Menü
https://leadergamer.com.tr/2017/07/08/xbox-icin-oyun-hediye-etme-sistemi/
Popüler , Resident Evil 8 Temmuz 2017 10:19

En iyi Resident Evil oyunları

Peki, siz nasıl bir liste oluştururdunuz?

Resident Evil, gerçekten aşırı büyük bir kitleye sahip olmayı başarmış serilerden bir tanesi. 24 Ocak 2017 tarihinde çıkışını gerçekleştiren serinin şimdilik son oyunu, duyuru tarihinden çıkış tarihine kadar yeri göğü inletmişti ve her ortaya çıkan en ufak bir ayrıntı bile heyecanlanmamıza sebep olmuştu. Açıkçasını sorarsanız, ben henüz oynama fırsatını bulamadım, fakat YouTube sağ olsun her köşesini karış karış ezbere biliyorum artık. Oyuna ilk başta, “Serinin ruhunu taşıyamıyor yahu!” diye yanaşmış olsam da, oyun ile tanıştığımda kendisini çok fazla beğenmiş olduğumu fark ettim. Detaylı olarak listede anlatacağım bütün dertlerimi.

Resident Evil

13. Umbrella Corps

Açıkçasını sorarsanız, seriye ait olan, ama kendisini Resident Evil serisine aitmiş gibi hissettirmeyen ve öyle boş bir zombi oyunuymuş gibi gelen oyunların birçoğunu zaten listeye eklemedim bile. Eklediklerim ise en azından ufacık da olsa beğenmiş olduklarım. Seriye ait değilmiş gibi gelen, hatta listeye eklememiş olduğum oyunlardan bile daha berbat bir durumda olan Umbrella Corps, aslında iyi düşünülmüş bir oyun ve iyi bir yapım da olabilirdi.

Resident Evil evreninde geçen bu PvP oyun için güzel reklamlar yapılmış olsa da, kalitesizliğinden dolayı aşırı derecede kötü notlar aldı ve aldığı her berbat yorumu da kesinlikle sonuna kadar hak etti. Öncelikle arayüz ve kamera inanılmaz derecede berbattı. Grafiklerin zamanına göre kötü bir durumda olması bambaşka bir konu zaten. Bir PvP oyunun en çekirdek mevzusu olan silahlar, Umbrella Corps‘da kesinlikle üzerilerinde durulmamıştı bile, inanılmaz derecede büyük bir dengesizlik söz konusuydu. Bu sebeplerden dolayı listemin en son sırasında olmayı hak etti.

12. Resident Evil: Operation Raccoon City

Şimdi, Resident Evil dediği zaman birisi, bol bol bulmacalı, kafa yormalı, heyecan dolu vakitlerin geçtiği korku oyunu akıllara geliyor. Korku oyunu ile gerilim oyunu arasındaki ince farkı aşarak bir korku oyunu serisi olmayı başarmış olan Resident Evil‘in kara koyunu olarak sayılabilir bu oyun. Elbette bir Umbrella Corps kadar kötü değil, en azından ufak tefek de olsa heyecan var oyunda, fakat yine de bir türlü kendisini seriye ait hissettiremiyor.

Resident Evil serisini öne çıkaran noktalardan bir tanesi de, sınırlı sayıdaki mermiler ve ardı arkası kesilmeyen zombi sürüsü. Bu oyunda ardı arkası kesilmeyen zombi sürüsü var, fakat korku oyunu olmaktan gerilim oyunu olmaya düşüren bol mermili olma özelliği, gözümde bu oyunu düşüren ilk nokta oldu. Ayrıca, bazı düşmanların mermi süngeri olması, berbat yapay zeka ve eğlencenin içine eden hatalar da listenin en sonlarında yer alması için geçerli sebeplerim.

Resident Evil

11. Resident Evil 6

Bu oyunu sevmeme sebeplerimi geçerli bulur musunuz bilemiyorum, fakat sebeplerim arasındaki bana göre en geçerliliği olan sebebim, Resident Evil 6‘nın resmen hiçbir korku unsuru taşımıyor olması. Yani, Outlast 2 gibi korkunç olmadığı söylenen bir oyunda bile Aqua – Barbie Girl açıp şarkıya eşlik ederek oynamış olan birisi olarak, ben bu oyunda korkmadım arkadaş, korkamadım!

