Menü
https://leadergamer.com.tr/en-iyi-tomb-raider-oyunlari/
Assassin's Creed , Popüler 21 Kasım 2017 20:00

En iyi Assassin’s Creed oyunları

Sizin favori Assassin’s Creed sıralamanız nasıl peki?


Ubisoft tarafından günümüze kadar taşınmış en köklü ve oyuncular tarafından oldukça sevilen video oyunu serilerinden olan Assassin’s Creed, birçok farklı temada, birçok farklı oyuna sahip. Bizler de bu yüzden serideki tüm ana oyunları en kötüden, en iyiye olacak şekilde sıralayalım dedik. Zaten daha önce bu sıralamayı yapmıştık, mutlaka hatırlarsınız. Fakat o sıralamayı yapan arkadaş, ekibimizden ayrıldı ve şu an sıralamayı baştan yazan kişi olarak ben de o sıralamadan memnun değildim. Muhtemelen sizler de memnun değildiniz, yorumlarınızdan rahatlıkla anlayabiliyorduk. İşte tam da bu sebepten ötürü, bu sıralama yazımızı baştan yazmaya karar verdik!

11 – Assassin’s Creed: Unity

Bana soracak olursanız, bu listemizin en kötü oyunu kesinlikle bu oyun değil. Fakat bir oyunun listemizin en sonunda olması gerekiyor. Bu noktada karşımıza çıkan sorun şu, bu serinin ana oyunlarından hiçbir tanesi oynanmayacak seviyede, berbat bir halde değildi. Bu yüzden en sona gelecek ismi seçmemiz biraz zor oldu. Bu oyun güzel bir deneyim yaşattı bizlere ama listemizin geri kalanındaki oyunlara bakınca, o oyunların bizlere daha çok şey kattığını, daha farklı şeyler yaşattığını görüyoruz.

10 – Assassin’s Creed III: Liberation

Aslına bakacak olursanız, serinin bu oyunu da oldukça başarılı idi. Öncelikle bu oyun, serinin temellerine sadık kaldı ve zamanında değişen birçok seriye rağmen, klasikliğini koruyabildi. Fakat Ubisoft bu oyunu piyasaya sürmek için biraz acele etmişti ve bu yüzden oyunun çıkışı biraz hata kaynıyordu. Ayrıca bu oyunun sadece PlayStation Vita için çıkmış olması da beraberinde bazı problemleri yanında getirmişti. Mesela, konsol için düzenlenen yeni dövüş sistemi pek başarılı değildi ve PlayStation Vita, performans olarak ne yazık ki bu oyun için yetersiz kalıyordu.

9 – Assassin’s Creed: Syndicate

Bu oyun seriye yenilikler getirmeye çalışmıştı ve bizce başarılı oldu sayılır. Yani, başarılı olan özellikler vardı, olmayan özellikler vardı. Mesela senaryoda gözle görülür bir değişikliğe gidilmişti. Yarı yarıya başarılı olundu diyebiliriz. Aynı şekilde oynanış kısmında da başarılı olunan noktalar vardı, olunamayan noktalar vardı. Belki de Ubisoft, tüm bu yeni özellikleri tek bir oyunda karşımıza çıkartmamalı idi. Çünkü bu oyun ile yıllardır bildiğimiz seri, bambaşka bir hal almıştı.

8 – Assassin’s Creed

2007 senesinde bu oyun ile hayatımıza girmişti seri. Kendi zamanına göre oldukça başarılı bir video oyunuydu bu. Peki, listemizde neden bu kadar düşük bir sırada? Çünkü her ne kadar zamanına göre bu oyun oldukça başarılı olsa da, listemizin ilerleyen sıralarındaki oyunlar, kendi zamanlarında bence bu oyundan çok daha başarılı olmuşlardı. Ayrıca diğer oyunların da benim gözümde farklı yerleri var. Ne yazık ki serinin orijinal oyununu ben bayıla bayıla oynamamıştım. Belki de tarza uzaktım, bilemiyorum ne yazık ki.

7 – Assassin’s Creed: Rogue

Bu oyun aslında Assassin’s Creed IV: Black Flag oynayamayan oyuncular için çok güzel bir fırsattı. Oynanış mekanikleri olarak iki oyun çok benzerdi. Tabii yine iki oyun arasında güçlü bir de senaryo bağı bulunuyordu. Ben bu oyunun yeni mekaniklerini oldukça sevmiştim, bu yüzden listemde bu noktaya koymaya karar verdim.

