Emrah Subaşı için 2017 senesinin en iyi 10 oyunu

Emrah Subaşı için 2017 senesinin en iyi 10 oyunu

Assassin’s Creed Origins, Horizon: Zero Dawn ve çok daha fazlası ile güzel bir sene geçirdik.

Oyun medyası için zor olan bir kıyaslamadır senenin en iyi oyunlarını ayrımsamak. Bir sene boyunca oynadığımız, unutulmayan oyunlardan oluşan liste hazırlanırken şahsım adına da zorluk çekmedim diyemem. Bilindiği gibi senenin genelde iki dönemi video oyunlar açısından hareketli geçiyor, ilk çeyreği ve son çeyreği. Özellikle her sene Ekim ve Kasım ayları için çıkış tarihi belirten oyunları, keyifle oynamak adına biraz erteleyebiliyorum ve bir sonraki seneye sarmış oluyor. Bazılarının çıkış tarihi bile senenin yarısından sonra veriliyor. Listeyi hazırlarken oynadığım en iyileri yazmaya çalıştım ama bazılarında türünün en iyi örnekleri olmasına dikkat ettim. Atladığım veya yazamadığım pek çok oyun da vardır mutlaka. Henüz bir Nintendo Switch konsoluna sahip olmadığımdan ötürü, yılın en çok ödül alan oyunlarından The Legend of Zelda: Breath of the Wild ve Super Mario Odyssey kaçırdıklarım arasındalardı. Oynarken keyif aldığım, verilen parayı hak ettiğini düşündüğüm, bana eğlenceli zaman geçirten, genelde PlayStation 4 oyunlarından oluşan 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listemi aşağıda paylaşırken, 2018 senesi için heyecanlanmaya başladığımı da belirtmeden geçmek istemiyorum.

Emrah Subaşı için 2017 senesinin en iyi 10 oyunu

Horizon: Zero Dawn

Bilim kurgunun mantıklı temeller üzerine oturtulma çabalarını hep sevmişimdir. Kitap olsun, film olsun, video oyunu olsun, ilgimi çekmiştir. Horizon: Zero Dawn oyunu için ise sadece ilginç hikayesi, olmayanı gerçekçi gösterme çabaları yüzünden iyi bir oyundu demek, büyük haksızlık olur sanırım. Killzone serisiyle tanıdığımız Guerilla Games, yıllardır alıştığı türün dışına çıkması soru işaretlerini oluşturuyordu. Oyun çıkışından önce yayımlanan görseller ve videolar, oyuncuların merakını üst düzeye çıkartmıştı. Nasıl bir oyun olacağı ise piyasaya sunulana dek tam manasıyla açıklık kazanmamıştı. Nihayetinde oyun çıktı, sorular merak buldu. Horizon: Zero Dawn oyununu, 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listesinde, ilk olarak yazmak istememin en önemli sebebiyse vaat ettiklerinden fazlasıyla karşılaşmam oldu.

Sonuç, doya doya oynadım, hemen bitmesin diye, normalde bu tip oyunlarda ana hikaye üzerinden ilerlediğim halde, tüm yan görevlerini yapmak isteğiyle oynadım. Saatlerimi harcatmasına rağmen bıktırmadı. Muhteşem bir açık dünya, çölden ormana, karlı dağlardan şehirlere kadar çeşitli mekanlar, oynanabilirlikteki işlevselliğiyle senenin efsaneleri arasında adını yazdırmayı ziyadesiyle hak etti. Türe yenilik getirmediği hakkında eleştiriler almasına rağmen, hiçbir zaman robot hayvanları, okla avladığımız bir oyun oynamamıştım. Taktiksel tuzaklar kurduğumuz, gizlilik öğeleri ile savaş mekaniklerini dilediğimiz gibi ayrımsadığımız, kendi stratejimizi oluşturmamızı sağlarken, muhteşem grafiklerinden, atmosferinden ödün vermeyen Horizon: Zero Dawn, 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listeme girmeye hak kazandı kesinlikle.

