Menü
https://leadergamer.com.tr/2015/07/28/mafia-iii-duyuruldu/

Life is Strange: Episode 4

Yapımcı Dontnod Entertainment
Dağıtımcı Square Enix
Tür
Çıkış Tarihi Temmuz 2015

Life is Strange: Episode 4 İnceleme

Ölen ölene fakat duygu yok mu yahu?

Uzun bir bekleyişten sonra, sonunda Life is Strange’in Dark Room isimli 4. bölümü bugün çıkışını yaptı. Biz de hemen oturduk PlayStation 4’ümüzün başına ve oynamaya başladık. Tabii bir de yazılacak incelemesi var. Bu incelememiz, bir önceki incelememizde olduğu gibi senaryo odaklı olacak. Yani bol bol keyif kaçırıcı içerik var, baştan uyarayım. Eğer Life is Strange’in genel olarak nasıl bir şey olduğunu merak ediyorsanız direkt olarak ilk incelememize göz atabilirsiniz. Onda herhangi bir senaryo ögesi bulunmuyor. Şimdi şu incelemeye geçebilir miyiz lütfen?

1

Daha En Baştan Böyle Seçim mi Olur Be?

Bir önceki bölümün sonunda resimleri kullanarak zamanda daha da geriye veya ileriye gidebileceğimizi görmüştük ve Chloe’nin babasını kurtarabilmek için kaza gününe geri dönmüştük. Babasını kurtarmıştık fakat bu sefer de olan Chloe’iye olmuştu. Bölümün sonunda onu öyle görünce saatlerce kendime gelememiştim. Bu bölümde ise aynı zaman çerçevesi içerisindeyiz. Yani Chloe perişan durumda. Babasını kurtardığımız için, Chloe’nin babası William ona 18 yaş doğum gününde bir araba almış. Chloe ise o araba ile büyük bir kaza yapmış. Bu kaza sonrasında da Chloe vücudundaki hiçbir kasını kullanamaz haline gelmiş. İşin kötüsü, Chloe’nin durumu gittikçe de kötüye gidiyor. İşte tam burada karşımıza can alıcı bir seçenek sunuyor oyun. Chloe, bizden kendisini öldürmemizi istiyor. Hatırladığı son şeyin biz ile geçirdiği 1-2 saat olsun istiyor Chloe. Aslında öldürsek de öldürmesek de Max’in zamanda tekrar ileri gidip William’ın ölmesine izin vereceğini tahmin ediyoruz ama yine de böyle bir seçeneği cevaplamak neredeyse imkansızdı. Well played Dontnod Entertainment, well played

2

Tüm bu yaşananlardan sonra günümüze geri dönüyoruz ve normal işlerimize geri dönüyoruz. Dünyanın sonu yaklaşırken, bizim önceliğimiz hala Chloe’nin eski bir arkadaşı olan Rachel. Bu kıza ulaşabilmek için bu bölümde resmen dedektiflik oynadık. Tabii bunu kötü anlamda söylemiyorum. Çünkü bu bahsettiğim “dedektiflik” olayı oldukça eğlenceliydi. Öncelikle Chloe ile birkaç yere gittik ve biraz ipucu topladık. Ardından da eve geçip bu ipuçlarını teker teker birbirine bağlayarak Rachel’ı bulabileceğimiz bir mekan adresi elde ettik. Bu mekan eski bir ahır. Ahır oldukça eski fakat gizli kapılar ardında yüksek teknolojiler bulunduruyor. Tabii o gizli kapıları açabilmek için oyun yine bizim karşımıza minik minik bulmacalar çıkartıyor. Bu bulmacalar da gayet hoştu. Sıkıcı değildi kesinlikle. Yani oyunun ilk çeyreğinde farklı farklı şeyler yaptık ve oyun bizi kesinlikle sıkmadı.

3

İşler Ciddileşmeye Başlıyor!

Oyunun ilk çeyreğinde oldukça aksiyon görmüştük. Warren, Nathan’a saldırdı. Chloe ile Frank’i yaraladı. Tüm bunlar yaşanırken de oyunun ilk bölümlerinde verdiğimiz kararların 4. bölüme kadar etki ettiğini gördük. Her neyse, biz şu ahıra geri dönelim. Ben aslında burada Rachel’ı bulacağımızı bekliyordum. 5. bölümde ise şu dünyanın sonu işi ile uğraşacaktık. Fakat işler o şekilde yürümedi. Rachel yerine daha korkutucu şeyler gördük. Nathan’ın gerçek bir psikopat olduğunu, Rachel’dan önceki kurbanları ve sonraki hedefleri gördük. O ahırda gördüğümüz bazı küçük şeyler ise bizi direkt olarak Rachel’a götürdü. Rahcel’ın ölüsüne götürdü… Rachel çoktan öldürülmüş ve Chloe’in mekanı olan çöplüğe gömülmüş. Rachel’ın öldüğünü görmek karakterleri tabii ki üzmüştür fakat ben hiçbir şey hissedemedim. Çünkü oyun, Rachel ile aramda herhangi bir bağ kuramadı. Sadece Chloe için üzüldüm o an o kadar. Ki daha önce de söylemiştim, ben öyle en ufak duygusal şeyde bile üzülen bir insanım. Fakat bu üzmedi işte. Keşke oyunda Rachel ile aramızda biraz daha güçlü bir bağ oluşsaymış.