6 – Assassin’s Creed: Origins

Serinin en yeni oyunlarından olan bu yapıt, karşımıza çıkan diğer oyunlar gibi değil. Biraz farklı. Çünkü Ubisoft, bu oyun ile birlikte öncelikle Game as a Service modelini benimsedi. Oyuna yeni RYO mekanikleri geldi ve serinin bilmem kaç senelik dövüş mekaniği de baştan aşağıya değiştirildi. Evet, ben oyunun yeni dövüş mekaniğinden hoşlanmadım. Bana soracak olursanız, serinin klasik oynanışı bu oyunda devam etseydi, Assassin’s Creed: Origins kesinlikle kusursuz bir oyun olabilirdi benim için.

5 – Assassin’s Creed: Revelations

Serinin bu oyunu bizlere oyuncular tarafından delice sevilen 2 karakteri göstermeye devam ediyordu. Ayrıca bu oyun, sadece birkaç küçük değişiklik ile, serinin orijinal formunu bozmadan karşımıza başarılı bir şekilde çıkmayı başarmıştı. Senaryo oldukça anlamlıydı ve hem bu oyundan önceki, hem de sonraki oyunlar ile birleşebiliyordu. Serinin klasik fanları tarafından sevilen bu oyun, benim listemde bu yere sahip olabiliyor.

4 – Assassin’s Creed: Brotherhood

Serinin bu oyunu, bizce oldukça başarılı idi. Zaten oyunun senaryosu ve tekli oyuncu modu bu oyun ile neredeyse zirve yapacaktı. Bunun üzerine bir de çevrim içi ögeler eklendi ve Ubisoft bu şekilde çoklu oyuncu modunu hoş bir şekilde kucakladı. O zamanlarda olması gereken de buydu zaten. Ubisoft, bu oyun ile doğru bir adım attı. Fakat bu adım o kadar doğruydu ki, bir daha o günlere dönebileceğimizi zannetmiyoruz. Özellikle günümüz şartlarında imkansız bile olabilir.

3 – Assassin’s Creed III

Bu oyunun listemde bu kadar yüksekte yer almasının en büyük sebeplerinden bir tanesi, kesinlikle açık dünyası. Ubisoft, bu oyun ile doğayı ve vahşi hayatı benimsemişti. Bu şekilde bu oyun hem diğer oyunlardan sıyrılıp, kendisini gösterebiliyordu. Ayrıca oyundaki silah sayısının da oldukça çeşitli olması, oynanışı bir noktada başarılı yapıyordu. Senaryo ise bizce ortalama üstü bir yapıya sahipti. Biraz daha güzel olabilseydi keşke.

2 – Assassin’s Creed IV: Black Flag

Belki de sizler için çok sürpriz olacak bir oyun, listemde bu sırada. Assassin’s Creed IV: Black Flag oyununu ben oldukça seviyorum çünkü bu seriye ait ilk ciddi ciddi oturup, saatlerimi harcadığım oyun buydu. Daha önceden bu seriyi pek ciddiye alıp, uzun uzun oynamıyordum ama bu oyun ile gelen gemi mekanikleri filan benim ilgimi çekmişti ve sonucunda bu oyuna 100’den fazla saatimi vermiştim. Ona rağmen oyundaki her şeyi tamamlamadığıma da eminim. Umarım Ubisoft gelecekte bu oyuna benzer başka bir oyun daha yapar. Bu serinin evreninde geçecek tabii ki.

1 – Assassin’s Creed II

Bu oyun bizce Ubisoft tarafından geliştirilmiş gelmiş geçmiş en iyi video oyunu. Öncelikle bu oyunun grafikleri, kendi zamanına göre o kadar başarılıydı ki, kendimizi gerçekten İtalya’da hissedebiliyorduk. Ayrıca ekip, oyun çıktıktan sonra da düzenli güncellemeler yaparak bazı kritik hataları başarılı bir şekilde düzeltip, sadece birkaç hafta sonra oyunun oynanışını kusursuza yakın bir hale getirmeyi başarabilmişti. Senaryo mu? Hem ilgi çekici, hem karışık, hem de merak uyandırıcı idi. Daha ne olsun?

Kaan GEZER Editör