FIFA 18

Yok artık, bu mu 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listesindeki oyunlardan birisi, diyenleri duyar gibiyim, bunun gibi bir tane daha var listemde, hiç kızmayın. Tamam, yeni bir oyun değil, farklı değil, türe yenilik getirmiyor ama tüm sene boyunca da oynanabiliyor FIFA 18. FIFA 98’di serinin oynadığım ilk oyunu. 20 senedir oynadığım seri diyemem, FIFA serisine uzun süre ihanet etmiştim. Daha doğrusu o oyuncuların beklentilerinin gerisine düşmüştü ve tahtını Pro Evolution Soccer serisine kaptırmıştı. Geçtiğimiz sene, FIFA 17’yi edinmeme rağmen diğer oyunların sıklığından uzun süre oynayamadım ve Pro Evolution Soccer 2017 oyunu, hep daha güzel geldi gözüme. Gel gelelim, yaz aylarının sonunda, nasıl bir boşluk yaşadıysam, FIFA 17’ye bir şans vermek istedim ve o şans da FIFA 18’in hazırlamış olduğum 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listesine taşınmasıyla sonuçlandı.

Tüm sene boyunca, bir sonraki sürümü çıkana dek oynanabilen bir oyun FIFA 18. Eksikliklerini gidermesi, oynanış ve oyun modlarını mükemmele yakın bir seviyeye taşımasıyla listede bulunmayı sonuna kadar hak ediyor bence. Eski FIFA oyunlarını bile uzun süre oynarken, Alex Hunter kardeşimizin hikayesi, menajerlik kariyerleri ve bana göre, başlı başına bir oyun olan Ultimate Team moduyla, bir sene bile yetmeyebilir oynamak isteyene. Oyunun piyasaya sürülmesiyle, balıklama atladığım Ultimate Team modundaki, gerçek parayla dahi alınamayacak paketler sunan Squad Battles yan moduyla geçirdiğim haftalar sonrasında bağımlılık yaptığı için uzaklaşmak durumunda kaldım. Her gün oynanması gereken, oynamazsam puan alamayacağım maçların varlığı, diğer oyunları oynamamı engelliyordu ve stresliydi. Onun yerine geçiş yaptığım menajerlik kariyerimin de aşağı kalır yanı yoktu ama zaman sıkıntısını ortadan kaldırmıştı en azından. Yeni Malatyaspor ile efsanevi zorluk seviyesinde kazandığım şampiyonluk sonrasında oynamayı biraz seyrekleştirmiş olsam da biliyorum ki yıl boyunca ihtiyacım olduğu anda yanımda olacak FIFA 18. Bu sebeplerden ötürü FIFA 18, 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listemde.

Emrah Subaşı için 2017 senesinin en iyi 10 oyunu

Resident Evil 7: Biohazard

Eskiden korku oyunu denildiğinde akla gelen ilk isimdi Resident Evil serisi. Özellikle Resident Evil 2 ile akıllarda kalıcı bir etki bırakmıştı. Hala, oyunun adını duyduğumda, serinin 2. oyununda alevler arasından çıkan zombiler aklıma gelir. Yıllara meydan okuyan serinin son oyunu, 2017’nin başlarında sevenlerinin hasretine son verirken, alışılagelen görüş açısını değiştiriyor ve FPS kamerasına geçiş yapıyordu. Acaba olacak mı, eski tadını verecek mi, diye soran çoğu kişi, oyunun çıkışıyla birlikte meraklarından arınmış oldu. Capcom firması en doğru kararı vererek serinin son oyunu Resident Evil 7: Biohazard’ı, 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listesine hakkıyla yazdırmayı başarıyor.

Yeterli grafikleri, korku ögelerinin ön plana çıkmasını sağlayan oyun hızıyla, oyuncuların, türden beklentilerini ziyadesiyle karşılıyordu oyun. Akılda kalıcı karakterleri de ayrıca tekdiri hak ediyordu. Oyunun her anında gelebilecek sürprizlere hazırlıklı olmalıydık ama oyun ne kadar dikkat edersek edelim bizleri şaşırtmayı başarıyordu. Beklemediğimiz anlarda, oyunlara alışık olsak dahi olmaması gereken olaylarla yüzleşiyorduk. Oyunun başlarındaki karakterimizin parmaklarının kopmasıyla, bundan sonra ne yapacağız, sorusunun aklımı kurcalama anlarını hiç unutmayacağım. Herkesin, rahatlıkla oynayabileceği bir oyun değil Resident Evil 7: Biohazard ama türü sevenler için unutulmaz bir deneyim olduğu çok açık.