Bir süre sonra Capcom da yapmış oldukları hatayı fark etti ve seriyi artık eski haline döndürme çabalarına başladı. Açıkçası Resident Evil 6‘nın tek iyi özelliği, seriyi tekrar eski güzelliğine ulaştırmakta aracı olmuş olması. 3. şahıs nişancı oyunu olarak aksiyon odaklı olması, her ne kadar bol bol satmış olsa da, korku unsurlarından uzak olduğu için onu listemin en dibindeki oyunlarından bir tanesi haline getiriyor.

10. Resident Evil: Revelations 2

Bu oyun, Resident Evil 6‘ya göre korku açısından bir tık daha iyiydi, fakat seriyi özelleştiren diğer her türlü unsurdan da maalesef çok uzak kalmıştı. Oyundaki Raid Mode özelliğini kullanırken silahlar için yırtınmak, aklıma takılmış olan ve hala düşündükçe gıcık olduğum eksilerden bir tanesiydi. Muhtemelen birçok kişinin benim gibi gıcık kaptığı, gitmiş olduğu yerlere yeni bir şeyler bulmak için tekrar tekrar gitmek de, maalesef bu oyunun en büyük eksilerindendi.

O kadar gömdük oyunu, fakat iyi yanı yok muydu? Elbette vardı! Özellikle şu sürükleyici kıvamda hikaye anlatışı, beni benden almıştı. Korku oyunu olduğunu hissettiren başarılı ortam tasarımları da dikkatimden kaçmamış olan özelliklerinden bir tanesi olmuştu. Aslına bakarsanız, birkaç pürüzü dışında oyunu ben bayağı beğendim. Eğer elinizde oynayacak oyun kalmadıysa, en azından denemeniz için tavsiye edebileceğim bir yapım olarak gösterebilirim bu oyunu.

Resident Evil

9. Resident Evil: Revelations

İlk duyurulduğunda Nintendo 3DS platformlarına özel olarak gelmişti ve aslında uzun bir süre de öyle oldu. Fakat ne yazık ki üzerinden zaman geçtikten sonra Nintendo 3DS‘e özel olma özelliğini kaybederek diğer platformlarda da yerini aldı. Açıkçasını sorarsanız, Pokémon X & Y ve The Legend of Zelda: A Link Between Worlds benim Nintendo 3DS alma sebeplerimdendi, fakat Resident Evil: Revelations da Nintendo 3DS‘in potansiyelini ortaya çıkaran önemli ve güzel bir oyundu.

Yani, hikaye açısından siz ne düşünürsünüz bilemiyorum bu oyun hakkında, fakat benim görüşüme göre ne çok güzeldi, ne de berbat. Benim hoşuma giden özelliği oynanışı oldu. Nintendo 3DS gibi bir sistemin bile grafik potansiyelini ortaya çıkarmış olması çok güzeldi. Ayrıca konsol için ilk çıkan seriye ait oyun olan Resident Evil: The Mercenaries 3D gibi leş bir yapımdan sonra resmen ilaç gibi gelmişti.

8. Resident Evil 5

Serinin kendi çizgisinden çıkmaya başladığı oyun olarak tanımlayabilirim Resident Evil 5‘i. Akıllı zombiler, mermi sıkıntısı olmaması gibi durumlar gerçekten seriden bir yapım ile karşı karşıya olmadığımı hissettirmişti. Korku odağını kaybettiğini iyice hissettiren bu oyunu oynarken oturup ağlayasım gelmişti, çünkü resmen muhteşem bir serinin yıkılışına şahit oluyordum. Çocukluğumdan bu yana en büyük korkulu rüyam olan Nemesis‘in ait olduğu serinin yok oluşunu izlemek hiç de hoş değildi.

Asıl serinin çizgisinden çıkmış olmasına ve korku odağını kaybetmiş olmasına rağmen aslında hiç de, “Berbat!” diye tanımlayabileceğim bir oyun değildi. Aksiyon odaklı bir gerilim oyunu olarak ele aldığımızda gerçekten keyif vericiydi benim için. Büyük bir kitle tarafından deli gibi sevilen Resident Evil serisinin karakteristik özelliklerini taşımasa da, en azından güzel bir aksiyon oyunu olmayı başardı, bu da listedeki yerini hak etmesini sağladı.

Resident Evil

7. Resident Evil Code Veronica

Ben, bu oyunun Nintendo GameCube sürümünü oynadım, en baştan belirteyim. Nintendo GameCube’un Resident Evil 4 sürümünü almıştım. O zamanlardaki seriye olan hayranlığım, şu anki The Legend of Zelda serisine hayranlığımdan bile fazlaydı belki de. Nintendo GameCube üzerinde oynamış olduğum en kötü oyun da Resident Evil Code Veronica oldu. Aslında aşırı karanlık olan Sega Dreamcast sürümü ve aşırı aydınlık olan PlayStation 2 sürümlerine göre tam kıvamında olması, benim için büyük bir artıydı.

