Menü
https://leadergamer.com.tr/2017/01/01/sniper-elite-4-konsept-tasarimlar/

The Last Guardian

Yapımcı genDESIGN
Dağıtımcı Sony Computer Entertainment
Tür ,
Çıkış Tarihi 6 Aralık 2016
Popüler , The Last Guardian 1 Ocak 2017 16:28

The Last Guardian İnceleme

Yıllardır beklediğimiz The Last Guardian, sonunda çıkışını gerçekleştirdi. Bakalım her şey istediğimiz gibi ve tatmin edici olmuş mu?

Shadow of the Colossus ve Ico’nun arkasındaki ekipten yeni bir oyun geleceğini öğrendiğimizde hepimiz heyecanlanmış ve doğal olarak mutlu olmuştuk. İlginç hikaye anlatımı ve bulmacalarıyla bizleri etkileyeceği söylenen bu yeni oyunu yıllarca bekledik ve bekleyişimizin sonuna geldik. Fumito Ueda’nın başkanlığını yaptığı genDESIGN ve Sony Interactive Entertainment Japonya stüdyosu tarafından geliştirilen The Last Guardian, ilk ortaya çıkışının ardından geçen 9 yıldan sonra bizlerle buluştu. Fumito Ueda’nın duygulara hitap eden seçimlerinin etkisini bu oyunda da çok net bir biçimde görebiliyoruz. Dilerseniz oyunun detaylarından bahsedeceğimiz, artılarına ve eksilerine göz atacağımız incelememize geçelim.

The Last Guardian

Oyundaki unsurların neredeyse her biri kusursuz bir biçimde tasarlanmış.


Kaçırılan ve kaçırılmasından önce vücudunda bulunmayan dövmeleri fark eden bir çocuk olarak oynadığımız oyunda hikayeyi anlatan ise küçük çocuğumuzun yaşlanmış ve bulunduğumuz yerden kurtulmuş hali. Bulmacalar üzerine ilerleyen bu oyunda yapabileceğiniz pek fazla aktivite bulunmuyor maalesef, oyunu oynarken oldukça eğleneceksiniz o konuda sıkıntı yok ancak ikinci defa oynar mısınız bilemiyorum. Shadow of the Colossus ve Ico’yu geliştiren ekipten gelen The Last Guardian’ı yaklaşık 9 yıldır bekliyoruz ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki oyun gerçekten istediğimizi veriyor.

İncelememin devamında hikayenin ilerleyişinden, oynanıştan ve grafiklerden bahsedeceğim tabii ki ancak şu an bunların dışında birkaç noktadan bahsedeceğim. Oyundaki atmosferin bütünleyici unsuru olan müzikler kesinlikle özenle ayarlanmış. Özellikle aksiyon yaşanan sahnelerde veya üzülmemiz gereken noktalardaki arka plan müzikleri beni etkilemeyi başardı. Bunun yanı sıra karakterlerin animasyonlarının da mükemmel olduğunu söylemeliyim. Trico’nun yürüyüşünden zıplayışına kadar, küçük çocuğumuzun koşuşundan düşüşüne kadar her şey çok güzel ayarlanmış. Şimdi, karakterler arasındaki bağın üstünde detaylıca durmak istiyorum.

The Last Guardian

Duygusal olarak bağlanabileceğiniz nadir oyunlardan bir tanesi, The Last Guardian.


Küçük çocuğumuz ve Trico arasındaki bağ gerçekten etkileyici.

Son zamanlarda çıkış yapan oyunlar arasında duygusal bağ kurabildiğimiz karakterlerin en çok öne çıktığı oyunlardan birisi The Last Guardian. Pek çok canlının karışımından oluştuğunu görebildiğimiz, geliştiriciler tarafından da böyle olduğu belirtilen Trico’nun davranışlarını bir süre sonra kendiniz hissetmeye başlıyorsunuz. Geliştiricilerin bu noktada mükemmel bir iş çıkardıklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Hikaye oyunun başında oldukça yüzeysel ilerlese de, uyandığınızda Trico’yu o halde görmek gerçekten etkileyici oluyor. Daha oyunun başından karakterlerin arasındaki bağı keşfediyor ve 3. kişi olarak siz de bağlanıyorsunuz.