Star Wars Battlefront II

Ezilenlerin, mazlumların yanında olmak gerektiğini düşünerek bu oyunu listeme ekliyorum. Şaka bir tarafa, pek çok oyuncu ve eleştirmen gibi ben de düşene bir tekme atmaktansa, ayağa kaldırıp yardım etmek istiyorum seriye. Sana mı düştü Star Wars markasını ayağa kaldırmak, diye düşünenlere saygılarımı sunarak yanıtlıyorum; bana düşmedi ama bir oyundan ne beklediğimizin de önemi olmalı. Kabul ediyorum, firmalar paragöz davranmış olabilir, markanın popülerliğinden çok fazla yararlanmak istemiş olabilirler ama oyunun son hali ile bakmak istiyorum konuya. 2015 senesinde piyasaya çıkan Star Wars Battlefront neydi, 2017 senesinde piyasada olan Star Wars Battlefront II, nasıl bir oyun olması gerekiyordu, soruları üstünden girmek gerekirse, oyun temelde, çok oyunculu, geniş haritaları olan ve Star Wars dünyasında geçen bir yapım olduğu hemen herkes tarafından bilinmekte zaten. Oyun, türünün isteklerini, oyunu sevenlerin beklentilerini ne şekilde veriyor, bu soruları sormak lazım bence.

Star Wars Battlefront II oyunu, son düzeltmelerle birlikte, ki bu düzeltmeler arasında oyun içi mikro ödeme olan kristal satışı kaldırılması ve oyun içi başarıların puanlandırma miktarları arttırılması bulunuyor, çok oyunculu bir DICE yapımından beklentileri, aşağı yukarı veriyor. Kısa süren senaryo modu da hiç yoktan iyidir, diyelim. 2015 senesindeki E3 fuarında ilk gördüğümde hayran kaldığım grafikler daha da geliştirilmiş, Frostbite 3 motoruyla gayet güzel uygulanmış. Ben çok oyunculu oyunları fazla oynamama rağmen, ilk olarak geçtiğimiz sene Battlefield 1 ile geçirdiğim uzun vakitler sonrasında, biraz daha geniş haritalarda geçen oyunları daha çok sevdiğimi anladım. Star Wars Battlefront II de istediğim eğlenceyi verdi. İlla ben birinci olacağım demeyen oyuncular, kısa sürede kazandıkları deneyimlerle, keyifli vakit geçirebilirler. Artan harita sayısı, oyunu bırakıp, çevreyi izlettiren harika grafikleriyle, 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listesine Star Wars Battlefront II’yi ekliyorum izninizle.

Emrah Subaşı için 2017 senesinin en iyi 10 oyunu

Call of Duty: Modern Warfare Remastered

Son yıllarda Call of Duty serisine yapılan eleştirilerin nedenlerini tam çözemeyenler için canlı bir kanıt niteliğinde Call of Duty: Modern Warfare Remastered. Biliyorum, oyun çıkalı aşağı yukarı 10 sene oldu, bu oyun çok eleştirilen Call of Duty: Infinite Warfare oyununun yanında sunuldu ama tekli çıkışını, 27 Haziran 2017 tarihinde gerçekleştirdi. İmkanı olan, FPS türünü seven oyunculara şiddetle tavsiye ederim. Eski oyun, sadece grafikleri yenilendi demeden, Call of Duty aslında neymiş, öğrenmek isteyen herkesin oynaması gerekir. Bu sene döndükleri gibi kökleri 2. Dünya Savaşı olan bir seriydi Call of Duty ama türünde ilkleri getiren, seriyi efsaneler sınıfına taşıyan, belki de son yıllarda çıkan Call of Duty oyunlarının beğenilmemesine rağmen yüksek satış rakamlarına ulaşmasını sağlayan oyundur Call of Duty: Modern Warfare.

