Battlefield: Hardline İnceleme

Battlefield: Hardline İnceleme

Asayiş berkemal!

Hepimizi farklı farklı etkileyen oyunlar ya da oyun serileri var olmuştur. Özellikle sizleri kendine bağlayan oyun serileri var ise, o oyuna eklenecek her oyun için şüphe içerisinde olursunuz. İçinizde hep şu kuşku dolanıp durur: “Seriye eklenecek olan oyunu beğenmez de, güzel bir seri yok yere biterse?”. Günümüz oyun sektöründe, bu sorular ile daha fazla karşılaştığımız inkar edilemez. Para hırsı ile gözleri bürünmüş oyun firmaların sayısı pek az değil. Durum böyle olunca da, hepimizin sevdiği ya da hayran olduğumuz güzel bir serinin ömrü bitebiliyor.

Şu ana kadar birçok oyun incelemesinde bulunduk. Kimi incelemeler bizleri zorlarken, kimisi de gayet akıcı bir biçimde sizler ile buluştu. Peki, hangi tür oyunların incelemelerinde zorluk çekilir? Eğer o oyun bir seriye ait ve yeni oyunumuz seriye bambaşka bir bakış açısı getirdiyse, sizleri de zorlu bir oyun yapısının beklediğini söyleyebiliriz. Oyun serisinin temasının değişmesi, yenilenen oyun yapısı gibi etkenler ile zorlu bir yol sizlerle buluşuyor. Bu tür serilere bir yenisi daha eklendi: Hardline!

Hardline3

Sakin olun bakıyım!

Çıkışı ile beraberinde sorunlar ile gelen Battlefield 4, hepimizi Battlefield serisine temkinli yaklaşmamıza neden olmuştu. Büyük bir hayal kırıklığı olan Battlefield 4 ile seri büyük bir tehlikeye girmişti. Bu tehlikenin üstüne ise beklemediğimiz bir olay gerçekleşerek, bizleri biraz daha şüpheye düşürmüştü. Yayımlayıcı EA Games firması tarafından gelen açıklamalar ile yeni bir oyun duyurulmuştu. Bu yeni oyunla da, yepyeni bir Battlefield’ın bizleri beklediğini öğrenmiş olduk.

Olay var, çekirdek getirin

Codename Eagle isimli yapıt ile temelleri atılan Battlefield, 2002 yılında resmi olarak bizler ile buluşmuştu. Battlefield 1942 isimli ilk oyun ile seri, bizleri büyük bir savaşa davet ederken; özgür bir dünya yapısını bizlere sunmayı başardı. Gerçekçi savaş atmosferi, optimize edilmiş silahlar ve özgür biçimde kullandığımız araçlar ile bizleri etkileyen seri, rakipleri arasında kendini bir adım önce göstermeyi başarmıştı.

Hardline

2002 yılı ile başlayan seri, ara ara ücretsiz çevrim içi oyunları ile de bizlerle buluşarak; bu atmosfere hepimizi dahil etmişti. Ana oyunlarına baktığımız zaman sekiz adet oyun barındıran Battlefield, bu özgün yapısını kullanarak, savaş deneyimi yaşatmıştı. Fakat seriye eklenen dokuzuncu oyun, serideki diğer oyunlardan biraz farklılık gösterdi. Bu farklılıklardan biri, seride ilk kez yeni bir geliştirici ekip DICE ile beraber çalışması oldu. The GodFather Game, The Simpsons Game ve ünlü Dead Space serisi ile ün salan Visceral Games, Battlefield: Hardline için baş geliştirici olarak yerini aldı. DICE ekibi ise, yardımcı geliştirici olarak çalışmalarına devam etti.

Diğer bir farklılık ise oyunun yapısında kendisini gösterdi. Hepimizin alıştığı askeri temadan çıkan oyun, Los Angeles içerisinde polis hırsız kovalamasına döndü. Artık ıssız bölgeler yerine, şehir içinde bir kovalamaca bizleri karşıladı. Tabi şehir hayatı olunca da tanklara veda etmenin zamanı geldi. Şimdi gelin hep beraber serinin yeni üyesine yakından bakalım…

Los Angeles’ın Memolisi: Nicholas Mendoza!

Battlefield serisi, aslında çoklu oyuncu odaklı olduğunu hepimiz biliyoruz. Battlefield: Bad Company’e kadar belirli bir senaryo modu olmayan serinin son üç oyununa yani Battlefield 3, Battlefield 4 ve Battlefield: Hardline ile birlikte senaryo modu da seriye dahil edildi. Oyun süresini uzatmak isteyen ekip, 3. ve 4. oyunlarında yeteri kadar senaryo yönünden bizleri tatmin edememişti. Fakat, Visceral Games’in kadroya katılması ile akıcı bir senaryo da serimizde yerini buldu.