4

Rachel’ın öldüğü sahne en fazla 5 saniyelik bir ara sahneydi. Max ile Chloe bir yeri kazdı, bir şeyler gördüler ve dediler ki, “Aha! Rachel ölmüş.” ardından da hemen hesap sormaya gittiler. Oyun içerisinde bir karakteri öldürüyorsan, bence oradaki dramayı biraz daha yükseltmelisin. Sahneyi uzun tutup, arkadan da üzücü bir müzik bastın mı bütün iş biter zaten. Açıkçası ben o sahne yüzünden Rachel’ın öldüğüne bile pek inanmadım. Neyse, bu olayların ardından hemen Nathan’ı aramaya gittik. İşin içinde polis yok, direkt öldüreceğiz. Fakat işler pek istediğimiz gibi gitmedi ve Nathan’ı bulamadık. Ardından da Chloe’iye bir mesaj geldi Nathan’dan. Bütün kanıtları yok edeceğini söylüyordu Nathan. Gecenin o karanlığında Max ile Chloe tekrar yola çıktılar ve çöplüğe döndüler. Rachel’ın gömülü olduğu yere tam gittik, eğildik cesede bakacağız. Hop, bizim boynumuza bir iğne. Zamanı durdurmayı da başaramadık bayılırken. Son anda Chloe’ye seslenebildik, Chloe arkasını döndü, silahını uzattı derken, Chloe tam alnının ortasından vuruldu. Evet, Rachel’ın gömüldüğü yerde bir de Rachel’ın ve bizim en iyi arkadaşımız Chloe öldürüldü. Peki, biz birşey hissettik mi? Ne yazık ki yine hayır. Çünkü yine oldukça duygusuz bir sahneydi. Yani ilk, ikinci ve üçüncü bölümde yaşanan en ufak olaylara bile oyun deli gibi duygu basarken, 4. bölümde Rachel ve Chloe’nin ölümünde hiçbir duygu yoktu arkadaş

5

Plot Twist!

Oyunun son sahnesinde bizi uyuşturan, Chloe’iyi de vuran kişi kesin Nathan’dır derken, küçük bir plot twist ile bu kişi Mr. Jefferson çıkıyor. Tam biz, “Haydaaa” derken de zaten bölüm bitiyor içimizde 0 his ile. Bilemiyorum belki de benim beklentim çok fazlaydı. Böyle oyunu açtığımda hadi ağlayayım da rahatlayayım diyordum sanki. Bilemiyorum, oyun içerisinde 3 tane ölüm sahnesi gördük ve sadece en baştaki beni üzdü. Chloe’yi kendi ellerimizle öldürdüğümüz seçenekten bahsediyorum. Neyse, peki bir sonraki bölümde ne olacak? Biliyorsunuz bir sonraki bölüm oyunun son bölümü olacak. Rachel’ın ölüsünü bulduk ve son bölümde de dünyayı kurtaracağımızı sanıyordum. Fakat görülen o ki öncelikle kendimizi kurtarıp, ardından da zamanda geriye gidip Chloe’nin ölmesini engelleyeceğiz. Son bölümde büyük bir ihtimalle ana konu olarak bunlar geçecek. Peki, bu konulardan sonra dünyayı kurtarmaya ne zaman sıra gelecek? Bu durum 2. sezona mı kalacak? Yoksa çok basit bir olay ile 10 saniyede bu durumu engelleyecekmiyiz? Bunlar kafamdaki en büyük soru işaretleri. Ayrıca ben Rachel’ın ölmüş olduğuna da henüz ikna olamadım. Cesede doğru düzgün bakmadılar bile. Kafamda deli sorular…

6

Toparlayalım Bakalım!

Genel olarak 4. bölüm beklediğime deydi. Tabii ki duygu açısından değil. Olayların bu şekilde geliştiğini görmek, beklediğime deydi. Bölüm içerisindeki bazı sahnelerde duygu biraz daha ağır olsa, eminim kusursuz bir bölüm olacaktı. Bu arada bölümü bitirdikten sonra ana menüdeki o sessiz ve sakin Arcadia Bey, fırtınalı bir kasabaya dönüşüyor. Bu da oldukça hoş bir detaydı. Söyleyecek bir birşey yok aslında. Son bölümü sabırsızlıkla bekliyorum!

7

Life is Strange: Episode 4

PUAN: 9 /10
Yapımcı

Dontnod Entertainment

Dağıtımcı

Square Enix

Tür

Macera,

Platform

PC, PS4, PS3, X360, XOne

  • Oldukça güzel gelişen olaylar.
  • Oyun içinde farklı farklı şeyler yapmamız. Yani sıkıcı oynanış olmaması.
  • İlk bölümde verdiğimiz kararların 4. bölümde bile etki ettiğini görmek.
  • Bazı sahnelerde hiç duygu yok.

Son bölümde duygunun dibine vurmak dileği ile. Life is Strange'in bu bölümünü oynamayı sakın unutmayın derim.

Kaan GEZER Editör

Leadergamer Daily'ye abone olun. Günün en popüler 5 haberini, Türkiye saatiyle 20:00'da gönderelim.