Assassin’s Creed Valhalla ön inceleme

Assassin’s Creed Valhalla ön inceleme

Assassin's Creed Valhalla, önemli değişiklikler ile karşımıza çıkıyor.

Yeni bir yıl, yeni bir Assassin’s Creed oyunu daha. Aslında, her yıl çıkıyor desek yalan olmuş olur. Sonuçta, en son çıkmış olan Assassin’s Creed Odyssey 2 Ekim 2018 yılında çıktı. Teknik olarak 2 yıl var arada, günah almayalım şimdi. Bu yazımızda sizlere bahsini edeceğimiz Assassin’s Creed Valhalla isimli yeni oyunu oynama şansı elde ettik ve ön inceleme yazımızda da tecrübelerimizden bahsetmeye çalışacağız.

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

Assassin’s Creed Valhalla ön inceleme yazımızın detaylarına inmeden şimdiden söylemek istediğimiz bir şey var. Ubisoft’un vermiş olduğu oyunun eğlenceli olma sözü, gayet geçerli bir söz olmuş. Yazımızın detaylarında bahsedeceğimiz sahneler bizleri fazlasıyla büyülemeyi başardı. Ne yazık ki serinin önceki oyunu olan Assassin’s Creed Odyssey’den çok da farklı bir şey sunmuyor. En azından gördüğümüz kadarıyla bunu söyleyebiliriz. Fakat her ne kadar farklı bir şey sunmuyor olsa da, oyuncular dinlenerek yenilikler ve değişiklikler yapılmış. Bu da, oyunu daha fazla oynanabilir bir duruma getirmiş. Özellikle seviyelerin olmaması, güzel bir değişiklik olmuş ama tabii bunların hepsinden tek tek detaylı olarak bahsedeceğiz.

Assassin’s Creed Valhalla bizlere ilk olarak ne sundu?

Öncelikle, kadın veya erkek bir karakter seçmemiz istendi. Biz de, Eivor adındaki karakterimizi seçtik ve ardından Valhalla dünyasına adımlarımızı atmaya başladık. Tam olarak bütün dünya olmasa da, bir kısmını gördük diyebiliriz. East Anglia’da kendimizi bulduk. Görselliğin gerçekten muhteşem diyebileceğimiz boyutlarda olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sinematik kamera özelliği gözümüzden kaçmadı değil. Güzel bir gelişme kesinlikle.

Assassin’s Creed Odyssey ile rengarenk bir dünya karşılamıştı bizi. Bu oyunda ise, yine kendine has temasının renklerini yansıtabilen bir atmosfer olduğunu söylemek doğru olur. Yeni sinematik kamera özelliği de, görselliği güzel bir boyuta taşıyor. Gideceğiniz yere otomatik olarak götüren, Assassin’s Creed Odyssey ve Assassin’s Creed Origins’ten beri gördüğümüz otomatik pilot özelliği bu oyunda da var. Bütün bunlarla birlikte serüvenimize başladık.

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

Assassin’s Creed Valhalla ile gelen dövüş sistemi nasıl?

Serivenimiz esnasında birkaç dövüşe girdik ve nelerin değişmiş olduğuna bakmak istedir. Oyunda silah konusunda kalkan ve balta, çift silah, çift el silah gibi seçenekler mevcut ve işin daha da iyi kısmı, silahların ağırlıklarını hissetmek mümkün. Fakat ne yazık ki hepsini deneme şansımız olmadı. Balta atma, yere sertçe basma gibi yetenekleri kullanarak kapışmalar yapmak zevkli bir olaydı. İyileşme mevzusu da artık yeteneklerimize değil, bu sefer toplayıp yaptığımız ilaçlara bağlı.

En büyük değişikliklerden bir tanesi, artık seviyelerin bulunmuyor olması. Assassin’s Creed Origins ve Assassin’s Creed Odyssey’de seviyeler vardı ve bu cidden çok fazla eleştirilmişti. Fakat Assassin’s Creed Valhalla’da böyle bir şey yok. Seviye ve seviye gereksinimleri yok artık. Artık sadece yetenek puanları kazanıyoruz ve yeni yetenek ağacı da, önceki oyunlardan ziyade Path of Exile benzeri bir yapıya sahip.

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

Assassin’s Creed Valhalla yetenekleri nasıl olmuş?

Wolf, Bear ve Raven adındaki 3 adet yetenek ağacı dalı bulunuyor oyunda artık. Hepsini tamamen açmak mümkün mü değil mi bunu henüz bilemiyoruz. Dahası da, oyunda özel güçler sağlayan efsanevi eşyalar var mı, bunu da bilemiyoruz fakat var olması muhtemel. Alıştık zaten artık bunların varlığına ve eşya nadirliği güzel bir özellik kesinlikle.

Artık seviyelere bağlı hasarlar olmadığı için, güçlü düşmanlara karşı quick-time event adı verilen, hızlı olmamız gereken birtakım şeyler yapmamız gerekiyor. Yani, artık öyle tavandan atlayıp bizden daha yüksek seviyeye sahip olan düşmanları teklemek yok. Yani, artık resmen tam olarak bir Viking gibi olacağız oyunda ve bu şimdiden tam oyun için heyecanlandırıyor bizleri.

Oyunda neler yapabiliyoruz?