10 sene önce ilk oynadığımda, kısa dönem süren askerliğimden yeni dönmüştüm. Yakın zamanda gerçek silahlarla 3 G3, 9 tane de MP5 atışı yapma imkanı bulmam (Düşmanla savaşmadık tabii, hedeflere doğru dikkatlice yapılan atışlardı.) ve oyunda bu silahların da bulunması ayrı bir his yaşatmıştı diğer tüm muhteşem yönlerinin yanında. Oynanmasını istememdeki en büyük sebep ise oyundaki vuruş dinamiklerini, savaş atmosferini ve oyuncunun içine işleyen hikayeyi hissetmenizi istememdir. Son oyunlardaki atış hissindeki yapaylık çok daha iyi anlaşılıyor. Vurduğunuz adamın üstündeki ibrenin renk değiştirmesi ya da artıdan yıldıza dönüşmesi bu hissi çok baltalıyor. Yenilenen grafikleri sayesinde eski bir oyun oynuyormuş hissine kapılmıyoruz. Gerçek savaş ve çatışma hissiyatını yaşatıyor. Sene boyunca merak edip yeniden oynadığım pek çok Call of Duty oyunundan sonra Call of Duty: Modern Warfare Remastered, hepsinden iyi olduğu izlenimini verirken, yıllar öncesinden aklımda kalan tüm efsanevi bölümlerin de bu oyunda mevcut olduğunu hatırlattı ve 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listesine adını yazdırdı.

NBA 2K18

FIFA 18 hakkında yazarken, bunun gibi bir tane daha var dediğim oyun NBA 2K18 idi. Basketboldan hoşlanan, NBA’i takip eden, yıllarca basketbol oyunlarını seven bir oyuncunun, sene boyunca oynayabileceği bir oyun NBA 2K18. Ben de yukarıda saydığım gibi birisi sayılırım. Basketbolu çok sevdiğimden, Türkiye ve Avrupa Liglerindense NBA’i takip ettiğimden, 1996 senesinden beri Los Angeles Lakers taraftarı olmamdan bahsetmeyeceğim. Evlendiğim 2009 senesinden sonra yaklaşık 5-6 sene uzaklaştığım NBA cephesine, 2016 yılında NBA 2K16 oyununu oynamaya başlamamla birlikte geri dönmek durumunda kaldım çünkü tanıdığım pek çok oyuncu yaşlanmış veya emekli olmuştu. NBA sevgisi ve basketbol oyunları paralel gidiyor benim için. Bu sene de devam etti fakat NBA 2K18’i, 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listesine almamın bambaşka bir amacı var; NBA takip etmeden tam manasıyla oynanmıyor, bir başka görüş açısıyla söylemek gerekirse, çok gerçekçi bir oyun.

Nasıl her sene piyasaya sürülen bir oyun, gerçekte oynanan lig takip etmeden oynanmaz, demeyin, ben beceremedim açıkçası. Yukarıda bahsettiğim 5-6 yıllık süre zarfında, NBA’deki basketbol anlayışı çok değişmişti. Ben hâlâ 1997- 1998’lerdeki Chicago Bulls – Utah Jazz serileri, 2000’lerin başındaki Kobe-Shaq efsanesini hatırlarken, NBA’de oynanan oyun eskisi gibi kalmamıştı. Geçtiğimiz iki sene boyunca çıkan oyunlarda idare edilebiliyordum ama bu sene, NBA ligi başlamadan oynadığım NBA 2K18 maçlarında aldığım başarısız sonuçların sebebinin, gerçekte oynanan basketbolu benimsemediğimden kaynaklandığını anladım. NBA 2K18’de, şu zamandaki gibi bir oyun tarzı benimsemezseniz, en kolayda değil ama sonraki zorluk seviyelerinde başarılı olmanız biraz zor doğrusu. Gerçekten de perde alarak potaya gitmem, boştaki adamları görerek üçlük atmalarını sağlamaya çalışmam, pota altı değil de dış oyunculara yönelmem sayesinde, başarı yakalayabildim. Mikro ödeme ve internet bağlantısı yüzünden çok oyunculu maçlarda zorluk yaşanması gibi eksileri var oyunun, belirtmeden geçmek istemiyorum ama gerçekçiliği başta olmak üzere bağımlılık yapan ve genişleyen çok sayıdaki oyun modu da oyunu 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listesinde görmemi sağlıyor.