Oyunda ilerlerken bazen Trico’yu geride bıraktığınızı hissediyorsunuz ve dönüp arkanıza bakıyorsunuz. Hikayede yaşananları yavaş yavaş anlamaya, en azından tahmin etmeye başladığınızda ise The Last Guardian hiç olmadığı kadar ilgi çekici bir hale geliyor. Hikaye hakkında hiçbir bilgi vermek istemiyorum ancak oyunun sonundan etkileneceğinize kesinlikle eminim. Karakterler arasındaki bağların net olarak ortaya çıktığı, fedakarlıkların yapıldığı The Last Guardian, Fumito Ueda’nın en kaliteli yapımlarından birisi olarak aklımızda yer alacak. Hikayenin anlatımı Shadow of the Colossus’a göre biraz zayıf kalsa da, harika olduğu söylenebilir.

Trico’nun komutlarınıza verdiği tepkiler bir hayli yavaş olsa da, onun yüz ifadesini gördükçe oyuna kızamıyorsunuz maalesef. Masum bakışları ve bazı anlardaki korkak tavırlarına güldüğünüz zamanlar bile olacaktır. Hikaye tam bitti derken her şeyin birden ilginç bir hal alması, oyundaki en güzel anlardan birisi olarak karşınıza çıkacak. Özetlemem gerekirse, oyunun kurgusundaki tek eksikliğin hikaye anlatımının zayıf olması. Bunun dışındaki unsurların her biri 9 yıldır beklediğimiz The Last Guardian’ı mükemmel ve benzersiz bir oyun yapan unsurlar.

The Last Guardian

Arada bir durun ve çevrenizdekileri izleyin, etkileneceğinizden emin olabilirsiniz.


Oynanış bazı sıkıntılar hariç oldukça akıcı.

Oyun neredeyse tamamen bulmacalar üzerinden ilerliyor. Belirli noktaları geçebilmek için ilerlemeniz gereken yeri bulmanız, hatta Trico’yu hareket ettirebilmek için bile bazen zekanızı kullanmanız ve sizden istenilenleri yapmanız gerekiyor. Sizden istenilenleri dediğime bakmayın, oyun size şuraya doğru ilerle gibisinden hiçbir ipucu vermiyor maalesef. Bulmacaların zorluğundan hoşlanan oyuncular için mükemmel bir özellik bu tabii ki, ancak oyunu tanımak ve deneyimlemek isteyen oyuncuların canını sıkabilir. İlerlemek için ne yapmanız gerektiğini anladığınızda, Trico’ya da bunu anlatmanız gerekiyor ve oyunun en büyük eksilerinden birisi karşımıza çıkıyor.

Can dostunuz Trico’yu kontrol etmek için belirli işlemler yapabiliyorsunuz ancak oyun bunları genellikle algılamıyor veya yanlış algılıyor maalesef. Trico’ya yapmasını söylediğiniz bir hareketi oyundaki sorunlardan dolayı yaptıramıyorsunuz, oyundaki sorunlardan diyorum ama umarım haklıyımdır ve kasıtlı olarak bu şekilde tasarlanmış bir mekanik karşımızda durmuyordur. Trico’yu kontrol edebilmek için üstüne çıkmanız ve oradan komutlar vermeniz gerekiyor. Oyunda üstesinden gelmeniz gereken düşmanlar bulunduğundan, The Last Guardian’da rahat rahat hareket etmeniz mümkün değil. Her zaman hem atik hem de bir adım ileriyi düşünen bir oyuncu olmalısınız.

Küçük çocuğumuz ile yapamadıklarımızı yapmamızda yardımcı olan Trico’yu ve küçük çocuğumuzu mükemmel bir uyumla kontrol etmek oyunun temek oynanışını oluşturuyor. Eğer aklınızda, “Peki bu oyunu oynamak zor mu?” gibisinden bir soru varsa hemen cevaplayayım. The Last Guardian’ı oynamak gerçekten kolay, hatta oyun boyunca ekranınızda kontrollere dair ipuçları göreceksiniz. Yapmanız gerekenler bulmacaları çözmek, nasıl ilerleyeceğinizi anlamak, küçük çocuğun ve Trico’nun başına bir şey gelmeden oyuna devam etmek; oynamaya başladığınız ilk 15 dakikada kontrollere zaten alışıyorsunuz. Alışıyorsunuz diyorum ama, aynı Trico’nun komutlarında olduğu gibi kontrollerde de bazı sorunlar olabiliyor; bunların çözülmesi gerek.

The Last Guardian

Çevre elementleri mükemmel bir biçimde yerleştirilmiş, tamamlayıcı unsurlar harika.