Yanlış anlaşılma olmasın, her ne kadar büyük bir kitle tarafından sevilmiyor da olsa, benim inanılmaz derecede hoşuma gitmişti. O zamanlardaki hayranlığım, bu durum için sebep olarak gösterilebilir, fakat aksiyonunu gerçekten çok beğenmiştim. Özellikle kamerası çok hoşuma gitmişti. Bilmeyenler için, serideki şu standart sabit kameranın yerini bu oyunda statik kamera almıştı. Sırf bu yüzden bile sevinerek oynadığımı hatırlıyorum.

6. Resident Evil 4

Serinin kendisini bozmaya başlamasına şahit olduğum ilk yapım olma özelliğine sahip. Fakat bu bahsini ettiğim kendini bozma durumu, Resident evil 4‘te çok da hissedilmiyordu, çünkü aksiyon odağına başlamış olsa da, yine biraz olsun korku unsuru vardı. Benim için bu oyunun en kötü özelliği, resmen toplanıp plan yapan sözde zombiler olmuştu. Pardon, “Zombi” demişim, zira böyle zombi olmaz, olmamalı.

Yaramı deştiğimize göre, oyunun iyi yanlarından da söz edebilirim. Serinin standart çizgisinden uzaklaşan bu oyundaki kamera kontrolleri inanılmaz derecede hoşuma gidiyordu. Oyunun RPG olarak bildiğimiz rol yapma oyunu özelliklerine sahip olmasına sebep olan gizemli satıcı dayımız da, benim için oyunu farklı ve gerçekten çok hoş bir seviyeye taşıyor. Serinin büyük hayranları her ne kadar bu oyunu gömse de, eğer taşlamayacaksanız 8 kere bitirdiğimi itiraf etmek istiyorum. Fakat, Leon Scott Kennedy çok karizma değil miydi yahu?

Resident Evil

5. Resident Evil Zero

Yine Nintendo GameCube‘da tadını çıkarmış olduğum yapımlardan bir tanesi. Oyunun hikayesi, ilk oyundaki konak kazasından bir gece öncesini konu alıyor. Piyasaya sürülen oyunların geçmişini anlatan yapımlar arasında gerçekten kaliteli olduğunu söyleyebilirim. Bravo Team‘in mahvoluşuna şahit olduğumuz yapımda, Rebecca Chambers‘ın arkasında bulunan hikayeye şahit oluyorduk. 2 karakteri de kullanabiliyor olmamız, hatta birbirleri ile yardımlaşarak bulmacaları çözüyor olmamız, gerçekten güzel bir detaydı.

Kanser olmayan noktaları yok değildi elbette. Bölüm sonu canavarlarının zorluğu ve bazı bulmacaların gereksiz zorluğu beni epey yormuştu, fakat yine de inatla yardım almadan bitirmeyi başarmıştım. Aslında böylesi bir zorluk, bulunduğumuz 2017 yılının aranan kanlarından bir tanesi, zira çıkan neredeyse her oyun, hiçbir yetenek ve uğraş gerektirmeyecek kadar basit olarak karşımıza çıktığı için, zorluklara muhtaç kaldık.

4. Resident Evil 7

Çıkmasını inanılmaz derecede çok bekledim ve en sonunda çıktı, fakat birazcık tuzlu çıktı. Ben de tutup oynamak yerine, YouTube üzerinden oyunun her karışını ezberleyene kadar izledim, bu yüzden oynamış sayıyorum kendimi. Resident Evil 7, aslında asıl serinin çizgisinden çıkmış gibi görünse de, hiç de öyle bir yapım olmadığını gösterdi bana. En başta inanılmaz derecede ön yargılı yaklaştım oyuna ve neredeyse nefret ediyordum, “Capcom artık iyice bozdu yahu!” diye yana yana, fakat beni şaşırtmayı başardılar.

Bulmacalar olsun, karakterler olsun, inanılmaz derecede hoşuma gitti oyun, ön yargılarımı yendikten sonra. Oynamak istedim, fakat hem korku oyunları ile aram olmadığı için oynayamadım korkudan, hem de orijinal sürümü olmadan oynamak içimden hiç gelmedi. Serinin 3. şahıs bakış açısından farklı bir şekilde 1. şahıs oyunu olarak karşımıza çıkan bu oyun, listemdeki yerini sonuna kadar hak ediyor. Uzun bir süre sonra, mükemmel bir iş başardı Capcom, ellerine sağlık.