Hardline5

Senaryo modu, tıpkı bir TV dizisini andırıyor diyebiliriz. Senaryo moduna girdiğin zaman, hem karakterleri tanımak hem de oyunun mekanizmasını anlamak için keyif verici bir öğretici bölüm karşımıza çıkıyor. Bu öğretici bölüm, oyundaki hikayenin de temelini anlatarak, sıkıcı bir halden kurtarıyor. Bölüm sonlarında verilen, diğer bölüme ait görüntüler ile de güzel bir başarı sağladığını belirtelim. Ayrıca oyuna girdiğiniz zaman bir önce ki bölümün görüntülerini; çıktığınız zaman ise bir sonra ki bölüm görüntülerini sizlere sunarak, dizi havasını devam ettirmeyi başarıyor. Senaryomuzda, Nicholas Mendoza isimli polis karakterimizi canlandırıyoruz. Biraz saf olan Mendoza’ya, Khai isimli güzel bir hanım kızımız eşlik ediyor. Toplamda 11 adet senaryo sahnesi bulunan oyunda, amaç olarak belirli çeteleri çökertmek ve içimizde ki çürük elmayı bulmak!

Hardline, senaryo olarak rakipleri karşısında bir başarı da sağladığını belirtelim. Klasik FPS türlerinde ki vur-vur-git temasından sıyrılan oyun, taktiksel bir yapıda karşımıza çıkıyor. Yapay zeka ile zorlaşan oyunda, stratejik adımlar atmak zorunda kalıyorsunuz. İsterseniz eski mantık ile vurup vurup geçebilirsiniz. Ama bu işi daha sessiz bir biçimde yaparsanız, yeni kullanılabilir nesneler ve Battle Pack sizler bekliyor olacak. Bu yöntem ile oyun süresi uzatılırken, senaryo modunu oynamak için de bir neden olduğunu belirtelim.

Karakter modellemeleri, diyaloglar ve çevre detaylarının öne plana çıkması ile beraber kendinizi gerçek bir kovalamacanın içinde buluyorsunuz. Uzun lafın kısası, Battlefield: Hardline senaryo olarak sınıfını başarıyla geçiyor.

Olay yerine yakınız ki biz zaten!

Senaryo kısmını bir kenara bırakmanın zamanı geldi. Battlefield serisinin başarısı olan çevrim içi oyun moduna yavaş yavaş geçelim. İlk olarak E3 2014 etkinliğinde oyunu denediğimizde, bir an durup düşündük. Güzel ve keyifli bir oyun oynuyoruz, ama Battlefield ile ne alakası var ki? Battlefield oynayan insanların alıştığı oyun yapısı değişmişti. Askeri çatışmaların yerini polis hırsız çatışmaları yer almıştı. Bu durum kötü müydü? Aslında hayır, bir hayli eğlenmiştik

Hardline1

Çoklu oyuncu modunda ki alıştığımız sınıf isimleri de Hardline ile değişikliğe uğradı. Assault yerine Operator, Engineer yerine Mechanic, Support yerine Enforcer ve Recon yerine ise Professional kelimeleri gelmiş bulunuyor. İsim olarak değişen sınıfların, içeriğinin aynı olduğunu; fakat yeni eklenen silahların bulunduğunu söyleyelim. İsterseniz çevrim içi oyun modlarına göz atalım. Blood Money, Conquest, Crosshair, Heist, Hotwire, Rescue, Team Deathmatch olarak yedi adet farklı oyun modu bizleri karşıladı. Team Deathmatch ve Conquest oyun modlarına, serideki diğer oyunlardan hatırlıyoruz. Fakat diğer beş mod, serimiz için yeni bir soluk kazandırıyor.

İlk olarak Blood Money ile başlayalım. Bu oyun modunda, birçok yerde kasa bulunuyor ve bu kasalar içinde belirli miktarda para var. Amacımız ise, buralardan paraları alıp; kendi bölgemize götürmek. Ayrıca karşı takımın bölgesine girip, rakip takımın kasasından da bu parayı alabiliyoruz. Polis ya da hırsızın aynı amacı olduğu Blood Money, ilk betada da oynanabilir bir halde idi. Para çalmak ile ilgili diğer bir modumuz ise Heist… Bu oyun modunda, belirli yerlerde kasalar bulunuyor. Hırsızların amacı bu kasalardaki parayı alıp, haritada belirli bir noktaya götürmeleri gerekiyor. Polislerde bu kasaları korumak ile görevlendiriliyor.

Yeni olarak eklenen bir diğer oyun modu ise Hotwire oldu. Açıkçası bizim en çok eğlendiğimiz mod oldu diyebiliriz. Hotwire, conquest oyun modunun hareketli hali diyebiliriz. Haritamızın belirli yerlerinde ki araçları ele geçirip; bir hız limitinin üstünde kalmaya çalışıyoruz. Aksiyonun hiç bitmediği bu modda, çevre etkisinin bütün nimetlerinden yararlandığımızı belirtelim.

Hardline2

Geriye iki adet yeni modumuz kalıyor. Crosshair ve Rescue, aslında e-spor için amaçlanmış oyun modları arasında yer alıyor. Crosshair oyun modunda, bir oyuncu VIP oluyor ve bu oyuncuyu güvenli yere götürme görevi bizlere düşüyor. Bu modda, toplam 10 adet oyuncu bulunabiliyor. Resque oyun modunda ise, iki adet rehineyi kurtarma ya da saklama görevlerini üstleniyoruz., öldüğünüz zaman tekrar canlanamıyorsunuz. Ancak diğer el oyuna dahil olduğunuzu belirtelim. Kişi sayısının az olması ve e-spor amaçlı olan modlar için küçük haritalar tasarlandı. Böylece alışılmadık hızlı bir oyun yapısı ile karşı karşıya kalıyorsunuz.

Bu yedi adet mod ile beraber şu an için dokuz adet harita oynanmaya sunuldu. Bu haritalar oyun modlarına göre büyüklüğü belirleniyor. Serideki önceki oyunlara göre normal büyüklükte olan haritalarda, çevre ile etkileşim biraz daha kısıtlanmış durumda. Yani Frostbite 3 oyun moturunda alıştığımız çevrede ki yıkım efektleri kısıtlandı. Buna, hızlı oyun yapısının etkisi olduğunu söyleyebiliriz.

Hardline6

O RPG’yi yere bırak evlat!

Oyun modlarımızı ve haritaları tanıdık. Sıra geldi diğer önemli unsura: Silahlar! Serinin, silahlar konusunda ki başarısı, bozulmadan devam ediyor. Silah tasarımları, sesler ve aksesuarlar ile savaş atmosferine uygun silahlar bizlerle buluştu. Silah konusunda da bir yenilik olduğunu belirtelim. Önceki oyunlarda belirli görevleri yaptıkça ya da seviyeler doğrultusun silahlar otomatik olarak kullanıma sunuluyordu. Fakat artık istediğimiz silaha ulaşmak için oyun içinde kazandığımız paralar gerekiyor. Tecrübe puanı ile orantılı olarak elde edilen paralarla silahlar haricinde; silah ekipmanlarını, yardımcı araçlar, araç ekipmanlarını ya da Battle Packleri de para karşılığında satın alıyoruz. Seviye sisteminin kaldırarak, oyun içi aktifliğin ön plana çıktı bu sistem gayet olumlu bir yön katmış. Ama umarız ki EA Games, bu işi gerçek paraya dökmez!

Hardline4

Araçlarımız ise biraz daha sade kalıyor. Şehir içi yaşantıya uygun olan araçlar ile oynadığımız oyunda, eski araç güçlerinin kalmadığını da belirtelim. Eski zamanlarda tank gördüğünüz zaman, hele ki elinizde buna karşı bir silah yoksa, hissettiğimiz o korkudan şimdi eser yok. Bu da çoklu oyuncu için olumsuz bir etken olarak karşımıza çıkıyor.

Genel olarak çoklu oyuncu yapısına baktığımız zaman Hardline, hızlı oyun yapısına sahip. Bu yüzden de alışmanız biraz zaman alabilir. Fakat uzun bir süre sonra hatasız olarak oynanabilir bir Battlefield olduğunun altını çizelim. Çıktığı günden beri sunucu ya da oyun hatası ile karşılaşılmaması, PC platformu için konuşuyoruz, özlediğimiz bir durum olmuştu. Askeri tema olmayan çevrim içi Battlefield’a alışmamız biraz uzun sürdü. Ama değişen oyun yapısı, kendini sevdirmeyi başardı.

Abla radyoyu açsana…

Battlefield: Hardline, ister senaryo modu olsun; ister çevrim içi oyun modu ile kendini bizlere sevdirdi. Bunda en büyük etkenlerden birisi de grafikler oldu. Battlefield 4’ten sonra gelen renkli oyun yapısı, atmosfere uyum sağlamanızda büyük bir etken. Daha önce de bahsettiğimiz Frostbite 3 oyun moturunda alıştığımız çevrede ki yıkım efektlerinin azaltılması bu atmosfere gölge düşürüyor. Fakat çevre yapısı ve detayları üzerinde çalışıldığı kendini gösteriyor. Özellikle karakter modellemeleri ve hareketleri ile Hardline, kendi havasını oluşturuyor.

Bu atmosfere uygun oyun içi sesler de oyunda kendine yer buldu. Battlefield bu alanda başarısını devam ettirirken; oyuna gelen radyo sistemi gerçekten ayrı bir adapte unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Bazı zamanlar sırf radyo dinlemek için bile araç kullandığımızı söyleyebiliriz. Müzik konusunda da Hardline, başarı sağlıyor.

Tüm bu etmenleri bir araya topladığımız da Hardline’ı, Battlefield serisinin yenilikçi oyunu olarak görebiliriz. Oynamadan önce tedirgin olsak dahi, bir süre sonra kendisini sevdirmeyi başardı. Atmosferine kısa sürede alıştığınız Hardline, sizleri bu sefer amansız bir kovalamacaya davet ediyor

[inceleme]

Yorumlar (8)

Bir Cevap Yazın