Grafik ve performans yönünden de inceleyelim.

Yalnızca PlayStation 4 platformuna özel olarak geliştirilen The Last Guardian, buna rağmen saniyedeki kare hızı konusunda belirli sorunlar yaşatabiliyor. Çok daha gelişmiş özelliklerle karşımıza çıkan PlayStation 4 Pro’da durum nasıl bilmiyorum ancak PlayStation 4’te kesinlikle ideal değil. Bu sorunlar oyunu oynanamaz hale getirmiyor veya oyundan nefret etmenize sebep olmuyor tabii ki, ancak mükemmel The Last Guardian deneyimini bozduğunu söyleyebilirim. Sadece bir platform için geliştirilen bir oyunun bu tür sorunlarla karşımıza çıkması ne kadar anlaşılır orası tartışılır tabii ki ama güncellemelerle çözüleceğine eminim.

Shadow of the Colossus’taki grafik stilini sürdürmeye karar veren Fumito Ueda, bizlere mükemmel bir atmosfer sunmuş. Pastel stili grafiklerin etkisine oyunu açtığınız anda kapılıyor ve çevreyi incelemeye başlıyorsunuz. Arada bir kendinizi durup etrafa bakarken bulabilirsiniz, merak etmeyin ilginç bir şey yapmıyorsunuz. Yapıların ve çevre unsurlarının gayet güzel tasarlandığını ve bir sanat eseri gibi bizlere sunulduğunu söyleyebiliriz. Oyunun grafiklerini Uncharted 4: A Thief’s End veya The Witcher 3: Wild Hunt gibi oyunun grafikleriyle karşılaştırırsanız, hata yapar ve hayal kırıklığına uğrarsınız. Bu oyunların stilleri tamamen farklı ve ayrı yollardan ilerliyorlar.

Karakterlerimiz olan küçük çocuk ve Trico’nun ise olabildiğince detaylı bir biçimde tasarlandığını söyleyebiliriz. Trico, dev gibi boyuyla ve her bir detayına kadar tasarlanmış vücuduyla mükemmel bir şekilde karşımızda duruyor. Oyunun grafik stilinin bütün oyunculara hitap etmediğini söylemezsem eksik konuşmuş olurum. Modellenmiş olan tarihi yapıları kendi sanat anlayışınızın dışarısında değerlendirdiğinizde mükemmel olduklarını anlayabiliyorsunuz, ancak The Last Guardian’ın grafikleri Shadow of the Colossus veya Ico’yu deneyimlememiş çoğu PlayStation 4 oyuncusuna için garip gözükecektir.

The Last Guardian

Eğer bir PlayStation 4 sahibiyseniz, bu oyunu mutlaka kütüphanenize eklemeniz gerek.


Sonuç olarak, nasıl bu The Last Guardian?

Fumito Ueda tarafından Shadow of the Colossus tadını arayan oyunculara armağan edilen The Last Guardian, iki karakter arasındaki duygusal bağın mükemmel bir şekilde yansıtıldığı nadir oyunlardan bir tanesi. Bulmacaların birleştirilerek bir oyun haline getirildiği ve karakterlerin arasındaki bağın ilerlediği The Last Guardian sizi kesinlikle tatmin edecektir. Alıştığımız oyunlardan farklı, özel bir grafik stiline sahip olan oyunda incelememin önceki kısımlarında da belirttiğim gibi bazı sorunlar bulunuyor. Performans ve kontrollere dayalı bu sorunların geliştiriciler tarafından rahatlıkla çözülebileceğine inanıyorum. Eğer bir PlayStation 4 konsolunuz var ise, küçük çocuğumuzun ve Trico’nun hikayesine katılmadan geçmeyin.

The Last Guardian

PUAN: 8 /10
Yapımcı

genDESIGN

Dağıtımcı

Sony Computer Entertainment

Tür

Aksiyon, Macera,

Platform

PlayStation 4

  • Karakterlere kurulan güçlü bağlar.
  • Duygusal olarak oldukça etkileyici.
  • Grafikler mükemmel tasarlanmış.
  • Kontroller bazı noktalarda sorun çıkarabiliyor.
  • Performans sorunları var.

Eğer bir PlayStation 4 kullanıcısıysanız, karakterlerine bağlanacağınız bu oyunu kütüphanenize eklemeden geçmeyin.

Yaşar Baturalp Editör