Viking deyince, akla baskınlar da geliyor tabii. Zaten, biz de bir Viking olarak, baskınlara katılabiliyoruz ve deneme sürecimiz boyunca bunu yapma şansımız da oldu. Fırtına bulutları bir araya geliyor, gemilerin hedefi varış noktasında ve bir yandan da yüksek sesli Viking boynuzu sesleri bize eşlik ediyor. Açıkçası, bu sahne gerçekten içimize işledi diyebiliriz. Bütün bunlarla birlikte, bir de oyunun efsanevi müzikleri de eşlik ediyor, tüyler iyice dikenleşiyor. Jesper Kyd, yine adını altın harflerle oyuna kazımayı başarmış.

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

Mekana geldiğimizde ise bizleri ateşli oklar karşılıyor. Bunlardan hemen sonra da toprağa tekrardan ayaklarımızı basıyor ve baskına başlıyoruz. Baskın esnasında efsanevi bir çatışmanın ortasında buluyoruz kendimizi. Koçbaşının kapıları tek tek yıkışı bile bu sahnelerin efsaneviliğine tuz biber oluyor. En son da bir patron kapışmasına giriyoruz fakat başarısız oluyoruz. Başarısız olunca, patronu ve kurt dostunu dövüşerek öldürüyoruz. Ardından da, kurtarmaya çalıştığımız Oswald’ı bir anda bizden hayatını dilenirken buluyoruz. Burada, RPG mekaniklerinin olmazsa olması olan seçenekler ile baş başa kalıyoruz. Oswald’ın hayatını bağışlıyor ve düğününe katılma sözü veriyoruz.

Başka neler tecrübe ettiniz?

Hayat memat meselesi olayları sona erince, dünyayı biraz keşfe çıkıyoruz. Haritaya bakınırken, bir tane daha isteğe bağlı bir baskın yeri, efsanevi bir hayvanın yeri, world boss olarak da bilinen büyük patron yeri ve dünya üzerindeki normal etkinliklerin olduğu yerleri görüyoruz. Öncelikle, normal etkinliklerin olduğu yere gidiyoruz. Orada bizi bir çocuk karşılıyor ve kediyi yakalamamızı istiyor. 30 saniye civarı süren bir görevden sonra yakalıyoruz ve kediyi, gemi mürettebatımıza katıyoruz. Bir başka etkinlik de, bir atı çağırmaya çalışan küçük bir kıza at getirmemiz oluyor. Kısaca, görevler böyle minik, tadımlık tecrübeler sunuyor.

Kalan zamanımızda ise efsanevi bir hayvanı avlama şansımız oldu. Bu konuda söyleyecek yeni bir şey olmadığını üzülerek belirtmek isteriz. Çünkü, Assassin’s Creed Odyssey’deki efsanevi hayvan avlarından hiç de bir farkı yok. Birkaç kere öldükten sonra avlamayı başarıyoruz. Ardından da Oswald’ın düğününe giriyoruz. Oswald ve gelinin birbirlerine sözlerini verdiği ara sahneyi izliyoruz ve ardından da içki içme yarışmasına davet ediliyoruz. İçme kapışmasını başarılı bir şekilde gerçekleştirince, Assassin’s Creed Valhalla ile olan süremiz sona eriyor.

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

Assassin’s Creed Valhalla ön inceleme sonucu nedir?

Assassin’s Creed Valhalla ön inceleme sonucumuz olarak, yolda olan yapımın pek de yeni bir şeyler sunduğunu söyleyemeyeceğiz. Zaten, Assassin’s Creed Valhalla ön inceleme yazımızın gelişme kısmında tecrübelerimizden bahsettik uzun uzun. The Witcher 3 Wild Hunt’a benzettiğimiz bir atmosfere sahip olması hoşumuza gitti diyebiliriz. O rüzgarı hissetmek bile fazlasıyla hoştu. Haritayı keşfetmek, içme yarışması, ufak tefek görevler gibi eğlenceli aktiviteler yapmak, gizem avı ve harika müzikler, oyunu daha fazla oynama isteği uyandırıyor insanda.

Assassin’s Creed Valhalla, 17 Kasım 2020 ayında biz oyuncularla buluşacak. PC, Xbox One ve PS4 platformlarında yer alacak fakat ertesi yıl içerisinde, gelecek nesil konsollar ve Stadia’da da kendisini göreceğiz. Yine birçok kişiyi mutlu etmeyecektir muhtemelen fakat biz oyunu oynarken fazlasıyla eğlendik diyerek Assassin’s Creed Valhalla ön inceleme yazımızı da noktalayalım.

Test Sistemimiz Monster Tulpar T5 V21

  • Intel i7-10875H-2,30GHz Turbo Boost ile 5,1GHz
  • 8GB GDDR6 Nvidia RTX2070 SUPER 256-Bit
  • 15,6″ FHD 1920×1080 240Hz IPS Mat LED Ekran
  • 16GB (2x8GB) DDR4 2933MHz
  • 512GB SAMSUNG PM981a M.2 SSD


Assassin’s Creed Valhalla
Assassin's Creed Valhalla ön inceleme    Haber  |  İnceleme  |  Öne Çıkanlar 


Ayrıca En yeni haberler için Facebook, Twitter ve Google Haberler üzerinden Leadergamer'ı takip edebilirsiniz.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın