Army of Two: The Devil’s Cartel İnceleme

Army of Two: The Devil’s Cartel İnceleme

Gülmedim...

Bir oyuncu olarak öyle zamanlar geliyor ki yapımcıların hamlelerine anlam veremiyorum. Oyun tasarlamayı, programlamayı çok iyi bildiğimden değil, sadece olanları kafam almıyor. Mesela Army of Two: The Devil’s Cartel da aynı şekilde, bu serinin bugünkü hale nasıl geldiği tam bir muamma. Dilerseniz bir bakalım, Call of Duty kadar markalaşamasa da eğlenceli olan bu seri nasıl yerin dibine geçmiş.

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

Öncelikle şu konuyu ele almak lazım: Bir oyun yaptınız, içinde iyi ana karakterler var, zaten bir Metal Gear Solid gibi, karakterler üzerinde oynamanızı hoş görecek bir kitleniz de yok.  O zaman neden gidip de bu özgün karakterleri yok edersiniz? Dead Space serisinden tanıdığımız Visceral Games’in Montreal şubesi, bu soruya tatmin edici bir cevap veremiyor; Army of Two’nun en renkli ikilisi Salem ve Rios’u yardımcı rollere iterek, sahneyi Alpha ve Bravo adlı karakterlere bırakıyor.

1112_ao2_usp_explosive_destruction_1
Peki Alpha ve Bravo, Meksika sokaklarında, Trans World Operations adlı bir özel güvenlik şirketine ait görevlere koştururken, Salem ve Rios’un o eğlenceli muhabbetlerini sürdürebiliyorlar mı? Hayır! Hikaye deseniz zaten klişelerle dolu; yine önemli bir kişiyi Meksika’daki La Guardaña (İspanyolca’da Tırpan demekmiş) çetesinden kurtarmak için yola çıkıyorsunuz ve tabii ki işler karışıyor, ya ne olacaktı ?

Tamam bugüne kadar klişe hikayeleri çok iyi işleyen yapımlar gördük. Hatta eğlenceli oyun dinamikleri sayesinde, sonunu tahmin edebildiğimiz pek çok oyunu bitirmek için uğraştık. Fakat Army of Two: The Devil’s Cartel’de mekanlar o kadar ruhsuz ki ister otelde, ister bir kilisede çarpışın, hep aynı şeyleri birbirinin aynı yerlerde yapıyor gibi hissediyorsunuz.

Army of Two serisinde bir önceki oyun olan The 40th Day belki muhteşem bir yapım değildi; ama Aggro ve Moralty Moments gibi zenginleştirici dinamikleri vardı. Ne hikmetse Aggro ve Moralty Moments bu oyuna eklenmemiş. Rehine kurtarmak, çatışmak ve diğer ögeler de çekiciliğini yitirmiş. Üstüne üstlük kısa süren Campaign (7 Saat!) hiçbir faydasını görmediğiniz puanlama sistemiyle beraber sırtınızda bir yük haline gelmiş.

MAKALE AŞAĞIDA DEVAM EDİYOR

Anlaşılmaz hareketlere devam etmek gerekirse; Visceral Montreal, bu oyuna rekabet tabanlı Multiplayer seçeneği eklememiş. EA’in parlata parlata bitiremediği ve daha çok önem verilerek, çok daha iyi bir hale getirildiği söylenen co-op modu da hiç eğlenceli değil. İki karakter arasındaki etkileşim, eski oyunlardan bile az. Bazen aksiyonun aşırı doz yaptığı oluyor, ama bunlar o kadar nadir gerçekleşiyor ki çektiğinize değmiyor bile. Zaten Aggro ve Moralty Moments sistemi de yokken yaptıklarınızın pek bir manası kalmıyor.

Ayrıca En yeni haberler için Facebook, Twitter ve Google Haberler üzerinden Leadergamer'ı takip edebilirsiniz.