Emrah Subaşı için 2017 senesinin en iyi 10 oyunu

Wolfenstein II: The New Colossus

2016 senesinde bana göre Titanfall 2’nin gösterdiği etkinin bir benzerini yaşattı Wolfenstein II: The New Colossus. Oyunun geliştirildiğine dair ilanın yapılmasıyla, piyasaya sürülmesi arasında yıllar yoktu. Yapımcı firma oyunu, yine Titanfall 2 örneğinde olduğu gibi, en iyi oyunların çıkışlarını gerçekleştirdiği, oyun dünyasının en verimli dönemi olan sonbahar aylarında şeytan üçgeninin ortasına bıraktı ama oyun alnının akıyla buradan çıkmayı da başardı. Yıllar sonra gelen Doom gibi düşünmek lazım oyunu. Eskilerin klasik FPS mekaniklerini, yeni zaman grafikleriyle, eğlenceyi temel alan bir oynanış sundu ve 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listeme girmesini düşündüğüm oyunlar arasında kendisine yer buldu.

Oldukça etkileyici giriş bölümü ve sonrasında yaşattığı aksiyon hissiyle, oyun nasıl yapılır sorusunu yanıtlıyordu adeta Wolfenstein II: The New Colossus. Tatminkar zorluk seviyesi ile oyuncuyu, gizlilik ve çatışmaya girme arasında tercihe zorlarken, vuruş hissiyatını da son dönem oyunları göz önünde bulundurulduğunda başarıyla yaşattı. FPS türünün ilk örneklerinden olan bir markanın, genişleyen ve farklılaşan oyun dünyasında ayakta kalabilecek başarıyı göstermesiyle de listeme almadan edemeyeceğim oyunlardan birisi oldu. Fazla reklamı yapılmamasına rağmen Wolfenstein: The New Order oyunu da beni şaşırtmıştı. Seri yenilenerek, iyi adımlarla devam ediyor.

Assassin’s Creed Origins

Açıkcası eski bir Assassin’s Creed oyuncusu değilimdir. Farklı sebeplerden ötürü bir türlü seriye başlama imkanı bulamadım ve seri de beni beklemedi, aldı başını gitti. Hangi oyundan yakalayayım diye düşünürken de seneler geçmiş, başka oyunlar ilgimi çekmişti. Konuyla bağlantılı, ilgimi çeken en önemli oyun ise The Witcher 3: Wild Hunt oldu. Öncesinde türe yabancı olmama rağmen, oyunun çıkışından sonra aldığı ödüllerden etkilenmiş, PlayStation 4 platformunda oyunu almıştım ama oynamamıştım. Boşluğunu bulduğumda deneyimlemek istediğimdeyse artık oyun dünyasına farklı bir noktadan bakmaktaydım. Açık dünya, rol yapma öğelerini içeren oyunları arar durumda buldum kendimi. 2017 senesinde, ertelediğim The Witcher 3: Wild Hunt oyununun ek paketleriyle uzun süre zaman harcarken duyurulan yeni Assassin’s Creed oyunu ile dikkatimi çekti. Assassin’s Creed serisinin iki oyununu kısmen oynayıp, beklemeye başladım. Seriyi sevenler için eleştiri konusu olmasına rağmen, yeni Assassin’s Creed oyununun The Witcher 3: Wild Hunt oyununa benzemesini istiyordum.

Dileklerim gerçek olmuştu. Assassin’s Creed Origins muhteşem grafikleri ve atmosferiyle beklediğim oyundu. Oyuncuyu bunaltmayan yan görevleri, hayran bırakan açık dünyası, oynanabilirliği, sunduğu gizlilik, yakın dövüş veya ok atma gibi seçeneklerle istenileni fazlasıyla karşıladı. Artık sıradanlaşmaya başlayan bir serinin yeniden dirilişine şahit olurken, daha fazla oyuncunun ilgisini çekebilecek seviyeye çıkıyordu oyun. Eleştiriler, Assassin’s Creed Origins’in eski oyunlardaki geleneği devam ettiremediği yönünde olsa da zaten tükenmekte olan bir seriyi kurtarmak adına, Ubisoft’un akılcı bir hamle yaptığını söyleyebilirim ve gönül rahatlığıyla 2017 senesinin en iyi 10 oyunu listesine, Assassin’s Creed Origins oyununu ekleyebilirim.

Emrah Subaşı için 2017 senesinin en iyi 10 oyunu

LEGO Marvel Super Heroes 2

Şahsım adına oyunları genel anlamda ikiye ayırmak durumundayım. Birincisi, günün stresinden uzaklaşmamı sağlayan, dinlenirken keyif aldığım, hoşça vakit geçirdiğim oyunlar. İkincisi ise oğlumla birlikte oynadığımız, o istiyor diye aldığım ve başıma türlü dert açan, daha çok çocuklara hitap eden oyunlar. Saydığım ikinci tip oyunlar, sadece oynanmakla kalmıyor. Pek çoğunun ülkemizde satılmayan, zor bulunan oyuncak figürlerini de edinmek durumunda kalıyoruz. Hayal gücü gayet kuvvetli olan altı buçuk yaşındaki oğlum, biraz oyunun kendisini deneyimledikten sonra, oyuncaklarıyla kendi tasarladığı bölümleri kurmak istiyor. LEGO Marvel Super Heroes 2’nin listede olmasının sebebi, 2017 senesinde piyasaya sürülen, oğlumla oynayabildiğimiz oyunların en iyisi olmasından kaynaklanmakta. Bu önemli kişisel türümüzü kapsayan oyunların en iyisini atlamak istemedim. Çocuğuyla birlikte oyun oynamayı sevenlere de öneri olabilir.

Lego serisi oyunlar, genellikle benzer mekanikler üzerine kuruludurlar. Yaşı geçkin oyuncular, çok hayranı değillerse fazla vakit geçirmek istemeyebilirler ama LEGO Marvel Super Heroes 2 oyunu, eski mekaniklere, görsel ve taktiksel yenilikler ekleyerek ilgi çekmeyi başarıyor. Grafiklerde, gölgelendirme gibi bazı detaylar eklendiğini görüyoruz. Yeni kuşakların ilgisini çeken süper kahramanlardan istemediğiniz kadar mevcut. Oyunu hem ana hikaye moduna bağlı bölümlerde hem de açık dünyada gezinerek oynama imkanı sunması, oynanabilir yaş aralığını maksimum seviyelere taşıyor. İki kişi aynı anda rahatlıkla oynayabiliyor. Hikayesi de gayet eğlenceli ve mizahi. Belirttiğim gibi özellikle çocuklarıyla birlikte oyun oynamak isteyen oyuncular için ilk sıraya yazılacak oyunu, 2017 senesinin en iyi 10 oyunu arasına katmam gerektiğini düşündüm.

Injustice 2

Oyun oynamaya başladığım tür olan dövüş oyunları kategorisinden de bir oyun eklemeden 2017 senesinin en iyi oyunları listesini bitirmek istemedim. 90’lı yıllarda büyük bir hayranlıkla oynadığım Street Fighter serisi, şahsım adına dövüş oyunları denildiğinde ilk tercih edilen seçenek olmuştur hep. Karakterleri, sanki akrabalarımmış gibi tanımam, çocukluk yıllarından bu yana takip etmem, tercihimde etkili olmuştur ama en son çıkan Street Fighter V oyunuyla birlikte bir sarsılma yaşadım. Eksiklikleri ve neredeyse her içeriği para ile satması, oyuna olan sevgimi köreltmişti. Üstüne bir de Mortal Kombat XL deneyimini ekleyince, iyiden iyiye, dövüş oyunlarındaki sıralamam değişti.

2017 senesi, dövüş oyunları açısından bir hayli bereketli geçti diyebiliriz. Bir zamanlar, unutulmaya yüz tutan bir tür olan, PC platformunda zaten çok az oyunla temsil edilen dövüş oyunlarına geri dönüşler başlamıştı 2010’ların başlarından itibaren ve yenilenen türevleri 2017 senesinde piyasaya sürülmeye devam etti. Tekken 7, Marvel vs. Capcom: Infinite gibi önemli örneklerin çıkmasına rağmen, bana göre, belki de Mortal Kombat X’e duyduğum beğeniden ötürü, benzer mekanikleri kullanan Injustice 2’ye birinci sırayı vermeyi tercih ettim ve 2017 yılının en iyi oyunları listeme katmak istedim. Hikaye modu, dövüş mekanikleri, oynanabilirlikteki işlevselliği, grafikleri ve karakter çeşitliliğiyle ilgi çekmeyi başarıyor oyun. DC evrenini sevenler için ayrıca keyif verici olduğunu söyleyebilirim.

2017 senesinin en iyi 10 oyunu listemi bitirirken okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Ayrıca 2018 senesinin herkes için güzel bir yıl olmasını, oyunların kötü örnek olarak alınmayıp, eğlenceli vakit geçirmek amacıyla kullanılmasını diliyorum.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın