, birçok toplanabilir şeylerden, araçlardan, görevlerden, planörlerden tam anlamıyla bahsedemedim. Oyunda birazcık yanlış gitseniz bile yine sona ulaşabiliyorsunuz.Anladığım kadarıyla, Ubisoft bütün parçaları yerli yerine başarıyla oturtmuş.Kasımın sonunda raflarda yerinden oynatacak bir oyun. Yayımlandığında göz atmazanız çok şey kaybetmiş olabilirsiniz.

Veli Devran Uğur Editör