Resident Evil

3. Resident Evil 2

Resident Evil 2‘yi de çok oynamış olduğumu söyleyemem, fakat kalitesinden adım kadar eminim. Serinin ilk oyunu, korku oyunu kavramında yepyeni bir çığır açmıştı, fakat bu oyun, korku kavramının anlamını bambaşka boyutlara taşımayı başardı. Zaten bu yüzden oynayamadım, bu da bir itirafım olsun. Ayrıca, küçük oyunlar ve senaryolar sayesinden tekrar tekrar oynanabilir olması, Capcom tarafından düşünülmüş mükemmel bir detaydı.

Kalitesi ve başarısı sayesinde serinin en çok satan oyunlarından bir tanesi olmayı başardı. Bugün bile birçok oyuncu tarafından hala oynanmakta. İşin en güzel yanı da, henüz çıkış tarihi açıklanmamış bir Resident Evil 2 Remake de geliştirilme aşamasında, 2 yıldır. Serinin ve özellikle bu oyunun hayranları aşırı ısrar edince, anlaşılan Capcom daha fazla dayanamadı ve kolları sıvadı.

2. Resident Evil

Çocukluğumun kabusudur serinin ilk oyunu olan Resident Evil. Direkt özet olarak 2. sıraya alma sebebim olarak gösterebilirim, kabusum olmayı başarmış olmasını. Geceleri penceremden içeriye zombiler girecek zanneder ve beni görmesinler diye başımı yastığımın altına sıkıştırırdım. Peki, bu oyunu o kadar korkunç yapan şey ne? Şu ilk dakikalarda yavaşça dönen zombi ve ardından gelen her türlü düşman, oyunu inanılmaz korkunç bir hale getiriyordu. Zaten Resident Evil içerisindeki mekanların ürkütücülüğü, bambaşka bir konuya başlık olabilir.

Elbette listemdeki 2. sırayı hak etmesinin arkasındaki tek sebep beni çok korkutmayı başarmış olması değil. Oynanış açısından da müthiş bir oyundu. Alone in the Dark serisinden esinlenilmiş olduğunu hatırlar gibiyim, fakat Alone in the Dark kalitesini bambaşka seviyelere taşıyan bir yapım olduğu için hala daha çok görmüyorum bu esinlenmeyi.

Resident Evil

1. Resident Evil 3: Nemesis

Geldik listemin ve gönlümün sultanına, yani Resident Evil 3: Nemesis‘e. Bu oyunun bendeki yeri inanılmaz derecede ayrı. Nemesis‘in tasarım açısından sahip olduğu mükemmellik, neredeyse bir tanrı edasıyla oyun içerisinde bizi kovalamaları ve o başımı yastığın altına sokuşturmamın arkasındaki en büyük sebep kendisi. Bütün o zombiler içeri girdikten sonra, Nemesis de içeriye girecek zannederdim, bütün kalıbı ve ürkütücülüğü ile, o kadar korkardım bu karakterden.

Özgür sayılabilecek bir derecede zombi istilasına uğramış olan Raccoon City‘de canımızı kurtarmaya çalışıyor olmamız, Nemesis isimli karakterin oynanışı gerçekten başarılı bir şekilde etkiliyor olması, bütün o korku dolu anılarım ve en önemlisi de oyunu oynarken bir anda sürprizlerle karşılaşabiliyor olmamız gibi ayrıntılar, Resident Evil 3: Nemesis‘i gerçekten mükemmel yapan özellikler. Hem Nemesis‘ten kaçmak, hem görevleri yapmak, hem bulmacaları çözmek, hem de zombi istilasından canlı çıkmaya çalışmak, inanılmaz zor, korkunç, fakat bir o kadar da zevkliydi. Sonsuz saygılarımı buradan yapımcılara ve oyunu mükemmelleştiren karakter Nemesis‘e sunuyorum.

Tüm bunların haricinde, en iyi PS4 oyunları yazımıza, en iyi Counter-Strike oyunları yazımıza, Steam deneyiminizi zenginleştirebilecek 8 yazılım yazımıza, en iyi GTA oyunları yazımıza göz atabilirsiniz. Bizlerin sosyal medya kanallarını takip etmeyi de unutmayınız. Facebook ve Twitter sayfalarımızdan aktif olarak haber paylaşımları yapmaktayız.

Alper Dalan Editör